KADININ ENERJİSİ
(Dişil Enerjinin Yönetimi)

BAHNAME 6 BÖLÜMDEN OLUŞMAKTADIR
1 - Ana Bahname için tıklayın...
(*** ŞU AN BURADASINIZ***)
2 - "Kadın bedeninde enerjinin arttırılması ve cinsel sağlık için büyülü öğretiler"
bölümündesiniz.
Okumak için aşağıya doğru kaydırın.
Elim erdikçe yüklemeye devam ediyorum...
(Hazırlıyorum)
3 - Cinsel güç ve cinsel sağlık için kullanılan sihirli gıda ve bitkiler. Afrodizyaklar.
Okumak için tıklayın.
(Hazırlıyorum)
4 - Aşk ve Cinsellik ile Yemeklerin ilişkisi ve doğru beslenmenin sırları.
Okumak için tıklayın.
(Hazırlıyorum)
5 - Cinsel gücü arttırıcı ve ömüre ömür katan 500 yıllık Osmanlı Mutfağından sihirli yemek tarifleri.
Okumak için tıklayın.
(Hazırlıyorum)
6 - Şifalı bitkilerle şifa veren karışımlar hazırlayarak hem genel hem de cinsel sağlığı mükemmel seviyeye getirmek.
Okumak için tıklayın.
(Hazırlıyorum)
***
1. TAOCU BAKIŞ AÇISINA GÖRE KADININ CHİ ENERJİSİ

A. Enerji Nasıl Kullanılır?
Taocu bilgeler, enerjilerine bir bütün olarak bakarlardı. Örneğin genç ve sağlıklı bir insan hergün, ihtiyaç duyduğu 100 birimlik enerjiyi, yiyerek, dinlenerek, egzersiz yaparak kazanır ve bu enerjinin % 60-70'ini çalışarak, yediği yiyecekleri sindirerek, soluk alarak, yürüyerek, kısacası yaşamını sürdürmek için harcar, 100 birimlik enerjiyi, tıpkı banka kredisi gibi, 100 birimlik bir enerji kredisi olarak kabul edebilirsiniz.
Kişi yaşlandıkça, bedeni aynı miktarda harcama yapmaya gerek duyuyor olsa da, gittikçe daha az kazanır ve böylece böbreklerinden, karaciğerinden, akciğerlerinden, dalağından, kalbinden, pankreasindan, salgı bezlerinden ve en sonunda da beyninden enerji alarak kredisini tüketmeye başlar.
Taoculuk, kadınlarda enerji yitiminin cinsel ilişki sırasında defil adet kanamaları sırasında olduğunu, erkeklerdeki başlıca enerji yitimine ise boşalmanın yol açtığını savunur. Genç ve sağlıklı bir
kadın için bu enerji yitimi, günlük işlerdeki enerji yitiminin yanısıra meydana gelen fazladan bir enerji gideri anlamına gelmektedir.
Bir kadının oniki yaşında adet görmeye başladığını ve bunun elli yaşlarında gireceği menapoz dönemine kadar sürdüğünü kabul edersek, yaşamı boyunca 300 ila 500 kez adet dönemi geçirdiği ortaya çıkar.
Yumurtalıklar her ay, tümüyle mükemmelleştirilmiş durumda, büyük miktarda yaratıcı enerji içeren bir yumurta üretirler. Aynı zamanda gerekli olan hormonları üretmek için olduğu kadar, döllenmiş yumurtaya bir tür yuva görevi yapan rahimin içinin astarlanması için de büyük miktarda enerji harcanır.
Eğer günümüzdeki muazzam insan nüfusunu gözönünde bulundurursak çok sayıda çocuk yapmaya gücümüzün yetmeyeceği ortaya çıkar; ancak bir ya da iki çocuk yapmaya gücümüz yetebilir. Bu da yalnızca bir ya da iki yumurta kullanacağımız anlamına gelir.
Geriye kalan, enerjiyle dolu 300-500 yumurta ise ortadan kaldırılır. Bu harcama ise kadının günlük enerjisinin % 30-40'ına eş düzeyde bir enerji kaybını gerektirir. Eğer bu cinsel enerjinin sürekli olarak dışarıya atılmasına izin verilirse, kadın yaşam gücünün % 30 ila 4O'ını yitirecektir. Bununla birlikte, bu enerjinin organlar, salgı bezleri, beyin, kemik iliği ve ruhsal enerji için yaşamsal enerjiye dönüşlürülmesinin bir yolu vardır.
B. Temel Enerji-Jing
Hepimiz, Taocuların Temel Enerji ya da Jing olarak adlandırdıkları bir enerji bolluğuyla doğarız. Kadınlar da, rahim içinin astarlanmasi, hormon üretimi ve cinsel olarak ctken durumda olabilmesi için gerekli olan doğurgan ya da yaratıcı enerji, Jing enerjisidir. Jing enerjisi soluduğumuz havanın ve yediğimiz yiyeceklerin enerjisiyle bütünlenir ve kadının gelecek kuşaklara aklaracağı yaşam gücünü yumurtalıklarında depolamasını sağlar.
Jing enerjisi aynı zamanda, organlar için Chi olarak adlandırılan yaşamsal enerjiye de dönüşebilir. Eski Taocular bu enerji türünü tanımladıktan sonra, Jing enerjisinin korunması ve yenilenmesinin, kişiye daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşam olanağı sunduğunu gözlemlemişlerdir.*
Cinsel enerji, iki kauna, üç katına ya da daha yüksek bir orana kadar artırılabilen tek enerjidir. Bu nedenle, eğer yitirdiğimiz temel enerjiyi korumak ve yenilemek istiyorsak, cinsel enerjinin korunması, yeniden kullanılması ve bu fazla enerjinin kaynağına, yani temel enerjiye dönüştürülmesiyle bu amacımız için kullanacağımız büyük bir kaynak elde etmiş oluruz. Böylece, daha sonradan
"Shen" olarak adlandırılan enerji türüne dönüştürülecek olan Chi enerjisine dönüştürülecek bol miktarda enerjimiz olur. "Shen" sözcüğü ruhsal enerji anlamına gelmektedir.
C. Duygusal Gider
Bizler, henüz genç ve sağlıklıyken, bize hizmet eden bu temel enerjiyi ya da Jing'i, yaklaşık 24 yaşımıza ulaşıncaya dek serbestçe harcarız. Tao sisteminde her insanın incelik, nezaket, dürüstlük, doğruluk ve mertlik gibi iyi erdemlerle doğduğuna inanılmasına karşın, yaş ilerledikçe kültürel ve toplumsal etkiler bu iyi erdemlerin tümünü değiştirmeye başlar.
Kişi yavaş yavaş stres, telaş, öfke, korku, endişe ve diğer olumsuz duyguların baskısı altına girer. Bu
olumsuz duygular zamanla yaratıcı cinsel cnerjiyi azaltarak temel yaşam gücünü silip süpürürler. Kişi, 24 yaşından itibaren aşırı uyarılmış cinsel işlevler, duygusal rahatsızlıklar ya da sorunlar ve yaşamın stresiyle dolmaya başlar.
Genç yaşlarda serbestçe harcanan * Jing: Dogurgan ya da yaratıcı enerji. Jing, kişinin kendisiyle birlikte doğan en saf özdür. Aynı zamanda bu enerjinin yaşamsal işlevleri sürdürmek için gerekli olduğu savunulur. Bedendeki diğer enerjilerin tümü Jing'e bağlıdır. Jing, yaşamsal organlarla bağlantıya geçtiğinde Chi'ye ya da yaşamsal cnerjiye dönügir. Jing enesjisinin korunması ve geliştirilmesi içsel Taocu uygulamaların özünü oluşturur. Jing, canlı dokularda, özellikle spermde, böbreklerde ve yumurtada biriktirilir.
Ching: Temel enerji.
Ching cinsel organlar tarafından üretilen enerjidir. Kadınlarda yumurtalıkların, erkeklerde spermin enerjisidir. Ching enerjisi Chi'den daha yoğundur, bu nedenle bedende daha yavaş devinir. Ching enerjisi bedende dolaştıkça organlar yeniden canlanır ve beslenir...
D. Yaşam Gücü Enerjisi (Chi)
1. Olumsuz Enerjilerin Yaşam Gücü Enerjisine (Chi) Dönüştürülmesi
Olumsuz enerjiyi olumlu enerjiye ve iyi duygulara dönüştürmeyi öğrenmeniz gerekir. Bu kitapta, bedeninizi dolaşan bir kanal açarak yitirdiğiniz üretken cinsel enerjiyi nasıl koruyacağınızı öğreneceksiniz.
Yumurtalık Solunumu gibi yöntemlerle bir kez bedeninizdeki kanalı açtınız mi, hem olumsuz enerjiyi, hem de cinsel enerji bu kanalda dönüştürülebileceksiniz. Bu iki enerji biraraya getirildiğinde ve bedende dönüştürüldüğünde, doğal bir yanma işlemiyle yaşamsal güce dönüştürülürler. Bu durum size, olumsuz
duygularınızla başa çıkmanızı sağlayacak daha büyük miktarda yaşamsal güç verecek olan pozitif bir enerji dönüşümü yaralma olanağı sunar.
Olumsuz duygusal enerjiyi ortadan kaldırmanın bir yolu daha vardır; bu yönlem, olumsuz duygusal enerjinin doğrudan olumlu Chi'ye dönüştürülmesidir. Sağaltıcı Tao çalışmalarının daha ileri aşamalarında, Taocu meditasyonun ikinci aşaması olan Beş Elementin Bileşimi meditasyonunu öğrenerek, değişik türdeki duygusal enerjileri ilişki içinde oldukları organlarla uyumlu duruma getireceğiz.
Bu enerjilerin varlıklarının ya da görünüşlerinin farkına vararak, hem organlarımıza hapsolmuş ve daha sonradan hastalıklara neden olabilecek farklı türdeki olumsuz enerjileri, hem de bu enerjilerin organlarla olan ilişkilerinin ayrımına varacağız. Beş elementin Bileşimi yöntemini kullanarak olumsuz enerjiyi uyumlu bir hale getirebilir ve yaşamsal güce dönüştürebiliriz.
2. Cinsel İlişki Yardımıyla Fazladan Chi Enerjisi Kazanmak
Fazladan Chi enerjisi kazanmanın tek yolu, normalde sevişme sırasında yitirilen cinsel enerjiyi bedene geri döndürmek ve böylece % 30-40 gibi oranlarda fazladan yaşam gücü elde etmektir. Bunu başarmak için, bu kitapla açıklanan Yumurtalık Solunumu ve Orgazmik Çekilme gibi Taocu Sağaltıcı Sevgi yöntemlerini kullanacaksınız. Bu yöntemlerin her ikisi de enerjinin bir kısmının Chi'ye dönüştürülmesine ve bedende dolaştırılmasına yardımcı olurlar.
3. Chi: İyi sağlık Kazanmanın Anahtarı
Taocu bakış açısına göre Chi, sağlığın anahtarıdır. Bedensel sağlığın daha fazla Chi'yi yüksek enerjilere dönüştürmeye olanak tanıdığını farketmişlerdir. Bu durum, enerji bedeni ya da ruhsal bedeni oluşturmak için daha fazla Chi'yi kullanılabilir duruma getirmenizi olası kılar ve her birimizin yaşamındaki en önemli şeyi, ölümsüz ruhumuzu ya da ruhsal bedenimizi meydana getirir ve besler. Ancak şu anki enerji harcamamızla bunu başarabilecek enerjiye sahip olmadığımız açıktır.
Günümüzde sağlık alanında, yaşam gücümüzü (Chi) artırmamızda kullanılabilecek masaj, akupunktur, akupresör, shiatsu, jin shin do, jin shin jyutsu, tai chi chuan, chi kung, sağlıklı beslenme şifalı bitkiler, meditasyon, yoga ve benzeri çalışmalar vardır. bununla birlikte Taocuların bakış açısına göre Chi'ye ve daha yüksek düzeylerdeki enerjilere dönüştürülebilecek en kolay ve en bol enerji cinsel enerjidir. Sağlıklı cinsel uygulamalarla, açık bir biçimde cinsel enerjiyi yeniden kullanmanın ve depolamanın yollarını gösteriyoruz; ancak en önemli şey bu enerjinin önce Chi'ye, ardından ruhsal enerjiye dönüştürülmesidir.
Aksi taktirde ciddi dengesizliklere yol açacak aşırı miktarda Chi depolamış olabilirsiniz.
Örneğin genç insanların bol miktarda yaşamsal güçleri vardır; ancak bunu nasıl yönlendireceklerini bilemezler, Çözümleri, fazla enerjiyi en çabuk yoldan yakmaktır ve bunu ilaç kullanarak, alkol tüketerek, sigara içerek ya da uyarıcılarla yaparlar. Başlangıçta bu uyarıcı yöntemler kişinin enerjisini birkaç katına çıkarırlar; ancak bunu organlardan, salgı bezlerinden ve beyinden enerji çekerek yaparlar. Daha sonra kişinin pek az enerjisi kalır.
Ancak kişi yeniden aynı yüksek enerji düzeyini elde etmek istediğinde, ki bu uyarıcıları yeniden kullanması anlamına gelmektedir, bu amaçla kullanabileceği hiç enerjisinin kalmadığını görür. Sonuçta uyarıcının dozunu artırır ya da daha güçlü bir uyarıcıya yönelir.
Enerji düzeyi azalmış kişinin, ilacın çekebileceği fazla yaşam gücü kalmadığından kullandığı uyarıcı yeterince etkili olmayacaktır. Bu nedenle genç insanlar ilaçlara, sekse ve diğer alışkanlıklara çok kolay bağımlı hale gelmektedirler. Fazla Chi'yi doğru bir biçimde dönüşlürmek, enerjiyi uyarıcılarla ya da aşırı cinsel işlevlerle yakma ihtiyacını ortadan kaldıracaktır.

E. Yaratıcı Güç: Cinsel Enerji
Seksin temel işlevi üremedir. Bunun ötesinde cinsel olarak etken duruma geçtiğimiz her defasında büyük miktarda yaşamsal güç üretiriz. Normal bir orgazm yaşadığımızda, bu enerji bizden evrene boşalır. Eğer orgazmik enerjiyi dışarıya boşaltmak yerine içeriye ve yukarıya doğru yönlendirmeyi öğrenirsek, enerji, bedenin yüksek merkezlerine ulaşacak ve böylece bedenin tümden orgazmı ya da organların orgazmı olarak adlandırılan ve sıradan bir sevişmenin sonucunda asla hissedemeyeceğimiz kadar harikulade bir orgazm deneyimleyeceğiz. Böylece, daha fazla enerji yaratabilir, depolayabilir ve bu enerjiyi yaşam gücüne dönüşlürerek tüm enerjimizi artırabiliriz.
1. Pozitif Enerji, Yaratıcı Cinsel Enerjiyi Artırır.
Şu ana dek Taocu ustaların öğretilerini devam ettirerek bedenimizdeki enerjiyi, pozitif ve negatif, cinsel, yaşamsal enerji gibi farklı enerji türlerine ayırdık. Tüm bu enerjilerin birbirinden farklı pek çok özellikleri vardır. Eğer onları tanırsak bu enerjileri denetlemeye, olumsuz olan herşeyi olumlu olana ve bize mutluluk veren iyi enerjileri eğitmeye başlayabiliriz.
Olumsuz duygular nasıl yaratıcı cinsel gücümüzü azalıyorsa, iyi erdemler geliştirmek de aynı şekilde yaratıcı cinsel gücümüzü artırır. Bu kitapta öğretilen Orgazmik Çekilme yardımıyla dışarıya
doğru orgazmla enerji yitirmek yerine, güçlü durumdaki bu enerjiyi yukarıya doğru çekip organlarımızı ve salgı bezlerimizi enerjiyle doldururuz. Taocu Sistemde duyguların ya da erdemlerin depolandığı yerlerin organlar olduğuna inanılır. Herhangi bir organ bir kez özgün sağlıklı durumuna ulaştırıldı mı, organla ilişkili iyi erdemler açığa çıkacak ve bu iyi erdemler organların ve salgı bezlerinin birbirlerini geliştirebilmelerini sağlayacak daha fazla pozitif enerji üreteceklerdir.
Hastalıklı, zayıf organlar yararlı enerji iiretmeye başladıklarında, yavaş yavaş birbirlerini etkileyecek ve birbirlerini sağlıklı hale getireceklerdir.
2. İyi Erdem: Sağaltıcı Tao'nun Kalbi.
İyi erdemleri geliştirmek Sağaltıcı Tao'nun kalbini oluşturur. Sistemin tümü sevgi, neşe, nezaket, yumuşaklık, saygı ve dürüsilük enerjisine dayanır. Sağaltıcı Tao'da bizler, cehenneme gidip sonsuza dek yakılmaktan, daha düşük düzeydeki hayvansal bir biçime sokulmaktan ya da bir sonraki yaşamımızda acı çekmekten korktuğumuz için değil, diğer insanlar için iyi şeyler yapmanın aynı düzeyde ve hemen o anda kendimiz için faydalı olduğuna inandığımızdan iyi bir kişiliğin insanoğlunun doğası olduğunu düşünürüz.
Bu son derece basit bir kavramdır. Başka insanlara karşı nazik davrandığınızda, nezaketle ilişkili organınız karaciğerinize karşı da nazik davranmış olursunuz. Siz ona daha fazla yaşamsal güç verdiğinizde karaciğeriniz daha da güçlenecektir. Buradaki ilke başkalarına karşı cezalandırılma korkusuyla değil, kendinize karşı iyi davrandığınız için iyi davranmaktır.
Sağaltıcı Sevgi uygulamalarında, zayıflamış bedenimizi güçlendirmek ve yaşamsal gücümüzü artırmak için yaratıcı cinsel enerji akışımızı organlarımıza ve salgıbezlerimize geri döndürürüz. İyi düzeyde daha fazla yaşamsal güç kazahmak öfke, korku, üzünlü ve bunalım gibi olumsuz duyguların tümünün ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.
3. Enerji Kaybinin Zevki ve Enerji Kazanmanın zevki.
Eğer kadın çocuk sahibi olmayı düşünmüyorsa cinsel işlevlerini yalnızca zevk almak amacıyla sürdürür. Taocular iki tür zevk olduğunu öne sürürler: “Enerji kaybının zevki" ve “enerji kazanmanın zevki".
Çoğumuz enerji kaybının zevki konusunda oldukça deneyimliyizdir. Kişinin organlarından, salgı bezlerinden ve beyninden hızla yaşam gücü çektiğinden ve enerjiyi tükettiğinden marihuana, eroin,
kokain ya da amfetaminler ve benzeri uyarıcıları, bedenin sistemine sunular kısa süreli yoğun zevk araçları olarak tanımlıyoruz.
Bu, gaz yardımıyla başlatılan bir şenlik ateşine benzer; şiddetle yanar ve çok zevk vericidir. Ancak yakıt kısa sürede biter ve ateş de tümüyle söner. Bu tür yoğun bir heyecanı deneyimlemek icin gittikçe artan arzu organların olduğu kadar beynin ve kemik iliğinin de yaşamsal gücünü tüketir.
Elde etmeye çalıştığımız eğlencelerden bir tanesi de enerji yitirmenin zevkidir. Televizyon seyretmek gibi eğlencelerle fazlasıyla eğlenirken organlarımızdaki enerjinin yoğunlaşması gerekir ve böylece yoğunlaşmış enerji seyrettiğimiz ya da duyduğumuz şeye doğru boşalır. Gevşemiş olduğumuzu ve böylece gerginliğimizin azaldığını algıladığımızdan kendimizi iyi hissetiğimizi düşünürüz.
Bizler boşalmayı hissederiz, ancak bu aşırı enerji gideri için yâşamsal organlarımızın enerjilerini tüketiriz. Organlarımızdaki bu gerilim olumsuz bir enerji yaratır ve eğer bu enerjiyi olumlu enerjiye dönüştürmezsek gittikçe artar ve sonunda olumsuz duygularımız dışımıza doğru püskürmeye başlar.
Hafif bir müzik gibi herhangi birşey gevşememize ve bedenimizde uyum duygusu hissetmemize yardımcı olmasına karşın, ona yöneltilen yoğun dikkat enerjinin gözlerimizden, kulaklarımızdan
ve sinir sistemimizden dışarıya sızmasına neden olur.
Daha sonra, bunlar bizi asla tatmin edemediğinden ve yalnızca uyarılma ihtiyacımızı artırdığından durmadan yeni şarkılar, filmler ve gösleriler aramaya başlarız. Bir iki duyumuzu tatmin etmek için dış kaynaklı uyarıcılara yöneldiğimizde, duyularımızın tümü için daha büyük bir tatmin arzusu yaratırız.
Ağzınızı ve dilinizi tatmin etmeye çalıştuğınızda, gözler, kulaklar ve burun kendilerini uyaracak birşeye
ihtiyaç duyarlar. Bu, duyuların asla sona ermeyen ve durmadan artan bir gereksinimidir. Duyularımızı tatmin etmek için milyarlarca dolar harcanan meslekler doğmuştur. Bizi gerçekten de tümüyle tatmin edemediklerinden ve gerçek neşeyi, gerçek mutluluğu veremediklerinden inanılmaz kazançlar elde ederler.
Eğer bu meslekler ya da şirketler bizi uzun süre tatmin edebilecek eğlenceler yaratsalardı işsiz kalırlardı.
Taocular, organları bedenimizin ebeveynleri ve duygularımızı da çocuklar olarak görürler. Bunlar birbirinden ayrıldıklarında uyum ortadan kalkar, onun yerini uyumsuzluk ve gerilim alır. İnsanlar mutluluğu, tatmini ve sevgiyi kendi içlerinde aramak yerine kendi dışlarında ararlar. Zihinlerinin ve ruhlarının ihtyaçları yerine bedenlerinin ihtiyaçlarını dinlerler. Aradıkça daha fazla ihtiyaç yaratırlar ve gerçekte aradıklarını asla bulamazlar. Aradıklarını bulmak yerine kendi içlerinde bir bozulmaya neden olurlar.
Gerçek mutluluk, gerçek sevinç ve gerçek tatmin iç huzurla birlikte gelir. İçimize yönelerek enerji kaybını durdurur ve kendimiz için enerji kazanırız. Örneğin lezzetli bir yemek yiyorsak, ancak organlarımız ve duyularımız uyum içinde değilse, oyuncakçı dükkanındaki çocuk gibi gözümüz asla doymayacaktır.
Sinemaya gitmeye karar verdiğimizde kulaklarımız da uyarılmak isteyebilirler; bu nedenle ardından bir gece kulübüne ya da bara gitmeye karar verebiliriz. Sonuçta sarhoş olmak, sigara içmek ya da Ilaç almak ihtiyacı duyabiliriz. Cinsel enerjiyi ve bunun sonucu olan orgazmı içimize yönlendirmek, enerji kazanmanın zevki ve duygularımızın denetlenmesi için atılacak ilk adımdır. İçinizde daha fazla cinsel enerji olduğunda organlarınız güçlenecek ve böylece duyularınızı denetleyebilecek, tatmin edebilecek ve dengeleyebileceksiniz.
4. Orgazmın Ötesi.
Dışarıya doğru boşalınan normal orgazm, enerji yitirerek zevk almanın bir başka biçimidir, yaşam gücümüzün dışarıya sızmasına izin verir ve bunun karşılığında zevk alırız. Buna karşın uyarılma
konusundaki Taocu yaklaşımda ise bize zevk veren şey, organların ve salgı bezlerinin enerjilerinin orgazmik enerjilerle bir potada eritilerek birleştirilmesidir.
Normal cinsel birleşmede olduğu gibi dışarıya doğru orgazm olmak yerine, bu enerjiyi bedenimizde dolaşırmak artırmak ve arındırmak için içimize yönlendirmeyi öğreniyoruz. Mikrokozmik Yörünge Meditasyonu olarak adalandırılan yaşamsal güç meditasyonuyla yumurtalıklardaki enerjiyi bedende
dönüştürüyoruz.
Başlangıçta bu biraz güçtür ve kendinizi, enerjinizi içinizde tutacak biçimde eğitmenizi gerektirir; ancak birkez enerjinizi hissettiniz mi ve onun üzerinde denetim kazandınız mı, tanımlanamayacak kadar harikulade olan yeni zevkler deneyimleyeceksiniz. Bu duygu "Orgazmın Ötesi" ya da "Vadi Orgazmı" olarak adlandırılır.
"Orgazmın Ötesi" olarak adlandırılan kavramı açıklayabilmek güçtür; çünkü batı dillerinde bunu açıklayabilecek sözcükler ya da kültürel kavramlar yoktur. Bununla birlikte, otomobil kesfedildiğinde, onun altın yerini alabileceğini düşünen pek az insan vardı.
Ancak daha sonraları, insanlar atsız taşıtın yararlarını anladılar. "Orgazmın Ötesi"nin geliştirilmesi, 5000 metre yüksekliğinde bir dağa tırmanmaya benzetilebilir. Normal orgazmda 500 metre yüksekliğe tırmanılıp aşağıya inilir ve ertesi gün yeniden 500 metreye tırmanmaya çalışılır.
İnsanların çoğu dağa bu şekilde tırmanır; belki de iyi bir gününde 1000 metreye ulaşır. Duyumlar cinsel organlarla ya da ritmik kasılımlarla sınırlanır ve tüm beden gevşer; ama enerji evrene dağılır ve bedenin içinde daha fazla geliştirilemez.
"Orgazmın Otesi"nde ise her defasında daha da öteye gidilir. 5000 metre yüksekliğindeki bu dağa tırmanırken 500 metre yüksekliğe ulaşıp dinlenir ve kamp kurarak geceyi geçirirsiniz. Ertesi gün daha yukarıya tırmanıp dinlenir ve bu şekilde zirveye ulaşıncaya dek tırmanmaya devam edersiniz. Orada bir başka zevk alanına girersiniz.
F. Yumurtalık Kung-Fusu Nedir?
Özünde Taocu cinsel çalışmalar "Yumurtalık Kung Fusu" olarak adlandırılır. Bazı öğrenciler bunu şiddetle ya da savaş sanatlarıyla fazlasıyla ilişkiliymiş gibi düşünürler. Oysa "Kung fu" terimi sıkı düzen (disiplin) ya da yoğun çalışma anlamına gelir ve uygulamalara zaman harcayan kişi için kullanılır.
Yumurtalık Kung Fusu, gücü ve denetimi, kişinin bedenini ve cinsel yaşamını yönlendirebilme yeteneğini ifade eder. Sağaltacı Tao Sistemindeki Yumurtalık Kung Fusu eğitiminde, Yumurtalık (cinsel) enerjisini biriktirmeyi, artırmayı ve dönüştürmeyi öğreniriz . Onunla ne yapacağınızı bilmeden bedeninize enerji yığmanın tehlikeli olduğunu anımsamanız çok önemlidir.
Bazı sistemlerde, enerjinin zaman zaman salıverilmesi gerektiği üzerinde durulur. Bu nedenle zaman zaman dışarıya doğru boşalarak yaşanan orgazmı tavsiye ederler. Ancak Sağaltıcı Tao Sisteminde
Mikrokozmik Yörüngenin önemi üzerinde durulur. Bu yörünge yardımıyla enerji, bedende döndürülebilir, daha sonradan kullanılmak üzere güvenli bir alanda (Göbek Çukuru) depolanabilir ve daha yüksek enerji biçimlerine dönüştürülebilir.
Bilgisayar benzetmesine başvuracak olursak, bir düğmeye nasıl basacağınızı öğrenerek bilgisayarı nasıl kullanacağınızı öğrenemezsiniz. Düğmeye basmanız belirli bir sonuç yaratmasına karşın sistemin tümünü öğreninceye dek bu sonucu denetleyemezsiniz. Sağaltıcı Sevgi sanatını doğru bir biçimde uygulamanızı sağlamak için yukarıda bahsedilen kavramlar ve zevk düşünceleri ayrıntıyla açıklanacaktır.

G. Kadınların Cinsel Enerjisi
1. Yumurtalıklar Yaşam Gücü İçerirler.
Daha önceden açıklandığı gibi kadının Jing enerjisi kendisine yaşam gücü verir. Bu yaşam gücü, yumurtalıklarda bol miktarda bulunur. Kadının göğüslerini, sesini vb. belirleyen hormonların
üretildiği yer burasıdır. Yumurtalıklar sürekli olarak cinsel enerji üretirler.
Bu kitapta öğretilen Yumurtalık Solunumu yöntemi yumurtalıklarda üretilen enerjiyi serbest bırakır ve Yang (etken) durumdaki bu enerjinin kadının bedeninde depolanmasını mümkün kılar. Yumurtlamadan sonra ve adet görmeden önce, enerjinin niteliğinin Yang'dan Yin'e (etkenden edilgene) dönüşmesi nedeniyle enerji daha ılımlıdır. Ayrıca enerji, dönüşümünün bu aşamasında, yoğunlaşma ve dönüşüm için kullanılabilecek en üst düzeydedir.
Eğer her gün çalışılırsa, Yumurtalık Solunumu yoğunlaştırma işlemini başlatabilir ve adet görme yoluyla yitirilecek enerjinin bedende korunması sağlanır. Bu yöntem, cinsel enerjiyi Chi'ye dönüştürülen yöntemdir. Yumurtalık Solunumu çalışmasının sonucu olarak, kadınlar sıklıkla adet kanamalarının süresinde, adet dünemiyle ilgili sorunlarda ve kramplarda belirgin bir azalma görürler.
Sürekli uygulamayla adet dönemleri sona erebilir, çünkü cinsel enerjinin tümü daha yüksek yaşamsal enerjiye dönüştürülmektedir.
Olağan şartlar altında, adet dönemi kötü beslenme, bunalım, duygusal gerilim, çocuk doğurma veya menapoz gibi bir çok nedenle kesilebilir. İşleyen bir beden, enerjisini sahip olduğu kaynakların tümüne başvurarak elde ettiğinden, ek enerji gereksinimini, enerjinin ihtiyaç duyulduğu her yerden çeker.
Örneğin emziren bir kadın adet görmez, çünkü normalde adet döneminde kullanılanı kan, göğüslere yönelir ve burada süte dönüştürülür. Emzirme sona erdiğinde kadın yeniden adet görmeye başlar.
Bayan sporcular yoğun antreman dönemlerinde adet görmezler; çünkü enerjinin tümü fiziksel sağlığa yönelir. Aynı şekilde, menapozdan sonra pekçok kadının sağlıklı ve hareketli bir yaşam sürdürdükleri ve genellikle çalışma hayatında başarılı oldukları bilinmelidir; çünkü şimdi, bedenleri eskiden adet dönemleri için kullanılan enerjiyi elinde tutmaktadır.
Adet döneminin gelecek nesillerin yararına olduğunu anlamak faydalı olacaktır. Bu nedenle Yumurtalık Solunumu yardımıyla korunan enerji bedene canlılık verir ve yaşlılığı geciklirip daha yüksek enerji düzeylerine dönüştürülmek üzere bol miktarda enerji sağlar. Dönüştürülen enerji, kadının yaşam gücünü ve ruhsal enerjisini artırabilecek düzeyde yaratıcı ve sağaltıcı bir enerjidir. Ayrıca adetin sona erdirilmesi olayı istendiği an tersine döndürülebilir ve uygulamaya son verdikten birkaç ay sonra normal akış sağlanabilir.
2. Yumurtalık Enerjisi Daha Yüksek Bir Bilinçlilik Durumu Yaratır.
Yumurtalık Enerjisi, kişinin daha yüksek bir bilinçlilik geliştirmesi için kullanılan enerjidir. Cinsel enerjiyi Chi'ye dönüştüren bu uygulamalar, cinsel enerji ile Chi enerjisini Shen'e yani saf ruhsal enerjiye dönüştürecek olan uygulamaların temelini oluşturur.
İç organları olumsuz duygulardan arındırma işlemi, daha önceden de belirtildiği gibi Taocular tarafından "İçsel Simya” olarak adlandırılır. Organlara, doğuştan gelen hakları olan sevgi, neşe, nezakei, incelik, saygı, dürüsilük, adalet ve onur gibi kavramları yeniden kazandıran ve organları sağaltan şey bu içsel simyadır. Organlar temizlenip sağlığına kavuşturulduğunda ve kişi cinsel enerjisini yaşamsal enerjiye dönüştürme becerisi kazandığında, ruhsal gelişim de başlayabilir.
Aydınlanmaya ulaştıracak olan ruhsal bir beden yaratmak anlamına gelen ve Taocuların “Kişinin Kendini
Doğurması" olarak adlandırdıkları süreç için yumurtalıkların üretken enerjisinin kullanıldığı düzey işte bu düzeydir.
3. Yumurtalık Enerjisi: En İyi Kozmetik.
Yumurtalıklar, enerjilerinin çoğunu cinsel uyarılma sırasında harcarlar. Karaciğer, dalak, böbrekler, kalp, akciğerler, beyin, hipofiz, epifiz, timüs, tiroid ve adrenalin bezlerinin tümü de bu harcamaya katkıda bulunurlar. Bütün bu enerjiler birleşip yüksek bir güç olan cinsel enerjiyi oluşturarak bizi orgazm noktasına ulaştırırlar.
Enerji kaybından duyulan zevkin üstesinden işte tam bu noktada gelinmelidir. Yumurtalık Kung Fusu uygulamalarıyla bu enerjiyi belkemiğinden yukarıya çıkararak, daha yüksek düzeyde bir enerji türüne dönüştürebiliriz.
Doğada cinsel enerji, uyarılma sırasında Yang özellik gösterdiği için sinir sistemimizi canlandırabilir, beyin kapasitemizi ve belleğimizi güçlendirebilir ve böylece genç kalabiliriz. Taocu bilgelerin İmparatoriçe ve odalıklara öğrettikleri bu büyük giz sayesinde, bu kadınlar imparatorların karşısında cinsel canlılıklarını, güzelliklerini ve sağlıklarını uzun süre korumayı başarabilmişlerdir.
Pekçok Taocu kadın, bu uygulamaların sonucunu varolan en iyi kozmelik olarak görürler.
4. Kadının Cinsel Yaşamının Süresi.
Eski Çin tarihinde, bu konuda Sarı İmparator'un tıbbi ve ruhsal rehberi olan Su Nu'nun kadınların yetenekli aşıkları hakkındaki yanıtlarında ayrıntılarıyla anlatılan, neredeyse sonsuz listeler dolusu
dökümanter bilgilere karşın, kadınların cinsel deneyimlerine ilişkin pek az şey yazılmıştır. Budacı manastırdaki rahibelerin adet dönemlerini tümüyle ortadan kaldıran uygulamalar öğrendiklerini de
okumuştum. Bu uygulamaların adı, Kırmızı Ejderhayı Öldürmek'ti.
Bu nedenle Taocu kadınların cinsel yaşam süreleri hakkında bugün neler biliyorsak, bu bize Taocu ustalardan sözlü olarak ve ustanın görüşleri nedeniyle büyük değişikliklere uğrayarak gelmiştir. Bazı
Taocu ustalar, çocuk doğurmaktan ötürü "sözde" yıpranmış olan beden işlevleri nedeniyle, kadınlara kırk yaşından sonra cinsel ilişkide bulunmamalarını öğrettiler.
Yumurtalık Kung Fu'su yöntemi ile kadın, şu an Sağalocu Tao'da da öğretildiği gibi, cinsel işlevlerine arzu ettiği sürece devam edebilir; çünkü hiç enerji kaybetmediği gibi cinsel enerjinin dönüşümü sayesinde büyük bir enerji kazanır.
5. Organların Orgazmı: Gerçek Orgazm.
A. DIŞ ORGAZM
Orgazm duygusu genellikle vajinadaki, yumurtalıklardaki ve rahimdeki tireşimlerden meydana gelir.Taocu sistemde, bir merkezde ya da üreme organlarında meydana gelen orgazmın yalnızca üreme bölgesiyle sınırlı kaldığı ve dışarıya doğru boşaldığı kabul edilir. Bunu "Dışarıya Doğru Orgazm" ya da "Dış Orgazm" olarak adlandırıyoruz. Bu tür bir orgazm çok kısa sürer, ancak kadını o naktaya ulaştırmak uzun bir zaman alır.
B. İÇ ORGAZM
"İç Orgazm" ya da "Organların ve Salgıbezlerinin Orgazmı" daha uzun sürelidir. Kadının, orgazmı aşama aşama ve bir organından diğer organına ulaşacak biçimde içeriye ve yukarıya doğru yönlendirilmesi için, eşi tarafından uyarılması gerekir. Bu yolla, orgazmik duygu yoğun bir biçimde artırılabilir. Ancak bu yoğunluğun derecesi, kadının yaptığı çalışmalara bağlıdır.
Titreşimler organlara doğru taşındığında, kadın daha önceden hiç tatmadığı yepyeni bir orgazm duygusuyla tanışacaktır. Cinsel eylemde, kaslar genellikle gergin durumdadır ve salgıbezlerinden salgılanan akışkanlarla birlikte, cinsel enerji akışı da dışarıya doğru boşaltılır. Bu tür bir orgazm, geçici ve kısa sürelidir. Taoculukta, enerjinin tümü akıp gittiğinde, yolculuk sona erer denir.
İç orgazm, ya da organların ve salgı bezlerinin orgazmında, orgazmik titreşimler organların, salgı bezlerinin ve sinir sisteminin tümünü dolaşarak, cinsel, yaratıcı ve üretken yaşam gücüyle bunların tümünü canlandırır.
6. Orgazmınızdan Kim Sorumludur?
Bir çok kadının cinsel deneyimleri olmuştur, ancak orgazmı tatmaları mümkün olmamıştır. Kadın sık sık, erken boşaldığını ve kendini orgazma ulaştıramadığını söyleyerek eşini suçlamaktadır. Sevişme, iki kişinin bir arada meydana getirdiği bir eylemdir. İki insanın enerjileri, hormonlarını uyumlu duruma getirmelidir.
H. İyi Bir Cinsel İlişki.
Cinsel Enerjinin Üç Aşaması:
İyi bir cinsel ilişki kurmak ve bunu sürdürmek için, eşlerin enerjileri aynı düzeyde olmalıdır. Her iki insan da fiziksel ve duygusal açıdan sağlıklı ve ruhsal gelişim düzeyleri aynı olmalıdır. Bu durumda, iki insan birlikte olduğunda, (fiziksel, duygusal ve ruhsal) enerjileri bir olur.
1. Fiziksel Aşama.
Sevişmenin öncesinde kendinizi düzenlemeniz çok önemlidir. Bu, enerjinin düzeyine bağlı olarak kadından kadına değişir. Yumurtalık Solunumu ve Orgazmik Çekilme çalışmaları, kadının vajinasını güçlendirir ve Chi akışını cinsel organlarına yönlendirir.
Bedenlerinin alt kısmını (yumurtalık, rahim ve vajina) çalıştırmayan pek çok kadının Chi akışı zayıflar ve kas uyumları ortadan kalkar. Sonuçta, enerji dışarıya akar ve cinsel bölgelerin soğumasına neden olur.
Adet dönemleri, yanlış günlerde gelmeye başlayabilir. Baş ağrıları ve alt karın bölgesi ağrıları gibi adet öncesi belirtilerin ya da enerji düzeyini etkileyebilecek ve genel enerji düzeyini olduğu kadar cinsel enerjisini de azaltan duygusal tepkilerin etkisi altında kalır.
Bir kadının "kaynama" noktasına ya da orgazm noktasına ulaşması, erkeğinkinden daha uzun zaman alır. Bunu kaynama noktasına ulaştırmak büyük bir enerji ve ısı gerektirir. Tıpkı bunun gibi, eğer kadının cinsel bölgesi soğuksa, eşinin onu orgazm noktasına ulaştırması güç olur. Bir erkeğin "ateş enerjisi” (eril cinsel Yang enerji) azsa, bunu eritmeye ve kadını kaynama noktasına ulaştırmaya yetmeyecektir.
Erkek için, cinsel enerjinin dönüştürülmesi çok önemlidir. Erbezi Solunumu, Havanın Erbezi Torbasına itilmesi ve Büyük Çekilme gibi teknikler, erkeğin cinsel enerjisini dönüştürmesi ve cinsel Yang (sıcak) enerjisini artırmasını sağlar.
2. Duygusal Aşama.
Sık sık, bir kadın ile erkek ilk kez bir araya geldiklerinde, birbirlerine karşı açıklanamayacak bir çekim hissederler. Bunun nedeni aynı anda hem duygusal hem de ruhsal enerjilerinin yüksek
bir düzeyde olması olabilir. Onları birbirine çeken şey, güçlü bir manyetik kuvvettir.
Bazen, evliliğin ardından çocukların, aile sorunlarının ve bunun gibi şeylerin neden olduğu gerilim, aralarındaki güçlü çekimi yavaş yavaş azallır ve ortadan kaldırır. Bu süre içerisinde kadın ve erkek birbirlerinden çok uzak ve yalnız gibidirler. Bir çok insanın, Mikrokozmik Yörüngelerinin ve Taocu Sevişme Sırlarının farkına varıp, beslenmelerini düzene sokarak ve aralarındaki duygusal gücü arttırmak için çalışmalar yaparak, eşleriyle aralarındaki yakınlıklarını artırdıklarını görürüz. Böylece orgazmlar daha kolay gerçekleşir.
3. Ruhsal Aşama.
Bir çift, meditasyon yapmaya zaman bularak birlikte karşılıklı oturur ya da avuç avuca birbirlerine dokunurlarsa, dinginleşirler ve böylece birbirlerinin enerjisini hissetmeye başlayabilirler. Eşinizin
enerjisi düşük düzeydeyse ya da enerjisini devindiremiyorsa da, yine de enerji değiş tokuşu olabilir.
Kendi Mikrokozmik Yörüngenizi, eşinizin yörüngesini de içine alacak biçimde yayarak, eşinizin
enerji akımına yardımcı olabilirsiniz. Eşiniz de aynı şeyi size yapabilir. Eğer eşiniz keyifsizse, gülümseme enerjinizi gönderip ona yardımcı olabilirsiniz. Eğer Beş Elementin Bileşimi yöntemini öğrenirseniz, olumsuz duygularını çekerek ona iyi yaşam gücü olarak geri gönderebilirsiniz.
İyi bir cinsel ilişki, diğer pekçok etkeni içerir; ancak tıpkı kaliteli bir şarap gibi iyi bir başlangıcı olmalıdır...
I. Taocu Meditasyonun Amacı.
1. Chi'nin Keşfi.
Uzun zaman énce, Tao'nun gizli işlevlerinin ve kadın ile erkeğin iç doğasını gözlemlemenin en etkili yolunun, meditasyona oturarak zihni dinginleştirmekten geçtiği anlaşılmıştır. Chi'nin bedendeki varlığını, tıpkı gizli bir elektromanyetik güç gibi açığa çıkaran şey meditasyona oturmaktır. İzlenen Chi yolları, insan bedenindeki meridyen sistemini açığa çıkarmıştır.
2. Beden Üç Bölümden Meydana Gelir.
İlk Taocular, bu tür meditasyonlar aracılığıyla daha büyük bir arınmışlık elde ederek, üç bölümden (fiziksel beden, ruhsal beden ve özbeden) oluşan bedenleri üzerindeki farkındalıklarını artırdılar. Bu üç bölümün herbirinin ayrımını yapmak ve doğasını belirlemek için dikkatli gözlemler yapmışlardır.
Fiziksel bedenden çok ruhsal bedeni ve özbedeni geliştirmeye yönelmiş diğer Asya meditasyon geleneklerinden farklı olarak eski Taocular bu üç bedenin tümüne de önem verdiler. Bilinçli olarak
ruhsal alanlara ulaşmayı sağlayan bir yol buldular.
Bunun yanısıra, aynı derecede önem verdikleri ve yararlıcı bir biçimde etken durumda olabilecekleri fiziksel dünyaya dönmek için de bir yol buldular.
3. Fiziksel Bedeni Geliştirmek.
Sağaltıcı Tao Sistemi'ne yeni adım atan bir insan, günlük yaşamın geriliminden ve baskısından özgürleşmiş durumda, dünyada barış içinde yaşayabilecek sağlıklı ve canlı bir organizma yeralmasını sağlayacak bir dizi çalışmayla başlar.
İlk aşamanın amacı, fiziksel bedenin farkındalığını ve fiziksel bedenin hem çevreyle, hem de diğer insanlarla olan enerji ilişkilerini geliştirmektir. Kişi bu aşamada, Chi'nin meridyen sistemindeki (Mikrokozmik Yörünge) akışını hissedip, bu akışı yönlendirmeyi öğrenerek, kendi kendini sağaltmayı öğrenir.
Sevgi dolu kişisel farkındalık çalışmaları, bilinçli bir çaba olmadan başkalarına daha fazla sevgi ve saygı yayan olumlu bir enerji durumu yaratır. Beden ne kadar sağlıklı olursa, o kadar çok Chi üretip, bunu ruhsal enerjiye dönüştürebilir. Chi enerjisini ruhsal enerjiye dönüştürmek için bu yaşamda çalışarak
kendimizi yeniden doğurur ve ruhumuzu geliştiririz.
Taocu uygulamanın ilk aşaması, Mikrokozmik Yörünge Meditasyonu, Sağaltıcı Ses, İçsel Gülümseme, Beş Elementin Bileşimi, Tai Chi Chi Kung, Beş element Beslenmesi ve Demir Gömlek Chi Kung çalışmalarıyla başarılır. Fiziksel bedenin farkındalığı arttıkça, Sperm Kung Fu'su ve Yumurtalık Kung Fu'su çalışmalarıyla cinsel enerjiyi denetleyerek ve dönüştürerek, daha yüksek enerji düzeylerini kullanabilir duruma geliriz.
4. Kişinin Kendini Doğurması: Ruhsal Beden.
Taocu meditasyonun amacı, kişinin kendini doğurması, insanın, çevrenin verdiği eğitimden ve karmik koşullanmalardan bağımsız davranan yanını uyandırmaktır. Kişinin kendini doğurması, sembolik bir imge ya da şiirsel bir mecaz değildir; bu, kişinin iradesini, duygularını ve mantığını geliştirme gücüne sahip ruhsal bir bedenin oluşturulmasına yönelen gerçek bir enerji dönüşüm sürecidir.
2. KADININ CINSEL YAPISI.
Masters ve Johnson'ın 1966'da yayımlanan İnsanın Cinsel Tepkisi adlı eserleri, 60'lı ve 70'li yılların cinsel devrimiyle ilgili birçok makaleye, kitaba ve seminere neden oldu. Böylece, az tanınan seksoloji mesleğinin tomurcuklanmasını sağladı. Seksologlar, zamanla kadının özel cinsel ihtiyaçlarına dikkat etmeye başladılar. Orgazmı tatmadan hayata gözlerini kapayan pek az erkek olmasına karşın, orgazmı bir kere olsun tatmamış kadınların sayısının hiç de az olmadığını farkettiler.
Lonnie Barbach, "Kendiniz İçin"adlı yapıtında, orgazmı hiç tatmamış kadınlara sesleniyordu. Hite Raporunda Shere Hite, geniş çaplı anketine yanıt veren binlerce kadının, kendilerini nasıl orgazma ulastıklarını anlamaya çalışmıştır.
Feminist Kadınlar Sağlık Merkezi Birliği'nce derlenen, Kadın'ın Bedenine Yeni bir Bakış adlı kitap, kadının cinsel organlarına ve klitorisine yeni bir tanımlama getirdi. Bir kadının, bir başka kadının cinsel organlarına asla yakından bakmadığı, toplumsal bir gerçektir.
Evde kimsenin olmadığına emin olduktan sonra odasının kapısını kilitleyerek, bir aynanın karşısında cinsel organlarını inceleyen kadın, çoğu kez birşeylerin eksik olduğu hissine kapılmaktadır. Kadının toplumsal yalıtılmışlığı, aynada gördüğü şeyleri tümüyle içeren, kabullenilebilir bir toplumsal tanımın yoksunluğuyla sona erer: "Orada, aşağılarda bir yerde" yalnızca cinsel organları olarak adlandırabileceği büyük bir alan vardır. (Çizim 2-1).

A. Venüs Tepesi.
Önden başlarsak, üst tarafta Venüs Tepesi, (ya da mon veneris, kısaca mons) vardır (Çizim 2-2).
Bu bölgedeki kıllar, doku, yapı, sayı ve dağılım bakımından insandan insana farklılıklar gösterir. Kiminde çok seyrek ve düz kıllar varken, bir diğerinde kıvırcık ve çok fazla olabilir. Bu bölge, alındaki kasık kemiği için koruyucu bir yastık işlevi görür. Bu iki organ, doğum sırasında, yumuşayıp kemiklerin ayrılmasını sağlayacak kıkırdaksı yapı ile birleşmiştir.
Bu tepecik, sonradan ikiye ayrılıp dış dudakları (Labia Majora) oluşturur.
B. İç Dudaklar.
Dış dudakların iç tarafında bulunurlar, renk ve yapı yönünden oldukça farklıdırlar. İç dudaklar, ağızdaki dil gibi mükoz yüzeylerle ilişkilidir. Uyarılmamış durumda, pembeden esmere, koyu kestane ve mora kadar değişik reklerde olabilirler.
İç dudaklar bazen büyük olur ve dış dudaklardan dışarıya çıktığı görülebilir. Cinsel uyarılma sırasında, bol miktarda kan toplanan iç dudaklar genişler ve olağan durumdaki boyutlarına oranla 2, 3 misli şişerler.
Geri dönülmez noktaya yaklaşıldıkça, küçük dudaklarda, bazen koyu kırmızı ya da şarap rengine dönüşen bir renk değişikliği olabilir.
C. Klitoris Başı.
Küçük dudaklar, yukarıya doğru uzayıp bir araya gelerek klitoris başını koruyan kılıfı oluştururlar. Klitoris, uyarılmamış durumda bu kılıfın içindedir (Çizim 2-3 (a).)
Kılıfı geriye çekerek klitorisi görebilirsiniz. Klitoris başı sinir uçlarıyla doludur ve çoğu kadın için cinsel yapı yönünden bızır (klitoris başı), en hızlı veren duyarlı bölgedir. Bu bölge, bazı kadınlarda öylesine duyarlıdır ki, onu doğrudan uyarmak rahatsız edici olabilir.
Klitoris gövdesi, bızır ve venüs tepesi arasındaki yülzeyin altında, sert bir lastik bant gibi hissedilebilir. Cinsel heyecan arttıkça, klitoris gövdesi kalınlaşıp kısalır; bızır, klitoris gövdesi ve onları destekleyen yapılar uyarılma durumuna geçerler. Erkeklerde olduğu gibi, biçimde ve boyutlarda değişiklikler görülür.
Bazı kadınlarda, uzun uyarılmaların sonucunda, iç dudakların klitoris başını tümüyle kapattığı farkedilir.
D. İdrar Yolu ve Vajina.
Bızırdan aşağıya doğru inildiğinde, idrar kanalının ağzı görülür. Kadının idrar yolu, dışarıdan mesaneye açıldığı yere kadar yaklaşık 5 cm uzunluğundadır.
Bu kısa mesafe, kadınların neden sık sık mesane enfeksiyonuna yakalandıklarını açıklar.

E. G Noktası.
İdrar kanalının çevresinde karmaşık bir damar ağı görülür. Bu damarların tıp kitaplarında hiçbir adı olmadığından, bir grup kadın bunu üretral sünger olarak adlandırmıştır. Cinsel uyarılma sırasında buradaki damarlar genişler ve vajinal duvar boyunca bir çıkıntı hissedilir.
Bu noktaya, Grafenberg tarafından bulunduğundan G noktası denmektedir. Bu bölge, vajinanın üst kısmında hissedilebilir. Aynı zamanda, G noktasının bir kadının en uzun parmağından 1,5 cm daha derinde yer aldığı söylenir.
Yüz yüze sevişilirken G noktasına ulaşmak güç olabilir. Kadın G noktasının daha fazla uyarılmasını isterse pozisyon değişikliği gerekebilir. Parmaklar çoğu kez daha doğrudan ve daha etkili araçlardır.
Kendini uyaran bir kadın, G noktasına daha rahat ulaşabilmek için çömelmeyi ya da bacakları yukarıda olacak biçimde sırtüstü yatmayı tercih etmelidir. Cinsel birleşme sırasında, eğer kadın yüzüstü yatıyorsa, erkeğin G noktasına ulaşması kolaylaşır. Eğer kadın üstteyse, kendini böyle bir uyarı için daha kolay ayarlayabilir.
Bazı kadınlar, erkeklerini sımsıkı kucakladıklarında, sertleşmiş penisin tam kasık kemiği üzerinden ve G noktasının kenarından alt karın bölgelerine sürtünmesi duygusundan zevk alırlar.
G noktası uyarıldığında, sıklıkla kadının ilk izlenimi idrar yapma arzusudur. Bununla birlikte seksologlar, eğer baskı uygulamaya devam edilirse, cinsel uyarılmaya doğru bir değişim olacağı yolunda teminat vermektedirler.
Öğrencilerimden biri şöyle belirtmektedir: "Bir kadın kontrol kliniğinde çalışırken, rahim diyaframı konusunda konuşurduk. Kadınların tümü, diyaframdan hoşlanmadıklarını, diyaframın sanki bir yerlerini kapıyormuş gibi hissettiklerini ve bunun da zevk almalarına engel olduğunu söylerlerdi. Bu, G noktasının henüz herkesçe bilinmediği zamanlarda olan bir şeydi. Sanırım kadınların bahsettikleri şey de G noktasıydı."
Çoğu kadın, cinsel uyarılmadan bütünün bir parçası olarak zevk almalarına karşın, bazı kadınlar G noktalarının uyarılmasının orgazmı başlattığını bulmuşlardır.
F. Kadının Boşalması.
Eski bir Taocu Usta, kadın orgazmın en üst aşamasına ulaştığında, farklı "sular" boşalmasına neden olan farklı tepkileri olduğunu keşfetmiştir. Kadının orgazmıyla ilişkili üç su ya da üç farklı türde akışkan bulunmuştur. Uyarılma sırasındaki yağlayıcı sıvı, ilk su; sıradan orgazm sırasında salgılanan sıvı ikinci su; ve pek çok kadının hiç yaşamadığı, G noktasından salgılanan sıvı da üçüncü sudur.
G noktası uyarılsın ya da uyarılmasın, orgazm sırasında boşalan kadınlar vardır. Bu boşalma, bol miktarda sıvıyı içerebilir ve sperm akışkanına benzer. Bu idrar değildir. Fakat boşalma deneyimi olan birçok kadın üzüldüklerini bildirmişler ve bu tepkiyi (boşalmayı) durdurmaya çalışmışlardır.
Kadının boşalması konusundaki bu açıklamaların ardından, boşalma yeteneğine sahip olan kadınlarda olasılıkla büyük bir rahatlama, gevşeme ve zevk alışlarında artış olacaktır. Henüz bu sıvının nerede üretildiği ve depolandığı konusunda araştırma yapılmamıştır.
G. Vajinanın İlk Yağlayıcı Sıvısı.
Vajina duvarları, aralarında bir boşluk yaratarak karşılıklı uzanırlar. Vajinal duvarlar pembe renktedirler ve kendilerine mükemmel bir esneklik veren birçok kıvrımları vardır.
Cinsel uyanış boyunca, bir tür terleme olayı yardımıyla, vajinal duvarlardan kaydırıcı bir sıvı sızar. Vajinanın ardında serviks olarak adlandırılan rahim boynu vardır.
Çoğu seksolog, vajinanın üçte birlik bölümünden sonra duyarlılığın azaldığını düşünür. Oysa birçok kadın, vajinanın derinlerine, rahim boynu alanına uygulanan derin dalışların büyük bir zevk verdiğini deneyimlediklerini belirterek bu konuda kesinlikle seksologlarla karşıt görüştedirler; ve birçok kadın, orgazm sırasında rahimde zevk veren kasılmalar hissederler.
Serviksten yayılan bir sıvı olabilir. Bu sıvının kaynağı ve amacı bir sonraki kısımda anlatılacaktır.
H. PC Kası ya da Aşk Kası.
Üreme bölgesinin görülen yüzeyinin altında, vajinanın bir parmak boğumu içinde Pubococcygeal (PC) kası ya da Aşk Kası vardır. Pubococcygeal, idrar kanalı ağzını, vajinayı ve anüsü çepeçevre sarar.
Bazı seksologlar, geliştirilmiş bir aşk kasının hem erkek hem de kadın için sağlıklı cinsel işlevlerde anahtar olduğunu düşünmektedirler. Zayıflamış kaslar, diğer psikolojik sorunların yanı sıra, doğumda güçlük ve idrar kaçırma gibi sıkıntılara yol açarlar.
Aslında, iyi geliştirilmiş aşk kasının önemini anlayan ilk kişi Kegel'dir. Kadınlara doğuma hazırlayıcı çalışmalar öğretmiştir ve bu çalışmalar hâlen onun adıyla anılmaktadır. PC kası, Yumurtalık Kung Fusu çalışmalarında çok önemli bir yere sahiptir.
PC kasınızın durumunu, idrar yaparken, idrarınızın akışını durdurup yeniden başlatarak yoklayabilirsiniz. Bu yetenek PC kaslarına bağlıdır. Pek çok kadın, bu kaslarını kasarak hem birlikte olduğu erkeğe hem de kendilerine verdikleri mutluluğu keşfetmişlerdir.
Seksolog Bryce Brilton, Aşk Kası: Her Kadının Cinsel Zevkini Artırma Rehberi adlı kitabında, PC kasının nasıl kullanılacağını ayrıntılarıyla tanımlar ve bunun yanı sıra cinsel zindelik için bir çalışma programı açıklar.
İ. Apışarası Süngeri.
Vajina girişinin arka kısmının içinde, damarların (kılcal damarların) bulunduğu ve apışarası süngeri olarak adlandırılan bir başka bölge vardır (Çizim 2-4). Cinsel uyarılma sırasında apışarası süngeri kalınlaşır ve vajina girişini daraltır.
J. Apışarası.
Apışarası bölgesi, anüsü ve cinsel organları içerir; ancak apışarası noktası, vajina girişinin arka kısmıyla anüs arasında yer alır.

3. CİNSEL TEPKİ SÜRESİ.
Kadının cinsel tepkisi, Masters ve Johnson tarafından dört aşama olarak belirlenmiştir: Heyecan, plato, orgazm ve gevşeme. Bu aşamalar, cinsel organlardaki fizyolojik değişikliklerle belirlenir. Heyecan aşamasında vajina nemlenir ve rahmi destekleyen geniş bağ yukarıya çekilir.
Plato aşamasında, vajinanın arka kısmını genişleten bu bağ gerilir. Orgazm sırasında, bazı kadınlarda sırt ve göğüs derisinde renk değişikliği, ellerde ve ayaklarda sarsılma veya kasılma görülür. Gevşeme aşamasında ise yavaş yavaş dinlenme durumuna dönülür (Çizim 3-1).

Kadınların cinsel tepkilerini açıklayan çoğu kitapta, kadınların uzun bir uyarılma dönemi yaşadıkları tanımlanmaktadır. Yine Shere Hite'ın araştırmasında çoğu kadın, mastürbasyona başladıktan kısa bir süre sonra kendilerini orgazma ulaştırdıklarını belirtmişlerdir. Bu uzun uyarılma dönemi, kadının cinsel tepkilerindeki esnekliği mi göstermekte? Yoksa bu duruma, kadının eşine bilgi vermemesiyle birlikte, bu erkeklerin yetersizliklerinin mi yol açtığı belli değildir; ancak bu önemli bir sorudur.
A. Klitoris ve Vajinal Orgazm.
Seksologların ve diğer insanların çoğu, klitorisin tanımını yalnızca klitoris başıyla (klitoris glans) sınırlarlar. Vajina ve iç dudaklar ayrı oluşumlar olarak görülmektedirler. İç dudakların vajina girişini ve idrar yolunu korumaktan başka bir görevi olmadığı öne sürülmektedir. Masters ve Johnson, cinsel uyarı sırasında iç dudaklardaki belirgin değişiklikleri tanımlamalarına karşın, bu bölgeler hâlen kadının cinsel organı olarak tanınmamaktadır.
Yarım yüzyılı aşkın bir süredir, kadınların orgazm bölgeleri hakkında bir savaş sürmektedir. Freud ve birçok izdeşi, klitoris orgazmının kızlar tarafından deneyimlendiği, yetişkin kadınlarda ise cinsel tepkinin vajinaya taşındığı fikrine saplanıp kaldılar. Masters ve Johnson ise tüm orgazmların klitoris kökenli olduğunu belirttiler.
Feministler, kadınların ruhsal durumlarının ve cinsel yaşamlarının etkileri üzerinde birçok araştırma yaptılar. Bu araştırmalarında hem tıp kütüphanelerinden yararlandılar hem de kendi yardım gruplarına başvuran sayısız kadınla cinsel deneyimleri üzerinde konuştular. Bu araştırmaların tümünden, kadınların bir tek birleşik cinsel organı olduğu, ancak hangi bölüm uyarılıyor olursa olsun, cinsel uyarılma sırasında diğer bölümlerin tümünün tepki verdiği sonucunu çıkardılar.
Cinsel organlara ilişkin bu görüşlerin tümü bir araya toplandığında, iç dudakların, klitoris başı ve gövdesinin, üretral süngerin ve apışarası süngerinin birer uyarı bölgesi olduğunu görürüz. Bunların tümünü teker teker bir araya getirdiğimizde, kadınların en az erkekler kadar uyarı bölgesine sahip olduğunu anlıyoruz. Yapıdaki bu benzerlikler işlevsel benzerliği de beraberinde getirmektedir ve daha ileriye gidersek kadın ve erkeğin cinsel dürtüleri ile tepkilerindeki benzerliğe ulaşırız.
B. Cinsel Enerjinin Tükenmesi.
Erkeklerin çoğu, boşalmanın sonucunda enerjilerinin tükendiğinin farkındadırlar ve aynı şekilde kadınlar da bir tükenişin farkındadırlar. Taocular, erkekler boşalma sırasında enerji yitirirken, kadınların da aybaşı dönemlerinde enerji yitirdiklerini gözlemlemişlerdir. Çoğu kadın bir enerji yitiminin farkında olmasalar da, adet dönemlerinde bir, iki haftalık sapmalar olan kadınlar göğüslerinde yumuşama, sıvı kaybı, kasıkta kan birikmesi ya da adet dönemleri yoğun geçenler güçlü kramplar, ağır kanamalar, sırt ağrıları, bulantı ya da güçten düşürücü etkilerle karşılaşmaktadırlar.
C. Yumurtalık Kung Fusu.
Yumurtalık Kung Fusu çalışmaları iki bölümde uygulanmaktadır: Birinci bölüm, yani Yumurtalık Solunumu, yumurta üretiminde, rahmin astarlanmasında, yumurtalıkların, timüs bezinin ve hipofiz bezinin hormon üretiminde kullanılan biyolojik enerjinin yeniden kazanılmasını sağlar.
İkinci bölüm, Orgazmik Çekilme, cinsel enerjinin dönüştürülmesini ve uyarılmış enerjinin evrene doğru yitip gitmesindense bedene geri döndürülmesini ve bedenin içinde dolaştırılmasını içerir.
Her iki uygulama da, enerjinin üreme organlarından ve cinsel organlardan belkemiğine çekilmesini ve buradan da beyne ulaştırılmasını içerir. Enerji beyni doldurduğunda, bedenin ön kısmından kalbe ve buradan da güvenle saklanabileceği göbeğe inecektir.
Birinci uygulama, adet dönemlerindeki enerji yitimini azaltır ve kadının daha kısa, daha az sorunlu adet dönemleri yaşamasını sağlar.
İkinci uygulama, orgazm sırasında yitirilen biyolojik enerjiyi korur, orgazmı uzatır ve yoğunlaştırır, orgazmı organlara ve daha yüksek bir bilinçlilik düzeyine dönüştürülebileceği yüksek merkezlere taşır. Aynı zamanda büyük bir zevk getirir (Çizim 3-2).
Bu uygulamaları öğrenme sürecinde, kadın, dönemleriyle daha yakın bir ilişkiye geçer, enerji akışını ve kas devinimlerini daha iyi ayırt etmeyi ve cinsel zevkini artırıp uzatmayı öğrenir. Sonuçta, dönüşüm süreci tek bir noktada yoğunlaşır ve cinsellikle ruhsallık arasında bir bağ kurulur.

4. MİKROKOZMİK YÖRÜNGE.
"Cinsel birleşme konusundaki tüm yargıları bir kenara atın; özel çalışmaları uygulayın. Sevişip, boşalmamayı başarmak, spermin geri döndürülmesinin sırrıdır. Spermin artırılması ve sperme yardımcı olunması yaşam gücünün yoludur."
MÖ 2. yüzyılda Sade Kadın'ın Sarı İmparator'a Tavsiyeleri.
Yüzyıllar önce Çin İmparatorları, cinsel yaşamları hakkında tavsiyeler almak üzere, genellikle Taocu olan saray bilgelerini çağırırlardı. Hikâyenin anlattığına göre, imparator, bir bilgenin tavsiyelerinden yararlanmadan önce, onun cinsel denetim üzerindeki ustalığını sınamaya gerek duyardı. Bunun için de bir bardak şarap getirtir ve bilgeden penisini bunun içine sokmasını isterdi. Eğer gerçekten ustaysa, şarabı penisine çekebilir ve ardından şarabı tekrar bardağa boşaltabilirdi. Bu, o bilgenin, kadının cinsel akışkanını, yani Yin özünü de çekebileceğine dair kesin bir kanıttı ve bu nedenle ölümsüzlük sırları olarak bilinirdi.
Bugün, kadınlar Taocu ölümsüzlerin sırlarını öğrenebilirler. Cinselliklerini denetleyip, eşleriyle birlikte, her ikisini de geliştirecek ruhsal bir geziye çıkabilirler. Cinsel güçlerini korumalarını sağlayan bu tekniklerde ustalaştıklarında ve bu enerjiyi paylaşmaya istekli olduklarında, hem kendileri hem de başkaları hakkında farklı şeyler hissedeceklerdir.
A. Chi'nizi Mikrokozmik Yörünge'de Dönüştürmeyi Öğrenin.
Eşler arasındaki en güçlü karşılıklı enerji dönüşümü, gizli enerjiler düzeyinde olur. Taocular gizli enerjinin belirli merkezler aracılığıyla bedendeki dönüşümünü binlerce yıl boyunca dikkatle gözlemlemişler ve bu dönüşümün türlerini ayrıntılarıyla belirleyip, önemi üzerinde durmuşlardır. Bu enerji noktaları, akupunkturun temelini oluşturur. Batılı tıp araştırmaları, sistemin niçin ve nasıl çalıştığını henüz anlayamadıklarını belirtmekle birlikte, akupunkturun klinik etkilerini kabullenmiş durumdadırlar.
Enerjinin, bu enerji noktalarındaki ya da meridyenlerdeki akışı Mikrokozmik Yörünge olarak adlandırılır.
Sağaltıcı Tao Sistemi'nde öğrencilerin tümü, yumurtalıklarda bulunan ham enerji Ching'in, damıtık bir enerji olan Shen'e ya da ruhsal varlığa dönüştürülmesi için önemli bir adım olan Mikrokozmik Yörünge Meditasyonu'nu öğrenerek başlarlar. Mikrokozmik Yörüngelerini açtıklarında, hemen o an küçük bir aydınlanma yaşarlar. Zihin, kendi gizli enerjilerini denetleyebildiğini fark eder. Kişi en sonunda, gizli enerji deviniminin tümüyle zihnin gücü olduğunu öğrenir.
B. Mikrokozmik Yörüngenin Keşfi.
Birkaç bin yıl önce dünyadaki her şey son derece basitti: Televizyon, radyo, tiyatro, gece kulüpleri ve endişelenecek evler gibi enerjiyi tüketecek ve zihni karıştıracak şeyler yoktu. Hava temizdi. Doğal enerji, insanlar için son derece bereketliydi.
Gün battığında, insanlar hemen uyumazlar, ama karanlığın içinde ormanda dolaşmaya da cesaret edemezlerdi. Zaman geçirmek için bir yere oturur ve kendilerini dinginleştirirlerdi. Zihinleri bir kez dinginleşti mi, bedensel işlevleri de dinginleşmeye başlardı.
Bedenlerinde bir şeyin aktığını hissetmeye başlarlardı. Akış, göbeklerinden başlar, apışaralarına iner, oradan belkemiği üzerinden başın tepesine ulaşır ve başın tepe noktasından dilleri aracılığıyla boğazlarına ve göbeklerine inerdi. Bu enerji akışı, zamanla Mikrokozmik Yörünge olarak tanınmaya başlandı.
Bedenlerini ve zihinlerini ne kadar dinginleştirirlerse, enerji akışı da o kadar yoğun oluyordu. Zihinlerini dinginleştirmeye devam ettikçe, daha farklı kanalların açılmaya başladığını fark ettiler ve enerjinin yukarı-aşağı devindiğini hissettiler.
Zaman geçtikçe, bedenlerinde var olan 32 enerji kanalını ve her birinin ilişki içinde olduğu organları keşfettiler. Öğrendikleri bu bilgiyi, daha çok insan tarafından uygulanıncaya dek kuşaktan kuşağa aktardılar ve bu yolla, Taocu Sistem'in temelini oluşturan akupunktur meridyenleri belirlendi.
Her insan aynı bedene ve aynı enerji kanallarına sahiptir. Her insanın bir ruhu ve özü vardır. Binlerce yıl süren uygulamanın, deneme ve yanılmanın sonucunda Taocu Yoga Sistemi doğmuştur.
C. Mikrokozmik Yörünge'nin İki Temel Kanalı.
Eğer insan bedenindeki enerji dönüşümünün ana yollarını öğrenirseniz, cinsel enerjinizi dönüştürmek çok daha kolay olur. İnsan bedenindeki sinir sistemi son derece karmaşıktır ve enerjiyi, nerede ihtiyaç duyulursa oraya gönderme yeteneğine sahiptir. Bununla birlikte, eski Taocu Ustalar, özellikle güçlü birer akış taşıyan iki enerji kanalı keşfetmişlerdir.
Bu kanallardan bir tanesi, "İşlevsel" ya da "Yin" kanalı olarak adlandırılır ve vajina ile anüs arasındaki apışarası noktasından başlar. Klitorisi geçerek gövdenin ön kısmından karındaki organlara, kalbe ve boğaza gelip, dilde sona erer.
İkinci kanal ise, "Yönetici" ya da "Yang" kanalı olarak adlandırılır ve aynı noktadan başlar. Apışarasından kuyruk sokumuna doğru akar ve oradan da belkemiğinde yükselerek beyne ulaşır ve damakta son bulur. (Çizim 4-1)

Dil, iki kanalı birbirine bağlayan bir tür elektrik anahtarı gibidir; dişlerin ardından damağa dokunduğunda, enerji, omurgadan yukarıya ve oradan da aşağıya doğru akarak dönüşmeye başlar. Bu iki kanal, enerjinin dönüştüğü bir çember oluştururlar. Bu yaşamsal akış, bedendeki ana organları ve sinir sistemini geçerek dönüşür, hücrelere, oluşmak, sağalmak ve işlemek için gerekli olan özsuyu verir.
D. Cinsel Enerji.
1. Doğum Öncesi Enerjisi.
Cinsel enerji, Mikrokozmik Yörünge'de, başlangıçtan beri var olan bir enerji olarak devinir. İnsanın yaşamı, bir tek spermin yumurtanın içine girmesiyle başlar. Bu, Yin ve Yang'ın dengelenmesinde Kung Fu'nun özgün bir eylemidir. Yumurtalık Kung Fusu, bu eylemin kadının bedeninde yeniden yaratılmasıdır.
Yumurtalık enerjisi, yalnızca kadının rahmindeki döllenmiş yumurtadan bir cenin yaratmaz, aynı zamanda, kadının bedenindeki yüksek enerji merkezlerinin içine sinip, insana ruhsal düzeyde bir "yeniden doğum", yeni bir yaşam verir. Aynı zamanda, yaratıcı enerjinin güçlü akışını denetleyebilmenizin güveniyle derin bir uyum duygusunun sevincini duyarsınız.
2. Güçlü ve Çok Yönlü Enerji.
Chi gelişimi yöntemleri, bu kitapta Yumurtalık Solunumu'ndan Orgazmik Çekilme'ye, Orgazmik Çekilme'den Vadi Orgazmı'na kadar ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Bu çalışmaların her biri de, yumurtalıklarda depolanan cinsel enerjinin belkemiğinden beyne çekilmesini gerektirir. Enerji beyninize ulaştığında, buradan boğazınıza, kalbinize ve göbeğinize iner. Beyin ve tükürük bezi, bu güçlü enerjinin nerede ihtiyaç duyulursa oraya gönderilmesine yardımcı olur. Bu, özel işlevlere sahip olan diğer Chi'ler arasında, cinsel Ching'in kendine özgü belirgin bir niteliğidir.
Cinsel enerji hemen her şeyle ilişkilidir ve pek çok farklı işleve dönüştürülebilir. Bu da, cinsel enerjinin ruhsal yapımızı beslemesinin nedenlerinden birisidir. Ruhsal yapımız bu enerjiyi, sanki bir bebek mamasıymış gibi kolayca hazmeder.
Cinsel enerjiyi yumurtalıklardan çekip, Mikrokozmik Yörünge'deki enerji akışına katarak, bedeninizdeki diğer organlara canlılık saçabilirsiniz. Aynı zamanda, bunun sağlığınız üzerinde çok büyük etkileri vardır.
Bu enerji, beden kimyanızı ve bir şeyi başarabilme yeteneğinizi düzenleyen cinsel hormonların üretimi için salgı bezlerini harekete geçirir. Aynı zamanda sevişmenin kalitesi üzerinde de çok güçlü bir etkisi vardır; çünkü seks, biyolojik düzeyde bir hormonal denge sorunudur.
Mikrokozmik Yörünge'nin yararları yalnızca cinsel enerji akışını kolaylaştırmakla sınırlanmaz; aynı zamanda yaşlanma sürecini yavaşlatır ve tansiyon, uykusuzluk gibi rahatsızlıklardan, baş ağrıları ve mafsal iltihabına kadar birçok rahatsızlığı sağaltır. Mikrokozmik Yörünge'de dolaşan enerji, hastalıklarla savaştan bir çocuğun sorularını yanıtlamaya, resim çizmekten sevişmeye kadar nerede ihtiyaç duyulursa oraya gönderilir.
E. Enerjiyi Bedenin İçinde Mühürlemek.
Mikrokozmik Yörünge'yi açtıktan sonra, onu duygusal ve fiziksel tıkanıklıklardan arındırmak çok önemlidir; böylece büyük miktarda cinsel enerjiyi belkemiğinizden yukarıya pompalamanız mümkün olur. Bu kanal, eğer gerginlik nedeniyle tıkanırsa, cinsel uyarılma sırasında açığa çıkan yumurtalık enerjisi beyne ulaşamayacaktır. Ardından daha fazla yumurtalık enerjisi üretilinceye dek, bedeniniz uzun bir durgunluk sürecine girecektir.
Mikrokozmik Yörünge, bu enerjinin bedenin içine mühürlenmesi ve böylece bedenin ve zihnin her bölümünün canlanması için çok önemli bir adımdır. Aksi takdirde, başınızda yoğun bir cinsel enerji basıncı oluştuğunda, bu basınç gözlerden, kulaklardan, burundan ve ağızdan dışarıya sızıp tükenecektir.
F. Mikrokozmik Enerji Kanalının Açılması.
Mikrokozmik enerji kanalını açmanın en kolay yolu, her sabah ve akşam meditasyona oturmaktır. Zihninizin de onunla birlikte akmasına izin vererek, enerjinizin kendiliğinden dönüşüm halkasına bağlanmasını sağlayabilirsiniz. Gözlerinizden başlayın ve enerji, bedeninizin ön kısmından aşağıya, dilinize, boğazınıza, göğsünüze ve göbeğinize inip, oradan da kuyruk sokumunuzdan yukarıya, başınıza doğru devinirken, siz de zihinsel olarak onunla birlikte devinin.
İlk başlarda sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi hissedebilirsiniz; ancak zamanla, akışı ılık bir duygu olarak hissetmeye başlarsınız. İşin sırrı gevşemek ve zihninizi doğrudan doğruya, üzerinde yoğunlaştığınız enerji düğümüne getirmektir. Ancak bu, kafanızın içinde, bedeninizin belli bir bölgesinde neler hissedileceğini canlandırmanızdan çok farklıdır.
Zihninizi bir televizyon ekranı gibi kullanmayın. Gerçek Chi akışını deneyimleyin. Gevşeyin ve bırakın zihniniz Chi ile birlikte, bedeninizde arzu edilen noktaya doğru, doğal olarak aksın.
Her gün meditasyona oturup, Mikrokozmik akışınızı yönlendirmiyorsanız da, onun bedeninizde var olduğunu ve bu uygulamalar sırasında kendiliğinden harekete geçtiğinin farkında olmanız, Taocu sevişme yöntemlerinde çok daha çabuk bir biçimde ustalaşmanızı sağlayacaktır. Hatta bunu sevişme sırasında bile öğrenebilirsiniz; gerekli olan tek şey dikkattir. En iyi sevgili, tümüyle gevşemiş ve kendi içinde neler olduğunun bilincinde olan kadındır.
Bedeninizdeki, zihninizdeki ve ruhunuzdaki gizli Chi işlevlerinin daha çok bilincinde olduğunuzda, yaratıcı bir biçimde sevebilmenizi ve kendiniz olmanızı sağlayan daha büyük bir özgürlük elde edersiniz.
Gevşeme yöntemlerinde ve Mikrokozmik Yörünge'nin açılışında ustalaşmak isteyenler, Tao Aracılığıyla Sağaltıcı Enerjinin Uyandırılması isimli ilk kitabıma başvurabilirler.
Burada anlatılan Cinsel Kung Fu yöntemlerinde ciddi bir biçimde ustalaşmayı düşünen öğrencilerin tümüne, mutlaka Mikrokozmik Yörünge Meditasyonu çalışmalarını tavsiye ederim. İlk başta Mikrokozmik Yörünge üzerinde ustalaşılmadan, cinsel enerjinin yüksek düzeylere dönüştürülmesi süreci daha güç olur. Bazı insanların Mikrokozmik kanalları zaten açıktır ve yalnızca bu akışın bilincinde olmayı öğrenmeleri gerekir. Herkes, zevkli ve doğal bir biçimde gevşeyip bu çalışmayı yapabilir.
Mikrokozmik akışta ustalaşmak, aynı zamanda ciddi bir öğrenciyi, Chi enerjisinin yaşamsal organlara doldurulması yöntemi olan "Demir Gömlek Chi Kung I, II, III" gibi Cinsel Kung Fu'yu tamamlayıcı, enerji koruma yöntemlerine hazırlar.
Beden, zihin ve ruh arasındaki Chi dönüşümünü sağlayan, kasları, kirişleri ve kemikleri güçlendiren "Tai Chi Chuan"ın kısaltılmış bir biçimi olan Tai Chi Chi Kung da bir diğer güçlü yöntemdir.

5. YUMURTALIK GÜCÜNÜN GELİŞTİRİLMESİ.
1. YUMURTALIK ENERJİSİNİN HAREKETE GEÇİRİLMESİ VE DENETLENMESİ.
A. Cinsel Organlarla İlgili Çalışmaların Önemi.
Günümüzde Amerika'da egzersiz alışkanlığı oldukça yaygınlaşmış durumdadır. Bununla birlikte, cinsel birleşme dışında alt karın zarını güçlendirecek pek az sayıda çalışma vardır. Alt karın bölgesiyle ilgili çalışmalar, bu bölgedeki Chi akışını artırırlar ve böylece üreme organları ile onları çevreleyen karmaşık sinir ağını güçlendirirler.
Bu bölgenin güçlendirilmesi son derece önemlidir. Alt karın bölgesine yönelen çok sayıda sinir düğümü, atardamar ve toplardamar vardır. Burası bedenin her yanıyla bağlantı hâlinde olan dokuların bitim noktasıdır. Yaşamsal organlara Chi taşıyan başlıca akupunktur meridyenlerinin tümü bu bölgeden geçer.
Eğer bu bölge tıkanır ya da zayıflarsa, enerji boşa harcanır; organlar ve beyin bundan zarar görür. Bu durum, ileri yaştaki pek çok insanın başına gelmektedir. Alt karın kasları ve anüs kasları zayıfladığında, buna bağlı olarak yaşamsal enerjileri de yavaş yavaş akıp gider; onları zayıf ve dirençsiz bırakır.
1. Bekârlar.
Kim olursa olsun, herkesin cinsel enerjisi cinsel bölgede üretilir ve yine burada toplanır. İçlerindeki cinsel ateşi yalnızca iradelerini kullanarak bastıran rahip ve rahibeler temel alınarak, bekârlar üzerinde yapılan bir sağlık araştırmasında bu kişilerin sağlıklarıyla ilgili olumsuz yönde kanıtlar bulunmuştur.
Bekârlığı seçen kadınlarda, uzun dönemde yumurtalıklardaki ve göğüslerdeki toplanmanın sonucu olarak cinsel organlarda ve iç organların tümünde bozulmalar görülmüştür.
Bekâr olan bazı insanlar, cinsel enerjilerini doğal bir biçimde kendiliğinden dönüştürebilmekte, böylece bekârlığın neden olduğu sorunlarla yüz yüze gelmemektedirler. Doğal olarak bu tür bir yeteneğe sahip olmayan kadınlarda ise bedenlerinde ve cinsel organlarında cinsel enerjinin neden olduğu bir toplanma görülmektedir.
Bu enerji bir şekilde salıverilmek ister ve eğer kadın bu sorunla baş etmenin bir yolunu bulamazsa, bu durum kadını ters yönde etkiler ve olumsuz duygularını artırır. Alt ve üst beden arasındaki enerji kanalları açılmayıp cinsel enerji doğru bir biçimde geliştirilemediğinde, cinsel enerji tıkanır ve böylece hormonlar ve kan, kadının cinsel organlarında, yumurtalıklarında ve rahminde toplanır.
Bu gibi sorunlar "Yumurtalık Solunumu" ve "Orgazmik Çekilme" çalışmalarıyla ortadan kaldırılabilir.
B. Yumurtalık Solunumu Yumurtalık Gücünü Artırır.
1. Kadının Adet Dönemi.
Anatominin kişinin kaderi olduğu söylenir. Kadınlar anne olmak için doğarlar. Dişi bir bebeğin yumurtalıkları henüz olgunlaşmamıştır; küçük ve yumuşaktır. Fakat aynı zamanda üretken yıllarında üreteceği 300-500 yumurta için gerekli olan güce ve 450.000 yumurta üretmeye yetecek bir birikime sahiptir.
Her kadının, adet dönemleriyle ilgili derin bir bağı vardır. Sağaltıcı Tao Sistemi'ndeki öğrenciler, adet dönemlerindeki enerji değişimlerine karşı ne derece hassas olduklarını belirtmişlerdir; adet dönemlerinin bir gün önce ya da sonra başlayacağını, bir gün fazla ya da az süreceğini ve eğer kanamalarının renginde ya da içeriğinde bir değişiklik olursa neler beklediklerini açıklamışlardır.
Öyle görünmektedir ki hemen hemen her kadın, ilk adet gördüğü güne ilişkin bir anıya sahiptir. Bu anılar bazen zevkli, bazen ise üzücü olmakta; ama mutlaka akılda kalmaktadırlar.
Bir kadın, ilk adetini bir erkek kendisini tavlamaya çalıştığı sırada gördüğünü; bir diğer kadın o gün annesinden aldığı tokadı (dünyaya bir kadın olarak hoş geldin hareketi olarak); bir kadın da o gün oynadığı basitleştirilmiş beyzbol oyununda yaptığı sayıyı anımsamaktadır.
Birçok kadının adet dönemi, büyük bir karmaşanın ve belirsizliğin kaynağı olmuştur. Hamile kalabilecekleri günlerden emin olamıyorlar, adet dönemindeki salgılardan ve kokulardan utanıyorlar, bilindik doğum kontrol yöntemlerinden hoşnut değiller, tıbbi tavsiyelere karşı hem bağımlılık hem de güvensizlik hissediyorlar.
Bazı kadınlar yaşamları boyunca adet dönemleriyle ilgili pek az sorunla karşılaşırlar. Kolay adet dönemleri, tıbbi bir müdahale gerektirmeyen doğumlar yaşarlar ve menopoz dönemlerine yumuşak bir biçimde geçerler. Diğerleri ise adet dönemleriyle birlikte tekrarlanan vajinal enfeksiyonlar, anormal akıntılar, zor doğumlar ya da sentetik hormon alma zorunluluğu gibi birtakım sorunlarla karşı karşıya kalırlar.
Yalnızca Yumurtalık Solunumu Çalışması bile, yaşamın pek çok alanında olduğu gibi adet dönemlerinde de belirli değişiklikler meydana getirir.
Bu konudaki önemli bir nokta, kadın iki ya da üç çocuk sahibi ise ve daha fazla çocuk sahibi olmayı düşünmüyorsa, bedeninin düzenli olarak yumurtalık enerjisi üretmeye devam etmesidir. Bu enerjiyi boşa harcamak yerine, daha sonra kullanılmak üzere başka bir biçime dönüştürüp saklayabilirsiniz. Yumurtalık çalışmaları bu gücün kullanılmasını sağlar.
2. Yang Enerji ve Adet Dönemi.
Adet dönemi üç belirgin bölüme ayrılır. İlk olarak dönemin kendisidir. Adet dönemi boyunca bir yumurtalık birçok olgunlaşmamış yumurtayı harekete geçirir ve genellikle bu yumurtalıklardan yalnızca bir tanesi olgunlaşır. Ardından bu yumurta, jölemsi bir salgıyla çevrili olarak yumurtalıktan kopar.
Kanamanın sonundan yumurtlamaya kadar olan dönem, yumurtalık gücünün en üst düzeyde olduğu dönemdir. Taocular, bu dönem boyunca yumurtalık enerjisinin en Yang ya da en sıcak durumda olduğuna inanırlar.
Yumurtlamanın ardından yumurtalığın yırtılan bölgesi iyileşir ve corpus luteum'u ya da sarı cisimciği oluşturur. Bu sarı cisimcik progesteron üretir. Progesteronun görevi, rahim astarının dökülmesini engellemektir.
Eğer yumurta bir sperm ile birleşir ve hamilelik meydana gelirse, hamilelik boyunca progesteron üretimi devam eder. Döllenme gerçekleşmediği takdirde, yumurtalık bir süre yoğun olarak östrojen salgılar ve böylece adet dönemi başlar.
Taocular, yumurtlama ve adet arasındaki dönemin kadınların Yumurtalık Solunumu'ndan en fazla yararlanacakları dönem olduğuna inanmaktadırlar. Ancak en fazla yararı elde etmek için düzenli çalışma yapmak çok önemlidir. Yumurtalık Solunumu, yumurtanın içindeki enerjiyi çekecektir. Yaşam yaratacak kadar büyük bir gücü yönlendirdiğimizi gözünüzün önünde canlandırın.
C. Zarlar.
Bedenimizde birçok zar vardır. Bu zarların hepsi de, kalbi ve akciğerleri karın boşluğundaki organlardan ayıran ve solunuma yardımcı olan göğüs zarına, diyaframa benzerler. Soluk aldığınızda bu zarlar açılır, böylece göğüsteki boşluğu büyütür ve ciğerlerin dolmasını sağlar. Solunum ne kadar derin olursa bu zar da o kadar açılır.
Alt karın bölgesini apışarasından ayıran alt karın zarı ve apışarası zarı hakkında pek az şey bilinir. Yumurtalık Solunumu'nu doğru bir biçimde uygulamak için yalnızca göğüs zarını değil, alt karın...
D. Kuyruksokumu ve Kafatası Pompaları Chi'yi Belkemiği Boyunca Yükseltirler.
Sinir sisteminizin içinde bulunduğu ve korunduğu belkemiğimiz ve kafatasımız, sinir sisteminizin kalbidir. Sinir sistemi, beyin ve omurilik sıvısı (serebrospinal sıvı) ile çevrilidir. Bu sıvı, Taocular tarafından yıllar önce tanımlandığı gibi iki pompa yardımıyla devinir.
Birinci pompa kuyruksokumu bölgesinde bulunur ve Kuyruksokumu Pompası olarak adlandırılır. İkinci pompa ise ensenizin üst kısmında, kafatasının arkasında bulunur ve Kafatası Pompası olarak adlandırılır.
Bu pompaları harekete geçiren pek çok insan, Yumurtalık Solunumu sırasında büyük bir enerji kabarcığının belkemiklerinde yükseldiğini hissettiklerini belirtmişlerdir.
1. Kuyruksokumu Pompası.
Taocular kuyruksokumunu, yumurtalıklardan ve apışarasından gelen enerjinin tutulabileceği ve ardından yukarıya doğru itilerek dönüştürülebileceği bir nokta olarak kabul ederler. Bu merkezi, bedende dolaşan Ching Chi'yi damıtan bir merkez olarak düşünebilirsiniz. Eğer belkemiğinin açılışı olan kuyruksokumu tıkanırsa, yaşam gücü yüksek merkezlere ulaşamayacaktır.
2. Kafatası Pompası.
Kafatası pompası uzun bir zaman boyunca, enerjiyi alt merkezlerden üst merkezlere pompalayan önemli bir pompa olarak kabul edilmiştir. Tıbbi araştırmalar yakın zamanlarda, solunum sırasında sekiz kafatası ekleminde anlık devinimler olduğunu ortaya koymuştur.
Kafatası eklemlerindeki devinimler, beyni ve omuriliği çevreleyen sıvının üretimi için çok önemlidir ve normal bir sinir sistemi ile tüm bedendeki enerji döngüsü için gereklidir. Kafatası eklemlerini güçlendirmek enerjiyi artırır ve baş ağrısı, solunum yolları sorunları, görme bozuklukları ve ense ağrıları gibi sorunları ortadan kaldırır.
Taoculukta alt karın ve apışarası zarlarının, anüsün, kuyruksokumu ve kafatası pompalarının devinimlerinin geliştirilmesi, cinsel enerjinin belkemiğinden yukarıya yükseltilmesi için çok önemlidir.
Yumurtalık Solunumu'nda zihnimizi kullanır ve Kafatası Pompası ile Kuyruksokumu Pompası'nın işlemesine yardımcı olmak için çenemizi ve ensemizi hafifçe kasarız. Orgazmik Çekilme'de ise daha sert kasılmalar, daha derin bir soluk ve pompaların işlemesine yardımcı olmak için gözlerin devinimini kullanırız.

E. Chi Kasları, Chi Akışının Denetlenmesine Yardımcı Olur.
Daha önceden de açıklandığı gibi, Taocu uygulamalardaki en önemli noktalardan bir tanesi, organlarımıza ve salgı bezlerimize doğru olan Chi akışını artırmaktır. Bu amaca ulaşmak için Mikrokozmik Yörünge Meditasyonu ve İçsel Gülümseme çok önemli yöntemlerdir.
Bu çalışmalar özellikle sağaltıcı sevgi uygulamalarında çok önemlidir; çünkü bu çalışmalar cinsel enerjinin yukarıya doğru akacağı kanalları açar ve enerjinin denetlenmesinde size yardımcı olur.
Bununla birlikte, sağaltıcı cinsel enerji organlara yönlendirilmedikçe, sevişme sıradan bir sosyal eyleme dönüşür; salgı bezlerinin ve organların enerjisinin tükenmesiyle sona erer.
Cinsel enerji akışını denetleme yeteneği kazanmak için Chi kaslarını güçlendirmek gerekmektedir.
1. Apışarası Gücü.
Apışarası bölgesine anüs ve cinsel organlar da dâhildir. Apışarası bölgesi, Yin (soğuk) enerjinin yuvası olarak bilinir ve burası diğer organlar ve salgı bezleriyle yakın ilişki içindedir.
Çinlilerin apışarası için kullandıkları sözcük Hui-Yin, tüm Yin enerjisinin ya da alt karın bölgesinin enerjisinin toplandığı nokta anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Yaşam ve Ölüm Kapısı olarak da bilinir. Bu nokta iki ana kapının arasında bulunur. Ön kapı ya da cinsel organların kapısı, büyük yaşam gücü açılışıdır; yaşam gücü buradan çıkar.
Alt karın zarını ve apışarası zarını da kullanmalısınız (Çizim 5-1). Bu zarlar, enerjiyi organlara boşaltan baraj kapaklarına ya da enerjiyi daha yüksek merkezlere taşıyan birer pistona benzerler. Gerçek solunum bu alt zarlardan gelir. Bu zarlar, cinsel organlarda üretilen enerjiyi daha yüksek enerji biçimlerine dönüştüren Taocu uygulamalarda çok önemlidir.
1. Alt Karın Zarı.
Bu zar, gövdenin alt kısmını çepeçevre saran bir kas duvarıdır. Ön taraftaki kasık kemikleri ile arka tarafta bel kemiğinin sonundaki kuyruk sokumu arasında asılı durur.
Apışarası ile leğen boşluğu arasında bulunduğundan, bu zarın içine giren pek çok organ vardır. Bu organlar rahim, vajina ve rektumdur (kalın bağırsağın son kısmı). Bu nedenle bu zar üzerinde denetim kazanmanız, cinsel organlarınız üzerinde büyük bir denetim kazanmanızı sağlar.
Alt karın zarı aynı zamanda karaciğeri, mideyi, kalın ve ince bağırsakları, böbrekleri ve mesaneyi barındıran karın boşluğunun da tabanını oluşturur. Bu zar, yaşamsal organları taşır ve onların biçimlerini korumalarına yardımcı olur.
2. Apışarası Zarı.
Apışarasında, anüs ile vajina arasındaki bölgede, alt karın zarının altında başka bir zar bulunur. Bu zar idrar yolunu kapsar ve klitoris gövdesine bağlıdır.
Her iki zar da yaşamsal enerjinin ya da Chi'nin gövdenin alt kısmındaki açıklıklardan bedenin dışına sızmasını önler. Bu zarlardan geçen açıklıklar iyice mühürlendiğinde, böbrekteki Chi basıncı artar. Chi basıncı arttığında, Chi ve kan akışı da artacaktır.
Sağaltıcı Tao Sistemi'ni bir bütün olarak incelemeye başladığınızda, bu anatomik yapıların önemi belirgin hâle gelecektir. Daha önceden de belirtildiği gibi, Demir Gömlek Chi Kung çalışması bu bölgenin güçlendirilmesine yardımcı olacaktır ve aynı zamanda günlük Yumurtalık Kung Fusu çalışmalarıyla bir arada yürütülebilecek çok iyi bir bütünleyici çalışmadır.

Gerçek derin soluk, alt karın ve apışarasından gelir.
Kolayca dışarıya doğru sızabilir ve organların işlevini tüketebilir. Gençlikte ya da dinlendirici bir uykunun ardından vajina duvarları gergindir; yaşlılıkta ve yorgun olduğunuzda ise vajina duvarları gevşer. PC kaslarını barındıran vajina duvarlarının, yaşam gücü akışının sürmesi ve kendi gücünü artırması için güçlü olması gerekir.
İkinci kapı ya da arka kapı anüstür. Taocular, apışarası bölgesini bir tür pompa işlevi gören en alt zar olarak kabul ederler. PC kasını, alt karın ve apışarası zarlarını, anüsteki büzücü kasları (sphincter) ve apışarasında bulunan pek çok istemsiz kası da içeren Chi kasları üzerinde denetim kazanmak, pompalama işlevi üzerinde büyük etkilere sahiptir.
Yumurtalık Solunumu bu bölgeyi enerjiyle doldurmaya başladığında, apışarası, vajina ve anüs hemen sıkılaşmaya başlar. Taocu çalışmalarda, özellikle Demir Gömlek Chi Kung çalışmasında, apışarasının kasılma gücü, yaşamsal gücün korunmasında ve bel kemiğine çekilmesinde büyük bir rol oynar.
2. Anüs, Organların Enerjisiyle Bağlantılıdır.
Anüsün birçok bölümü vardır ve bu bölümler organların ve salgı bezlerinin Chi'leriyle yakından ilişkilidir. Bu bölge sıkıca kapanmadığında ya da mühürlenmediğinde, yaşamsal gücümüz için gerekli olan enerji, "dönüşü olmayan bir akış" ile kolayca yitirilir. Enerji buradan dışarıya doğru akıp gider ve bir daha geriye döndürülemez.
3. Anüs Bölgesi Beş Bölüme Ayrılır.
Anüs beş bölüme ayrılır: (a) orta, (b) ön, (c) arka, (d) sol ve (e) sağ (Çizim 5-2).
Anüsün çeşitli bölümlerini kasıp yukarıya doğru çekerek, aynı zamanda apışarası bölgenizi de yukarıya çekmiş olursunuz.

Anüs beş bölgeye ayrılır.
A. ORTA BÖLÜM.
Anüsün orta bölümündeki Chi, sırayla şu organlarla bağlantı halindedir: Vajina, rahim, ana atardamar ve ana toplardamar, mide, kalp, tiroid bezi, paratroid bezi, epifiz ve hipofiz bezleri ile başın
tepe noktası (Çizim 5-3).

B. ÖN BÖLÜM
Anüsün ön bölümündeki Chi, şu organlarla ve salgıbezleriyle bağlantı halindedir: Mesane, rahim boynu, ince bağırsak, mide, timüs, tiroid bezi ve beynin ön kısmı (çizim 5-4).

C. ARKA BÖLÜM.
Anüsün arka bölümünde Chi'nin bağlantılı olduğu bölgeler şunlardır: Kuyruksokumu, alt bel omurları, oniki göğüs omuru, yedi boyun omuru ve beyincik (Çizim 5-5).

D. SAĞ BÖLÜM.
Anüsün sağ bölümü şu organlarla bağlantılıdır: Sağ yumurtalık, kalın bağırsak, sağ böbrek, sağ adrenalin bezi, karaciğer, safrakesesi, sağ akciğer ve beynin sağ yarım küresi.

Chi kaslarınızı denetlemeyi öğrendiğinizde, Chi enerjinizi sağaltıma ihtiyaç duyan belirli organlarınıza ve salgıbezlerinize yönlendirebilir ya da sevişme sırasında eşinize gönderebilirsiniz. Orgazmik Çekilme'nin daha ileri aşamalarında, orgazmınızı organlarınıza ve salgıbezlerinize nasıl göndereceğinizi öğreneceksiniz.
F. Yang Yumurtalık Enerjisi: Sağaltıcı ve Yaratıcı Güç.
Eski Taocular olağanüstü bir gözlem gücüne sahiptirler ve cinsellik konusundaki bulguları, Çin'de yüzyıllarla değil, bin yıllarla ifade edilen uzun bir zamana yayılmıştır.
Taocular, dişi hormonları ve yumurta biçiminde cinsel enerji üreten birer fabrika gibi baktıkları yumurtalıklara büyük bir önem vermişlerdir; çünkü beyin gibi tüm yaşamsal organlar, bu enerjinin üretimi için kendi güçlerinin bir kısmını vermektedirler. Bu bilgeler, kadının döneminin ilk kısmında, Yang Ching Chi (Yumurtalık Chi'si) olarak adlandırılan, inanılmaz derecede büyük bir yaşamsal enerjinin açığa çıktığını kaydetmişlerdir. Daha önceden de belirtildiği gibi, Yang enerji kadının yumurtlaması sırasında bir yumurtayı harekete geçirir ve onu tümüyle yaşam enerjisiyle doldurarak değiştirir. Bu da, yaratma ve sağaltma gücü olan genç, güçlü bir enerjinin işaretidir.
Yumurtalık Chi'si ya da Ching Chi, yaşamsal güçten ya da Mikrokozmik Yörüngede dolaşan Chi'den daha yoğundur. Daha yoğun olduğundan ve daha yavaş devindiğinden, bu enerji yüksek merkezlere ulaşmak için yardıma ihtiyaç duyar. Bu nedenle Mikrokozmik Yörüngeyi açmak ve Yumurtalık Solunumu ile Orgazmik Çekilme çalışmalarına başlamadan önce enerjinin bu bölgede devindiğinden emin olmak çok önemlidir. Böylece orgazmınızı içeriye ve yukarıya doğru daha çok yönlendirebilir ve Ching Chi'yi bedeninizde dolaştırıp organlarınızı ve salgıbezlerinizi daha çok sağaltıp canlandırabilirsiniz. Bu enerjiyi aynı zamanda eşinizi sağaltmak ve canlandırmak için kullanabilirsiniz.
Kadının dönemi devam ederken ve yumurta bedenden dışarıya doğru devinirken, sıcaklık duygusu, daha önceden tanımlanan yumuşak bir ılıklık niteliğine yol verir. İster kadının isterse erkeğin cinsel enerjileri olsun, cinsel enerjilerin tümü durgun ve dinlenme dönemindeyken Yin'dir. Şu an, uyarılmış cinsel enerji daha Yin bir doğaya sahiptir; daha sağaltıcı ve yaratıcıdır. Bu cinsel enerjiyi, yaşam gücünü dışarıya boşaltmadan kullanmak çok önemlidir.
Eğer yaşam gücünü dışarıya boşaltırsanız her şeye başından başlamak zorunda kalabilirsiniz.
II. EŞSİZ GELİŞİM: YUMURTALIK SOLUNUMU, HAVANIN YUMURTALIKLARA VE VAJİNAYA İTİLMESİ
Yumurtalık Solunumu: Biraz ileride açıklanacak olan Yumurtalık Solunumu çalışması, Mikrokozmik kanalınızı açmanıza ve kullanmanıza yardımcı olacaktır. Yumurtalık Solunumu'nda, ılık yumurtalık enerjisini belkemiğinizden yukarıya, oradan üçüncü göze ve dilinizin yardımıyla aşağıya, göbeğinize indirmek için zihninizi kullanacaksınız. Yumurtalıklar, yumurta ve hormon tarafından üretilen enerjiyi çekeceksiniz. İlk başlarda süreç biraz yavaş olur; ancak bir süre sonra, yalnızca bir tek düşünce dahi, zevkli bir enerji dalgasını sırtınızdan başınıza gönderecektir.
Havanın Yumurtalıklara İtilmesi: İkinci çalışma, Havanın Yumurtalıklara İtilmesi, sizi Chi kaslarınız üzerinde daha fazla denetim kazanacak biçimde eğitir, yumurtalıklarınızda daha fazla ılık Chi enerjisi üretir ve bu enerjiyi güvenli bir biçimde belkemiğinizden yukarıya doğru gönderir.
Orgazmik Çekilme: Üçüncü çalışma, Orgazmik Çekilme, 6. bölümde anlatılmıştır. Ching enerji uyandığında onunla nasıl çalışacağınızı ve yukarıya doğru nasıl geliştireceğinizi öğreneceksiniz.
Bu, organları, salgıbezlerini ve beyni enerjiyle doldurup canlandırmanın en güçlü yoludur. Tıpkı vahşi bir kısrak gibi, bu enerji de en zor denetlenen enerjidir. İlk başta bu çalışmayı kendi kendinizi uyararak yalnız başınıza çalışmanızı öneririz.
A. Yumurtalık Solunumu.
1. Çalışmaya Genel Bir Bakış.
Yumurtalık Solunumu tıpkı bir çiçeğin yapraklarının yumuşak bir biçimde kapanması gibi, Chi kaslarının hafifçe kasılmasını gerektirir. Bu kasılım o kadar az olmalıdır ki, eğer kasılım gücü biraz azaltılsa ortada hiçbir kasılım kalmamalıdır. Aşağıda birkaç duruş açıklanmıştır; ancak bu çalışma için en iyi duruş ayakta durmak ya da bir sandalyenin kenarına oturmaktır.
Çalışmada bütün dikkatinizi yumurtalıklara yönlendirirsiniz. Böylece "Yumurtalık Sarayı" olarak tanımlanan bölgede bol miktarda enerji toplanır. Enerjiyi buradan rahminize, apışaranıza ve belkemiğinizden beyninize ulaştırırsınız. Son olarak, dilinizi bir tür elektrik anahtarı gibi kullanıp enerjiyi güvenle saklayabileceğiniz bir bölge olan göbeğinize indirirsiniz.
Yumurtalıklardaki enerjinin sıcak enerji olduğunu ve bu enerjinin kalp merkezinde ya da göbekte toplanabileceğini belirtmiştik. Ancak bazı insanlar kalplerine çok fazla enerji yığarlar ve bunun sonucu olarak kalpte yanma ya da soluk alma güçlüğü gibi sorunlar ortaya çıkar. Bu, fazla enerjinin yeterli bir biçimde dönüştürülmediğini gösterir.
Bu nedenle, çalışmalarınızın ilk dönemlerinde cinsel enerjinizi göbeğinizde depolamanızı öneriyoruz. Çalışmada ilerlediğinizde, sevginizi ve neşenizi artırmak için bu enerjiyi kalbinizde depolayabilirsiniz.
2. Duruşlar.
Yumurtalık Solunumu çalışması için üç duruş vardır; bunlar ayakta durmak, oturmak ve yatmaktır.
A. OTURMAK.
Basitlik ve rahatlık için bir sandalyeye oturun (Çizim 5-8). Oturmak, çalışmayı kolaylaştıran gevşeme ve yoğunlaşma için iyidir.
Ayaklarınız ve kalçanız ağırlığınızı taşıyacak biçimde sandalyenin kenarına oturun. Ağırlığınızın tümünü kalçalarınıza yüklemeyin; bu durum siyatik sinirinde ağrı yaratabilir. Vajina ve apışarası sıkılmış olmamalı, fakat bol bir elbise ya da iç çamaşırıyla örtülmelidir. Eski zamanlardan beri kullanılan yararlı bir yöntem olduğundan, çalışma boyunca altınıza, klitorisinize ve vajinanıza baskı uygulayan dairevi bir şey, belki bir top koyabilirsiniz. Ya da bir ayağınızı altınıza alıp, topuğunuz hafifçe klitorisinize baskı uygulayacak ve böylece Chi'nin daha kolay devinmesine yardımcı olacak biçimde oturabilirsiniz.
Eğer Mikrokozmik Yörünge dönüşümü ve Demir Gömlek Chi Kung çalıştıysanız, enerjiyi doğrudan yukarıya yönlendirmekte deneyimli olmalısınız ve bu nedenle bu tür bir yardıma ihtiyaç duymazsınız.
Dilinizi damağınıza dayayın. Bu, bedeni dolaşan Mikrokozmik Yörünge'nin iki kanalını birbirine bağlamak için çok önemlidir.
Ayaklarınız yere basmalı ve avuç içleriniz yere bakacak biçimde, elleriniz bacaklarınızın üstünde gevşemiş bir biçimde durmalıdır.
Bel bölgeniz dik, sırtınız ve ense bölümünüz hafifçe kavislenmiş bir biçimde olmalıdır. Bu, göğsünüzün gevşemesini sağlayacak öne doğru hafif bir kavistir ve gücün enseden, göğüsten ve göbekten akmasına yardımcı olur. Çenenizi hafifçe içeriye çekili tutun.
Bacakların çaprazlandığı lotus oturuşundan, Kızılderili oturuşuna kadar birçok oturuş vardır. Lotus oturuşunun pek çok ruhsal erdemi vardır; ancak Çin uygulamalarında bazı zararları olduğundan bu oturuş pek kullanılmamaktadır. Bazı rahipler, uzun süre bu durumda meditasyon yapmaktan siyatik ağrılarına ve kireçlenmeye yakalanmışlardır. Aynı zamanda, ayakların yer ile olan bağlantısının kesilmesi, yerin Yin enerjisini ayaklarınız yardımıyla doğrudan çekmenizi engeller.
Enerjinizi çok iyi bir biçimde denetleyebilir ve yönlendirebilir duruma geldiğinizde istediğiniz oturuşu seçebilir ve hâlen enerjiyi istediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz.
Bununla birlikte, insan bedeni yerin enerjisini, ayak tabanlarındaki böbrek meridyenleri (K-1) ve diğer meridyenler yardımıyla emecek ve bu enerjiyi kuyruksokumundan bele göndermeden önce süzecek şekilde biçimlenmiştir. Bazı insanlar, eğer yerden çok fazla enerji çekerlerse, lotus duruşundaki sorunlara benzer sorunlarla karşılaşmaktadırlar.

B. AYAKTA DURMAK.
Bir diğer iyi duruş, ayakta durmaktır. Yukarıda anlatılan dilin damağa değdirilmesi ve düzgün bir duruşun korunması gibi özellikler bu duruş için de geçerlidir. Ayakta durmak, Yumurtalık Solunumu için özellikle tercih edilen duruştur, çünkü bu duruş kuyruksokumu ve pelvisin rahatlamasını sağlar.
Gevşemiş bir biçimde ayakta dik durmak, iyi bir pozisyona olanak tanır. Eller yandadır ve ayaklar omuz genişliğinde açılmıştır. Eğer kendinizi çok gergin hissediyorsanız, gevşeme konusunda kendinizi eğitin; aksi takdirde Chi kalp bölgenize yapışıp sizi sinirli bir duruma sokabilir.
C. YATMAK.
Başlangıçta, henüz enerjiyi nasıl denetleyeceğinizi öğrenmeden, bu çalışmaları uygularken kesinlikle sırtüstü yatmayın. Sırtüstü yattığınızda, göğsünüz karnınızdan yukarıda kalır ve çok fazla enerji alır. Aynı şekilde sol tarafınıza da yatmamalısınız. Her iki yanlış duruş da kalbinizi gereksiz yere zorlar.
Uygun yatış biçimi sağ yanınıza yatmaktır. Başın altına konulacak bir yastık, başı 6-8 cm yükselterek omuzla aynı seviyeye getirecektir. Sağ elinizin dört parmağını sağ kulağınızın önüne, başparmağınızı ise kulağınızı hafifçe öne bükerek açık tutacak biçimde kulağınızın arkasına koyun. Kulağınız açık olduğunda, hava östaki borusundan geçip sağ ve sol kulakların basıncını eşit düzeyde tutabilir. Bu çok önemlidir; çünkü çalışma boyunca bol miktarda Chi basıncı yaratılabilir.
Sol elinizi sol baldırınızın üzerinde tutun. Sağ bacağınız düz, sağ bacağınızın üzerinde duran sol bacağınız ise kırık olmalıdır.
Daha önceden de belirtildiği gibi, enerjinizin üzerinde iyice ustalaştığınızda çalışmayı yapmak için sırtüstü de yatabilirsiniz; ancak bu durumda, enerjinizin göğsünüze ve kalbinize yapışıp kalmadığına emin olmalısınız. Asla sol yanınıza yatmayın.
Adım Adım Çalışma Rehberi.
Bu bölümde çalışmanın her bir adımı ayrıntılı olarak açıklanmıştır. 4. kısımda çalışma sırasında kullanabileceğiniz bir rehber vardır. 5. kısımda ise, çalışmada daha da ilerlediğimizde kullanabileceğimiz bir rehber, çalışmanın özeti vardır.
Tersinin yapılması gerektiği söylenmediği sürece solunumun tamamı burundan yapılmalıdır. Burundan yapılan solunum, havanın daha iyi denetlenmesini, süzülüp ısınmasını sağlar, aynı zamanda iyi dengelenmiş bir yaşam gücü verir.
Aralarında bir omuz genişliği olacak biçimde ayaklarınızı yere koyun ve sırtınızı dik tutup bir sandalyenin üzerine oturun. Bol bir elbise giymeniz gerektiğini aklınızda tutun. Ya da vajinanızı serin hava akımından koruyacak ve böylece Chi'nin sızmasına engel olacak rahat bir iç çamaşırı kullanın. Serin bir odada çıplak olarak çalışmayın, aksi takdirde bol miktarda Chi kaybedersiniz.
İyice gevşediğinize emin olun. Eğer gerginseniz esnetici birkaç egzersiz yapın ya da kısa bir yürüyüşe çıkın.
A. ENERJİYİ YUMURTALIK SARAYINA VE AŞAĞIDAKİ İLK DURAĞINIZ OLAN APIŞARANIZA TAŞIYIN
(1) ENERJİYİ YUMURTALIK SARAYINA TAŞIYIN.
Çalışmaya Yumurtalık Sarayı'nızın yerini saptayarak başlayın. Her iki elinizin baş parmaklarını göbek deliğinize koyun ve işaret parmaklarınızı birbirine birleştirerek bir üçgen yapın. İşaret parmaklarınızın dokunduğu nokta Yumurtalık Sarayı'nızdır. Aynı zamanda serçe parmaklarınızı da açın; serçe parmaklarınızın altındaki noktada yumurtalıklarınız bulunmaktadır.
Serçe parmaklarınız burada dururken yumurtalıklarınızın farkına varın. Yumurtalıklarınızın üzerini, yumurtalıklarınızın ısındığını hissedinceye kadar ovun. Yumurtalıklarınızda ve yumurtalarda daha fazla enerji üretilmesi için yoğunlaşın. Aynı zamanda PC kaslarınızı denetleyip, vajinanızı çok hafif bir biçimde açıp kapamak için zihninizi kullanın. Bir ılıklık, çınlama ve sulanma gibi duygularla enerji, varlığını size hissettirebilir. Her insan enerjiye farklı bir biçimde ulaşır.
Bir şey hissetmeye başladığınızda, soluk alın ve enerjiyi işaret parmaklarınızın birbirine değdiği noktada bulunan Yumurtalık Sarayı'na taşıyın. Vajinanızı yumuşak bir biçimde açıp kapamanız ve yoğunlaşmanız, yavaş yavaş yumurtalıklarınızdan Yumurtalık Sarayı'nıza enerji çekmenizi sağlayacaktır.
(2) İLK DURAK: APIŞARASI
Yalnızca hafif bir soluk alın. Soluk alırken vajinanızın iç ve dış dudaklarını hafifçe kasarak, apışaranızı yukarıya doğru çekerek ve anüsünüzün ön kısmını hafifçe kasarak, yumurtalık enerjinizi, Yumurtalık Sarayı'nızdan aşağıya, apışaranıza getirin. Vajinanızın kasılmasının, Chi kasları olarak adlandırdığımız bir grup kas olan PC kaslarının kasılması olduğunu anımsayın. Bu hareket, tüm Chi kası gruplarının kasılımını başlatır.
Anüs, apışarası olarak bilinen bölgeye dahil olduğundan, "anüsün kasılıp yukarıya çekilmesine", "apışarasının kasılıp yukarıya çekilmesi" diyebiliriz. Yumurtalık Solunumu'nda kullandığımız kasılımları tanımlarken ortaya çıkabilecek karışıklıkları engellemek için, Chi kaslarının kasılmasını, "apışarasının kasılıp yukarıya çekilmesi" olarak adlandıracağız.
Enerjinin devinimini, rahimin üstünden altına, rahim boynundan vajinaya ve oradan da apışarasına doğru olacak biçimde hissedebilirsiniz. Enerji apışarasına ulaşmadan önce, klitoris gövdesinden başına doğru ters bir tur da alabilir. Enerjinin devinimini bu yolla ya da başka bir yoldan da olsa, mutlaka enerjinin Yumurtalık Sarayı'nızdan apışaranıza ulaştığını hissetmelisiniz.
Soluğunuzu tutun, kısa soluklar alın, vajinanızı güçlü bir biçimde kapatın ve yumurtalıkların enerjisini bir süre apışaranızın ön kısmında tutun. Soluk verin, hissedebileceğiniz ılıklıklar üzerinde yoğunlaşın ve bu ılıklığı zihinsel olarak apışaranızın ön kısmına getirin. Bırakın enerji rahminizden rahim boynuna ve vajina duvarlarınızı geçip apışaranıza doğru aksın.
Dikkatinizi apışaranızda tutmayı öğrenmeniz çok önemlidir; çünkü eğer bu bölge üzerindeki dikkatinizi yitirirseniz, ılık cinsel enerji dışarıya sızacaktır.
Şimdi, enerjinizin Yumurtalık Sarayı'nızdan apışaranıza aktığını fark edin. Her soluk alış verişinizi bir diye sayarak bir seferde dokuz soluk alış verişi çalışın. Her defasında yumurtalıklarınıza geri döndüğünüzde, ilk kez soluk alıp pek çok kez soluk vererek bol miktarda enerji biriktirin ve çalışmaya tekrar başlayın.
(3) CİNSEL ENERJİNİN APIŞARASINDA TUTULMASI
Bir bardak suyu bir kamış yardımıyla içtiğinizi düşünün. Suyun tamamını tek bir çekişte içemezsiniz; suyu içmeye devam etmek için bir süre durup soluk almanız gerekir. Ancak soluk almak için durduğunuz sırada eğer bir parmağınızla kamışın ağzını tıkamazsanız, kamışın içindeki su geriye akacaktır. Böylece suyu içmeye devam etmek için her şeye en başından başlamanız gerekir.
Tıpkı burada olduğu gibi, Chi'nin apışarasında tutulması da çok önemlidir. Eğer bu bölge üzerindeki dikkatinizi yitirirseniz, enerji kolayca vajinanıza inecek ve buradan da dışarıya sızacaktır. Çalışarak enerjiyi o bölgede tutmak için zihninizi kullanmayı öğreneceksiniz. Birkaç gün boyunca, başarıya ulaşıncaya dek çalışın.
(4) YUMURTALIK SARAYINA GERİ DÖNÜŞ
Yumurtalık Solunumu'nda, herhangi bir merkezinize enerji ulaşmadan önce Yumurtalık Sarayı'nıza geri dönmeli ve bol miktarda enerji toplamalısınız.
Yumurtalık Sarayı'nıza enerji toplamak için vajinanızı hafifçe açıp kapatarak Yumurtalık Solunumu'nu çalışın. Yeterli miktarda yumurtalık enerjisi toplandığına emin olduğunuzda, enerjiyi apışaranıza taşımak işlemini tekrarlayın. Her seferinde az miktarda soluk alın ve Chi kaslarınızın çok hafif devinimleriyle vajinanızı kapatın. Aynı zamanda vajinanızı kapadığınızda, vajinanızı hafifçe apışaranıza çekin ve apışaranızın ön kısmını yukarıya doğru çekin.
Soluğunuzu tutun, hafif bir soluk alın, vajinanızı güçlü bir biçimde kapatın ve apışarası noktanızda bir farkındalık yaratıp, böylece yumurtalıklardaki enerjiyi bu noktaya çekmek için zihninizi kullanın. Enerjiyi apışaranızın ön kısmında tutun. Soluğunuzu vererek bir süre dinlenin ve Ching Chi'yi hissedin, ardından onu zihinsel olarak Yumurtalık Sarayı'nızdan vajinanıza, klitorisinize ve apışaranıza taşıyın. Bu arada dikkatinizi apışarası noktasının üzerine yöneltmeye ve enerjiyi burada tutmaya devam edin.
Taoculukta, cinsel enerji ana enerjidir. Eğer yalnızca kaslarınızı çalıştırır ve yaşam gücü ile cinsel enerji üzerinde hiçbir şey bilmezseniz elde edeceğiniz faydalar çok az olur.
Bu nokta üzerinde bir, iki hafta ya da enerjiyi yumurtalıklarınızda, Yumurtalık Sarayı'nızda ve apışaranızda hissedinceye kadar çalışın. Enerji vajinaya doğru devinirken bir duyarlılık oluşacaktır ve klitorisinize doğru devinirken güçlü bir biçimde hissedilecektir.
Tersinin söylenmediği durumlarda tüm solunumların burundan yapılması gerektiğini ve bu tür solunumun havanın daha iyi denetlenmesini sağladığını hatırlayın. Aynı zamanda, soluk alırken içinize az miktarda hava çekmelisiniz. Bedenin tümü gevşemiş olmalıdır. Tüm gerilimlerinizin tıpkı meditasyon sırasında olduğu gibi akıp gitmelerine izin verin.
Cinsel enerjinizi aşağıya indirmek ve yukarıya çekmek için yalnızca zihninizi kullanın. Çalışma yaparak yumurtalıklarınızda toplanan sıcak Ching Chi'yi tanımayı öğreneceksiniz. Daima, enerjinizle bağlantıya geçene dek soluk alıp enerji biriktirerek başlayın.

B. ENERJİYİ BELKEMİĞİNİZDEN YUKARIYA YÜKSELTEREK İKİNCİ DURAĞINIZA TAŞIYIN; ENERJİNİN İLK DÖNÜŞÜM NOKTASI KUYRUKSOKUMUDUR
Cinsel enerjiyi tutma yeteneğinin yanı sıra, kuyruksokumu aynı zamanda cinsel enerjinin yaşamsal enerjinin ilk düzeyine dönüştürülmesine yardımcı olur.
(1) ENERJİYİ KUYRUKSOKUMUNUZA YÖNLENDİRİN
İlk kısa soluk alışınızda, yumurtalıkların ılık enerjisini Yumurtalık Sarayı'nızdan apışaranıza ve oradan da kuyruksokumunuza yönlendirin. Bu işlemi yaparken, vajinanızın iç ve dış dudaklarını hafifçe kapayıp, apışaranızın ön kısmını yukarıya doğru çekin.
Bir süre durun. Soluğunuzu tutun, hafif bir soluk alın, vajinanızı güçlü bir biçimde kapayıp, yumurtalıkların enerjisini apışaranızın ön kısmında tutun. Bu noktaya doğru akarken Ching Chi akışının farkında olun.
Soluk verip yumurtalıklara geri dönün, farkındalığınızın bir kısmını apışaranızın üzerinde tutun. Vajinanızı hafifçe açıp kapayarak ve Yumurtalık Sarayı'nızda enerji toplayarak Yumurtalık Solunumu çalışın.
Yeterince yumurtalık enerjisi topladığınızı hissettiğinizde, soluk alıp vajinanızı kapayın, apışaranızın ön kısmını, buraya enerji toplamak için yukarıya doğru çekin. Kısa bir süre dinlenin ve Yumurtalık Sarayı'nızdan vajinanıza, klitorisinize, oradan da apışaranıza inen enerjinin farkında olun.
Hafifçe soluk alın. Bu kez apışaranızın orta kısmını yukarıya çekin ve aynı anda apışaranızın arka kısmını da yukarıya, belkemiğinizin dibindeki kuyruksokumuna çekin.
(2) KUYRUKSOKUMU POMPANIZI HAREKETE GEÇİRİN
Belinizin alt kısmını hafifçe öne doğru kavislendirin ve böylece kuyruksokumunuzu aşağıya doğru eğip, bu noktaya enerji taşıyın. Enerjiyi apışaranızın ön, orta ve arka kısmından kuyruksokumunuza doğru çekerek kuyruksokumunuzu aşağıya doğru eğik durumda tutmaya devam edin. Bu, Kuyruksokumu Pompanızın işlemesine yardımcı olacaktır; daha ileride bu işleme, ensenizin ve kafatasınızın arka kısmındaki kasları kasmayı da ekleyeceksiniz.
İlk başlarda, bu duruşu sağlamak için sırtınızı bir duvara yaslayabilir, böylece kuyruksokumunuzu kolayca aşağıya eğebilirsiniz. Enerjiyi bir süre kuyruksokumunuzda tuttuktan sonra soluk verin, fakat dikkatinizi bu noktanın üzerinde yoğunlaştırmaya devam edin.
(3) KUYRUKSOKUMUNDAKİ HİATUS BÖLGESİNİ AÇIN
Hiatus bölgesi, belkemiğinizin ucunun biraz üstünde yer alır ve bu bölge açıldığında, ılık yumurtalık enerjisini kolayca belkemiğinize çekebilirsiniz. Yumurtalık enerjisi Chi'den daha yoğun olduğu için bu bölge üzerinde çalışmak biraz güçtür.
Enerji hiatus'a girdiğinde ortaya çıkan sorunları yok etmek için, kuyruksokumunuzu zaman zaman ipek bir kumaşla ovmanız yeterlidir.
(4) ENERJİNİN YARDIM GÖRMEDEN YUKARIYA DOĞRU DEVİNDİĞİNİ HİSSETMEK İÇİN DİNLENİN
Şimdi, kuyruksokumunuzu ve boynunuzu eski durumlarına döndürüp dinlenin. Gevşediğinizde, kuyruksokumu ve kafatası pompaları yardımıyla enerjinin kendiliğinden devindiğini hissedeceksiniz. Aynı zamanda Yumurtalık Solunumu yapın.
Enerjiyi yeniden kuyruksokumunuza taşıyın ve hiatusun açılıp, enerjinin yukarıya doğru devindiğini hissedinceye dek, enerjiyi bu noktada tutun. Yavaş yavaş, her seferinde enerjinin biraz daha yukarıya devindiğini hissedeceksiniz. Dokuz tekrar yapın ve dinlenin.
Dinlenme dönemi çok önemlidir. Dinlenmekte olduğunuz çoğu zaman, enerji, üzerinde yoğunlaştığınız noktadan yukarıya doğru devinecektir. Eğer zihninizi dinginleştirebilir ve enerjiyi yönlendirmek için bir süre boyunca kullanabilirseniz, zihninizi de dinlenmeye bırakıp enerjinin kendiliğinden devindiğini hissedebilirsiniz. Böylece enerji otomatik olarak bu yol üzerinde devinmeye başlar.
(5) KUYRUKSOKUMUNUN AÇILMASINA YARDIMCI OLACAK BİR ÇALIŞMA
Eğer enerjiyi kuyruksokumunuzda hissediyorsanız, aşağıda anlatılan çalışma kuyruksokumunun açılmasına çok yardımcı olacaktır.
Kuyruksokumunuzu ileriye ve geriye doğru sallamaya çalışın; ardından kalçalarınızı hareketsiz tutarak yalnızca kuyruksokumunuzu hareket ettirmeyi deneyin. Kuyruksokumu ve kalça birbirinden ayrı üç oluşumdurlar, ancak onları çalıştırmadığınız için zamanla birleşirler.
Yalnızca kuyruksokumunuzu çalıştırmak için kalçalarınızı ellerinizle tutun. İlk başta bunu yapmak biraz güçtür, ancak zamanla kuyruksokumunuzu kalça kemiklerinizden ayıracaksınız.
Yalnızca kuyruksokumunuzu mu yoksa kalçanızı da mı hareket ettirdiğinizi anlamak için bir arkadaşınızdan yardım isteyebilirsiniz. Arkadaşınız bir elini kalçanıza, diğer elini ise kuyruksokumunuza dayar, böylece doğru bölgenizi hareket ettirip ettirmediğinizi anlarsınız.
Bu çalışmanın ardından hareketsiz kalın ve pompalama eyleminin etkilerini gözlemleyin.
(6) KUYRUKSOKUMU, HAM DURUMDAKİ CİNSEL ENERJİNİN YAŞAM GÜCÜNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE YARDIMCI OLUR
Taocu ustalar, kuyruksokumunun, cinsel enerjiyi, organlar tarafından kolayca alınabilecek olan yaşam gücüne dönüştürme yeteneğine sahip olduğunu keşfetmişlerdir. Bu nedenle, uygulayıcı, bedenin orta kısmına giren enerjinin durumunun farkında olmalıdır.
Bazı insanlar yalnızca apışaralarının orta kısmını yukarıya doğru çekerler ve böylece ham durumdaki enerjinin bedenin ortasına sıçramasına ve organlar ile salgıbezlerine yapışmasına neden olurlar. Bu tür bir ham enerjiyi taşımaya hazır olmayan organlar ve salgıbezleri, sindirim bozukluğu, karaciğerde aşırı ısınma, sırtta ve böbreklerde ağrı ve en kötüsü de kalpte sıkışma gibi sorunlarla karşılaşabilirler.
Bu ve buna benzer belirtiler, "kundalini sendromu" olarak bilinmektedir ve eğer kişi saf durumdaki enerjiyi organlarına göndermeden önce kanallarını yeterince iyi açmadıysa açığa çıkarlar. Bununla birlikte, Mikrokozmik Yörünge Meditasyonu sırasında, dilin damağa değdirilmesi durumunda neler hissedildiği öğrenilince bu gibi sorunlar ortadan kalkar.
Dilin damağa değdirilmesiyle oluşan bağlantı, enerjinin yaşam gücüne dönüşmek için yukarıya çıkmasına ve oradan aşağıya göbeğe inmesine izin verir. Pek çok insan, enerjilerini doğru kanallara yönlendirip yukarıya ve aşağıya devindirmeyi öğrenememiş olduklarından, ham durumdaki enerjinin neden olduğu sorunlardan nasıl kurtulacaklarını bilemezler.
Bir kez Yumurtalık Solunumu çalıştınız mı ve cinsel enerjinin devinip dönüşmeye başladığını hissettiniz mi, organlarınız ham durumdaki cinsel enerjiye uyum göstermeye başlayacaktır. Ardından bu enerji, bir sorun açığa çıktığında ya da beden ona nerede ihtiyaç duyarsa, doğrudan doğruya dönüşüp o bölgeye yönelecektir.
C. ÜÇÜNCÜ DURAK: T 11, BİR CİNSEL ENERJİ DÖNÜŞÜM NOKTASI
Eğer enerjiyi kuyruksokumunuza çekmeyi başardıysanız, bir sonraki haftayı, yumurtalık enerjinizi T 11'e çekerek geçirin. T 11, solar pleksüsünüzün tam karşısında, sırtınızın ortasında yer alır. Aynı zamanda, cinsel enerjiyi yaşamsal güce dönüştürme yeteneğine sahiptir.
(1) YUMURTALIK SARAYI'NDA ENERJİ TOPLAYIN
Daha önce anlatılan süreci tekrarlayıp, Yumurtalık Solunumu ile başlayarak ve vajinanızı Chi kaslarınızın hafif devinimleriyle açıp kapayarak, Yumurtalık Sarayı'nızda enerji toplayın.
(2) ENERJİYİ T-11'E ÇEKİN
Yeterince yumurtalık enerjisi toplandığını hissettiğinizde, yavaşça soluk alın, vajinanızı aşağıya çekerek kapatın, böylece enerjiyi apışaranıza yöneltin, ardından enerjiyi bu bölgeye taşımak için apışaranızın ön kısmını kasıp, yukarıya doğru çekin.
Bir süre dinlenin ve yumurtalıklarınızdan vajinanıza, klitorisinize ve apışaranıza akan enerjinin farkında olun.
Hafif bir soluk alıp, enerjiyi kuyruksokumunuza yönlendirmek için apışaranızın orta ve arka kısmını kuyruksokumunuza doğru yukarıya çekin. Kuyruksokumunuzu hafifçe ileriye doğru itin. Bir süre böyle kalın ve kuyruksokumu pompanızın işlediğini hissedin.
Bir kez daha, soluk vermeden hafif bir soluk alın ve belkemiğinizi hayali bir duvara dayayıp T-11'inizi güçlendirin. Bu, yumurtalık enerjisini T-11'e pompalar. Enerjiyi, bu noktanın iyice dolduğunu ve yukarıya doğru kendiliğinden devindiğini hissedinceye dek T-11'e çekin.
Rahatsızlık hissettiğinizde soluk verin ve soluğunuzu düzenleyin.
(3) T-11 NOKTASINI ESNETMEK, KUYRUKSOKUMU VE KAFATASI POMPASI İLE KÜÇÜK ADRENALİN POMPASININ HAREKETE GEÇMESİNE YARDIMCI OLUR
Daha önceden de belirtildiği gibi, yumurtalık enerjisi Chi enerjisinden daha yoğundur. Sırtınızda T-11 noktasının bulunduğu bölgeyi içeriye ve dışarıya doğru esnetmeyi, böylece belkemiğinizin bu noktasını esneterek ve rahatlatarak enerjinin kolayca akmasını sağlamalısınız.
Ardından kuyruksokumunuzu, T-11'inizi ve ensenizi normal durumlarına döndürüp gevşeyin. Bu devinim hem kuyruksokumu ve kafatası pompalarını, hem de adrenalin bezinde bulunan küçük pompayı harekete geçirir. Eğer bu devinimi hissedemiyorsanız, yeniden Yumurtalık Sarayı'na dönün ve işlemi tekrarlayın.
Dokuz tekrarın ardından soluk verin ve bedeninizin tümünü gevşetin. T-11'in üzerinde yoğunlaşın ve enerjinin bu noktaya doğru aktığını hissedin.
Taocu uygulamalarda, T-11 noktası, adrenalin salgıbezi enerji merkezi olarak kabul edilir. Bu salgıbezleri böbreklerin üzerinde bulunur ve bir tür küçük pompa görevi görür. T-11 bölgesini kavislendirdiğinizde, bu noktada enerjiyi yukarıya gönderecek bir vakum etkisi yaratılır.
Kuyruksokumu, T-11, C 7 ve Yeşim Yastığı, Taoculara göre cinsel enerjiyi yaşam gücüne dönüştüren bölgelerdir. T-11 bölgesinde aynı zamanda Yaşam Kapısı ya da diğer ismiyle Ming Men bulunur. Ming Men'in böyle bir yeteneği yoktur, ancak hem böbrekleri güçlendiren nokta, hem de Mikrokozmik Yörünge üzerindeki önemli bir emniyet noktası olarak kabul edilir.

D. DÖRDÜNCÜ DURAK: C-7
Bir sonraki noktamız, belkemiğimizin üzerinde, ensemizin tabanında bulunan C-7 noktasıdır. Bu noktayı, başınızı öne eğdiğinizde ortaya çıkan bir çıkıntı olarak bulabilirsiniz. Bu nokta ellere ve enseye yayılan enerjiyi denetler ve aynı zamanda bir bağlantı noktasıdır. Bu nokta, cinsel enerjiyi yaşam gücüne dönüştürür.
(1) YUMURTALIK SARAYI'NDA ENERJİ TOPLAYIN
Daha önce anlatılan süreci tekrarlayıp, Yumurtalık Solunumu ile başlayarak ve vajinanızı Chi kaslarınızın hafifçe devinimleriyle açıp kapayarak, Yumurtalık Sarayı'nızda enerji toplayın.
(2) ENERJİYİ C-7 NOKTASINA ÇEKİN
Yeterli miktarda yumurtalık enerjisi toplandığına emin olduktan sonra, hafif bir soluk alın, vajinanızı kapayıp, yumurtalıklarınızın enerjisini apışaranıza çekin ve ardından apışaranızın ön kısmını yukarıya çekerek, enerjiyi bu bölgeye taşıyın.
Bir süre dinlenin ve yumurtalıklarınızdan vajinanıza, klitorisinize ve apışaranıza doğru devinen enerjinin farkına varın. Hafif bir soluk alın, apışaranızın orta ve arka kısımlarını kasıp, enerjiyi kuyruksokumunuza, T-11 ve C-7'ye çekin. Enerji C-7'ye ulaştığında, göğsünüzü hafifçe sırtınıza doğru itin ve enerji yukarıya doğru çekilirken hem C-7 noktanızın, hem de omuzlarınızın itildiğini hissedin.
Bu hareket, gücün yukarıya doğru daha fazla çekilmesini sağlamak üzere timüs bezinizi harekete geçirecektir. Kendinizi rahat hissettiğiniz sürece enerjiyi bu noktaya çekin. Çalışma sırasında yavaş yavaş, soluğunuzu daha uzun süre tutabildiğinizi ve soluk alma gücünüzün arttığını göreceksiniz. Soluk verin, kuyruksokumunuzu, T-11'inizi ve ensenizi normal durumlarına döndürüp gevşeyin.
C-7 noktası üzerinde yoğunlaşın. Bu, üç pompanızın da her defasında biraz daha fazla harekete geçmesini sağlayacaktır. Bu devinimi hissedemiyorsanız, Yumurtalık Solunumu'na geri dönün ve işlemi tekrarlayın. Dokuz tekrar yapın. Enerjiyi yüksek merkezlere ulaştırmak için, enerjinin kaynağına dönmeniz gerektiğini anımsayın.
E. BEŞİNCİ DURAK: YEŞİM YASTIĞI
Bir sonraki durağınız Yeşim Yastığı'dır. Bu nokta, başınızın arka kısmında, birinci boyun omurunuz ile kafatasınızın kökünün arasındadır. Bu nokta aynı zamanda küçük bir enerji deposu görevi görür ve cinsel enerjinin dönüşüm merkezlerinden bir tanesidir.
(1) YUMURTALIK SARAYI'NDA ENERJİ TOPLAYIN
Daha önceden anlatılan işlemi tekrarlayın. Yumurtalık Solunumu ile başlayıp, Chi kaslarınızın hafif devinimiyle vajinanızı açıp kapayarak, Yumurtalık Sarayı'nızda enerji toplayın.
(2) ENERJİYİ YEŞİM YASTIĞINA ÇEKİN
Yeterli miktarda yumurtalık enerjisi toplandığına emin olduktan sonra, hafif bir soluk alın ve vajinanızı kapayın, yumurtalıklarınızın enerjisini apışaranıza taşıyın ve ardından apışaranızın ön kısmını kasıp, yukarıya çekerek, bu bölgeye enerji çekin. Bir süre dinlenin ve yumurtalıklarınızdan aşağıya, vajinanıza, klitorisinize ve apışaranıza doğru devinen enerjiyi fark edin.
Tekrar kısa bir soluk alın ve enerjiyi kuyruksokumunuza, T-11'e ve C-7'ye çekin. Ardından çenenizi hafifçe aşağıya ve içeriye doğru çekip, enerjiyi başınızın arka kısmına, kafatasınızın köküne taşıyın. Yaptığınız bu işin, yoğun durumdaki yumurtalık enerjisini pompalayacak olan kafatası pompanızı harekete geçirdiğini hissedin. Soluk verin, ardından kuyruksokumunuzu, T-11'inizi ve ensenizi eski durumlarına getirerek dinlenin. B
u hareket kuyruksokumu, kafatası ve adrenalin pompalarınızın biraz daha harekete geçmesini sağlayacaktır. Enerjiyi kafatasınızın kökünde tutun. Bu çalışmanın tümünü dokuz kez tekrarlayın.
F. ALTINCI DURAK: BAŞIN TEPE NOKTASI
Bir sonraki durağınız, Pai-Hui olarak adlandırılır ve başınızın orta noktasında ya da tepe noktasında bulunur. Bu bölge, epifiz bezinin bulunduğu bölgedir. Pai-Hui, en büyük depolama noktasıdır.
(1) YUMURTALIK SARAYI'NDA ENERJİ TOPLAYIN
Daha önceden anlatılan işlemi tekrarlayın. Yumurtalık Solunumu ile başlayıp, Chi kaslarınızın hafif devinimleriyle vajinanızı açıp kapayarak, Yumurtalık Sarayı'nızda enerji toplayın.
(2) ENERJİYİ BAŞINIZIN TEPE NOKTASINA ÇEKİN
Yeterli miktarda yumurtalık enerjisi toplandığına emin olduktan sonra, hafif bir soluk alın ve vajinanızı kapayın, yumurtalıklarınızın enerjisini apışaranıza taşıyın ve ardından apışaranızın ön kısmını kasıp, yukarıya doğru çekerek, bu bölgeye enerji çekin. Bir süre dinlenin ve yumurtalıklarınızdan aşağıya, vajinanıza, klitorisinize ve apışaranıza doğru devinen enerjiyi fark edin.
Soluk alın ve sırt kavisinizi düzleştirip kuyruksokumu pompanızı harekete geçirmek için kuyruksokumunuzu ve T-11'inizi eğin. Aynı zamanda göğsünüzü sırtınıza doğru itin, çenenizi hafifçe içeriye çekin ve kafatasınızın arkasını kasarak, kafatası pompasını harekete geçirin.
Başınızın tepe noktasına enerji çekmeye devam edin (Çizim 5-9). Soluk almaya devam ederken, enerjiyi apışaranıza indirin, oradan yukarıya kuyruksokumunuza, T-11'inize, Yeşim Yastığı'na ve oradan da gözleriniz ile duyularınızın tümünü yukarıya doğru çevirip, enerjinin Pai-Hui noktasına ulaşmasını sağlayın.

D. DÖRDÜNCÜ DURAK: C-7
Bir sonraki noktamız, belkemiğimizin üzerinde, ensemizin tabanında bulunan C-7 noktasıdır. Bu noktayı, başınızı öne eğdiğinizde ortaya çıkan bir çıkıntı olarak bulabilirsiniz. Bu nokta ellere ve enseye yayılan enerjiyi denetler ve aynı zamanda bir bağlantı noktasıdır. Bu nokta, cinsel enerjiyi yaşam gücüne dönüştürür.
(1) YUMURTALIK SARAYI'NDA ENERJİ TOPLAYIN
Daha önce anlatılan süreci tekrarlayıp, Yumurtalık Solunumu ile başlayarak ve vajinanızı Chi kaslarınızın hafifçe devinimleriyle açıp kapayarak, Yumurtalık Sarayı'nızda enerji toplayın.
(2) ENERJİYİ C-7 NOKTASINA ÇEKİN
Yeterli miktarda yumurtalık enerjisi toplandığına emin olduktan sonra, hafif bir soluk alın, vajinanızı kapayıp yumurtalıklarınızın enerjisini apışaranıza çekin ve ardından apışaranızın ön kısmını yukarıya çekerek enerjiyi bu bölgeye taşıyın. Bir süre dinlenin ve yumurtalıklarınızdan vajinanıza, klitorisinize ve apışaranıza doğru devinen enerjinin farkına varın. Hafif bir soluk alın, apışaranızın orta ve arka kısımlarını kasıp enerjiyi kuyruksokumunuza, T-11 ve C-7'ye çekin.
Enerji C-7'ye ulaştığında, göğsünüzü hafifçe sırtınıza doğru itin ve enerji yukarıya doğru çekilirken hem C-7 noktanızın hem de omuzlarınızın itildiğini hissedin. Bu hareket, gücün yukarıya doğru daha fazla çekilmesini sağlamak üzere timüs bezinizi harekete geçirecektir. Kendinizi rahat hissettiğiniz sürece enerjiyi bu noktaya çekin. Çalışma sırasında yavaş yavaş, soluğunuzu daha uzun süre tutabildiğinizi ve soluk alma gücünüzün arttığını göreceksiniz.
Soluk verin, kuyruksokumunuzu, T-11'inizi ve ensenizi normal durumlarına döndürüp gevşeyin. C-7 noktası üzerinde yoğunlaşın. Bu, üç pompanızın da her defasında biraz daha fazla harekete geçmesini sağlayacaktır. Bu devinimi hissedemiyorsanız, Yumurtalık Solunumu'na geri dönün ve işlemi tekrarlayın.
Dokuz tekrar yapın. Enerjiyi yüksek merkezlere ulaştırmak için, enerjinin kaynağına dönmeniz gerektiğini anımsayın.
E. BEŞİNCİ DURAK: YEŞİM YASTIĞI
Bir sonraki durağınız Yeşim Yastığı'dır. Bu nokta, başınızın arka kısmında, birinci boyun omurunuz ile kafatasınızın kökünün arasındadır. Bu nokta aynı zamanda küçük bir enerji deposu görevi görür ve cinsel enerjinin dönüşüm merkezlerinden bir tanesidir.
(1) YUMURTALIK SARAYI'NDA ENERJİ TOPLAYIN
Daha önceden anlatılan işlemi tekrarlayın. Yumurtalık Solunumu ile başlayıp, Chi kaslarınızın hafif devinimiyle vajinanızı açıp kapayarak, Yumurtalık Sarayı'nızda enerji toplayın.
(2) ENERJİYİ YEŞİM YASTIĞINA ÇEKİN
Yeterli miktarda yumurtalık enerjisi toplandığına emin olduktan sonra, hafif bir soluk alın ve vajinanızı kapayın, yumurtalıklarınızın enerjisini apışaranıza taşıyın ve ardından apışaranızın ön kısmını kasıp yukarıya çekerek bu bölgeye enerji çekin. Bir süre dinlenin ve yumurtalıklarınızdan aşağıya, vajinanıza, klitorisinize ve apışaranıza doğru devinen enerjiyi fark edin.
Tekrar kısa bir soluk alın ve enerjiyi kuyruksokumunuza, T-11'e ve C-7'ye çekin. Ardından çenenizi hafifçe aşağıya ve içeriye doğru çekip enerjiyi başınızın arka kısmına, kafatasınızın köküne taşıyın. Yaptığınız bu işin, yoğun durumdaki yumurtalık enerjisini pompalayacak olan kafatası pompanızı harekete geçirdiğini hissedin.
Soluk verin, ardından kuyruksokumunuzu, T-11'inizi ve ensenizi eski durumlarına getirerek dinlenin. Bu hareket kuyruksokumu, kafatası ve adrenalin pompalarınızın biraz daha harekete geçmesini sağlayacaktır. Enerjiyi kafatasınızın kökünde tutun. Bu çalışmanın tümünü dokuz kez tekrarlayın.
F. ALTINCI DURAK: BAŞIN TEPE NOKTASI
Bir sonraki durağınız, Pai-Hui olarak adlandırılır ve başınızın orta noktasında ya da tepe noktasında bulunur. Bu bölge, epifiz bezinin bulunduğu bölgedir. Pai-Hui, en büyük depolama noktasıdır.
(1) YUMURTALIK SARAYI'NDA ENERJİ TOPLAYIN
Daha önceden anlatılan işlemi tekrarlayın. Yumurtalık Solunumu ile başlayıp, Chi kaslarınızın hafif devinimleriyle vajinanızı açıp kapayarak, Yumurtalık Sarayı'nızda enerji toplayın.
(2) ENERJİYİ BAŞINIZIN TEPE NOKTASINA ÇEKİN
Yeterli miktarda yumurtalık enerjisi toplandığına emin olduktan sonra, hafif bir soluk alın ve vajinanızı kapayın, yumurtalıklarınızın enerjisini apışaranıza taşıyın ve ardından apışaranızın ön kısmını kasıp yukarıya doğru çekerek bu bölgeye enerji çekin.
Bir süre dinlenin ve yumurtalıklarınızdan aşağıya, vajinanıza, klitorisinize ve apışaranıza doğru devinen enerjiyi fark edin.
Soluk alın ve sırt kavisinizi düzleştirip kuyruksokumu pompanızı harekete geçirmek için kuyruksokumunuzu ve T-11'inizi eğin. Aynı zamanda göğsünüzü sırtınıza doğru itin, çenenizi hafifçe içeriye çekin ve kafatasınızın arkasını kasarak kafatası pompasını harekete geçirin.
Başınızın tepe noktasına enerji çekmeye devam edin (Çizim 5-9). Soluk almaya devam ederken, enerjiyi apışaranıza indirin, oradan yukarıya kuyruksokumunuza, T-11'inize, Yeşim Yastığı'na ve oradan da gözleriniz ile duyularınızın tümünü yukarıya doğru çevirip, enerjinin Pai-Hui noktasına ulaşmasını sağlayın.

4. Çalışma Adımları
Aşağıda, çalışma sırasında adım adım izlenecek bir rehber açıklanmıştır.
a. Ayaklarınızı omuzlarınızın genişliğinde açıp yere basarak, bir sandalyenin kenarına dik bir biçimde oturun. İyice gevşediğinize emin olun. Eğer gerginseniz, kaslarınızı esnetici birkaç çalışma yapın, gergin bölgeleri gevşetmek için İçsel Gülümseme kullanın ya da sakinleşmenize yardımcı olacak kısa bir yürüyüşe çıkın.
b. Başparmaklarınızı göbek deliğinize koyup, işaret parmaklarınızı birbirine değdirerek Yumurtalık Sarayı'nızın yerini bulun. Serçe parmaklarınızı açın; bunların değdiği noktada yumurtalıklarınız bulunmaktadır. Onların farkına varın. Isınıncaya dek yumurtalıklarınızın üzerini ovun.
Daha fazla enerji üretmek için yumurtalıklarınızın ve yumurtalarınızın üzerine yoğunlaşın. Zihninizi kullanın ve PC kaslarınızın çok hafif kasılımlarıyla vajinanızı açıp kapayın. Yeterli miktarda enerji üretildiğini hissettiğinizde hafif bir soluk alın ve enerjiyi Yumurtalık Sarayı'na getirin.
c. Hafif bir soluk daha alın ve vajinanızın iç ve dış dudaklarını kasarak, yumurtalıklarınızın enerjisini apışaranıza taşımak için aşağıya doğru bir çekme eylemi yaratın. Ardından apışaranızın ön kısmını kasıp yukarıya çekerek enerjinin bu bölgeye akmasını sağlayın. Bir süre apışaranızın ön kısmının farkında olmaya devam edin.
d. Soluk verin ve normal bir soluk alın. Dinlenin ve ılık duyguyu yumurtalıklarınızdan apışaranıza yönlendirin. Aynı zamanda dikkatinizi apışaranızda yoğunlaştırıp enerjinin buraya akmasını sağlayın. Enerjiyi artırmak için birkaç kez yumurtalıklarınıza doğru soluk alıp verin. Yumurtalıklardaki cinsel enerjinin (Ching Chi) apışarasında tutulması çok önemlidir. Eğer bu bölge üzerindeki dikkatinizi yitirirseniz enerji kolayca dışarıya sızar.
e. Yumurtalık Sarayı'nda başlayın ve enerjinin hazır olduğunu hissedinceye dek Yumurtalık Solunumu'nu kullanın. Kısa soluklar alarak enerjiyi apışaranıza çekin ve ardından apışaranızın orta ve arka kısımlarını yukarıya doğru çekerek enerjiyi belkemiğinizin uç noktasında bulunan kuyruksokumunuza getirin.
Omurganın uç kısmının biraz üstünde bulunan ve çoğunluğu kemikten oluşmuş olan hiatus, enerjinin geçmesi gereken bir geçittir.
Apışaranızın ön kısmını kasıp enerjiyi yumurtalıklarınızdan apışaranıza indirdikten sonra, apışaranızın orta ve arka kısmını yukarıya çekin ve sanki sırtınızı bir duvara dayıyormuşsunuz gibi belinizi dışarıya doğru hafifçe bükün. Ardından kuyruksokumunuzu aşağıya eğip, kuyruksokumu pompasının harekete geçmesi için bu konumunuzu koruyun.
Eğer çenenizi hafifçe içeriye çeker ve enseniz ile kafatasınızın arkasını kasarsanız bu pompalama eylemi kolayca açığa çıkacaktır. Enerjiyi bir süre kuyruksokumunuzda tutun ve ardından soluk verin; ancak dikkatinizi kuyruksokumunuzda tutmaya devam edin. Bu işlemi dokuz kez tekrarlayın.
f. Enerjiyi kuyruksokumunuzdan ve hiatustan yukarıya çıkarmayı başardığınızda, bir sonraki hafta ılık enerjiyi T-11'e ulaştırmaya çalışın. Çalışmayı aynı şekilde tekrarlayın. Enerjiyi apışaranıza, kuyruksokumunuza ve oradan da T-11'inize çekerken kısa soluklar alın.
Enerjiyi T-11'e çekip bu bölgede tutun. T-11'inizin bulunduğu bölgeyi geriye doğru kavislendirin ve bu noktanın enerjiyle dolduğunu hissedin.
T-11, böbreklerin üzerinde bulunan adrenalin bezleriyle ilişkili enerji merkezidir. Taocu uygulamalarda, adrenalin bezleri küçük birer pompa olarak kabul edilir. Sırtınızın bu bölgesini dışarıya doğru kavislendirdiğinizde, burada enerjiyi yukarıya pompalayacak bir vakum etkisi yaratırsınız.
g. Bir sonraki durağınız, ensenizin tabanındaki C-7 noktasıdır. Daha önce açıklandığı gibi, enerjiyi apışaranıza, kuyruksokumunuza, T-11'e ve C-7'ye çekin. Enerjiyi C-7'ye getirmek için göğsünüzü hafifçe bu noktaya çekin. Bu işlemi dokuz kez tekrarlayın.
h. Bu kez durağınız Yeşim Yastığı'dır. Bu nokta, kafatasınızın kökü ile birinci omur arasında bulunmaktadır. Yukarıda anlatılan işlemi tekrarlayıp enerjiyi yumurtalıklarınızdan Yeşim Yastığı'na çekin.
Bu bölgede, yumurtalıkların enerjisini saklayacak küçük bir depo vardır. Bununla birlikte enerjinin saklanacağı en büyük depo beynin üst kısmında bulunmaktadır. Bu işlemi dokuz kez tekrarlayın.
i. Bundan sonraki durağınız, başınızın tepesinde bulunan ve daha büyük bir enerji deposu olan Pai-Hui'dir. Çalışmayı aynı şekilde uygulayın, yalnız bu kez "kamışı" yukarıya kadar doldurun. Belkemiğinizin kavisini biraz dışarıya doğru düzleştirmek için belinizi dışarıya doğru kavislendirin; bu, en alt pompanın işlemesine yardımcı olacaktır.
Aynı zamanda, göğüs kafesinizi C-7'ye doğru itin, çenenizi hafifçe içeriye çekin ve kafatasınızın arka kısmını kasın. Bu, Kafatası Pompası'nın harekete geçmesini sağlayacaktır. Başınızın tepe noktasına doğru enerji çekmeye devam edin. İşlemi dokuz kez tekrarlayın.
j. Enerjinin aşağıya doğru üçüncü gözünüze ve burnunuzun iç kısmından diliniz yardımıyla kalp merkezinize ulaşması için, dilinizi damağınıza dayayın. Bir süre kalp merkezinizde kalın ve bu merkezin enerjiyle dolduğunu hissedin.
Bu enerji, sevgi enerjisine dönüşürken kalp merkezinizin açıldığını duyumsayın. Ardından, depolamak üzere enerjiyi göbeğinize indirin. Burada enerjiyi içeriden dışarıya doğru, saat yönünün tersinde spiral biçiminde 36 kez döndürün. Daha sonra dönüşün yönünü tersine çevirip 24 kez döndürün.
Çalışmayı dokuzuncu kez yapıp bitirdiğinizde ve yumurtalıkların cinsel enerjisinin beyninizi doldurduğunu hissettiğinizde, enerjiyi saat yönünün tersinde beyninizin üzerinde 9, 18 ya da 36 kez döndürün.
Size yardımcı olması için zihninizi, gözlerinizi ve diğer duyularınızı kullanın. Dinlenin ve zihinsel olarak enerjiyi Yumurtalık Sarayı'nızdan başınızın tepe noktasına yöneltin.

5. Yumurtalık Solunumu'nun Özeti
a. Dikkatinizi yumurtalıklarınızın üzerinde yoğunlaştırın ve onlara doğru soluk alın.
b. Dikkatinizi, yumurtalıklarınızın arasında bulunan Yumurtalık Sarayı'na yönlendirin.
c. Vajinanızı hafifçe kasın, yumurtalıklarınızın enerjisini apışaranıza çekin, ardından hafif bir soluk alıp aynı anda apışaranızın ön kısmını yukarıya doğru çekin. Bir süre soluğunuzu tutup durun ve enerjinizin Yumurtalık Sarayı'ndan rahminize, vajinanıza ve apışaranıza aktığını hissedin. Soluk verin ve zihninizi kullanarak enerjiyi bu bölgede tutmaya devam edin. İşlemi dokuz kez tekrarlayın.
d. Yumurtalıklarınızın enerjisini apışaranızda tutmaya devam edin ve dikkatinizin bir kısmını yumurtalıklarınıza ve Yumurtalık Sarayı'nıza yöneltin. Burada enerji toplayın, ardından kısa soluklar alarak vajinanızı ve apışaranızı kasın. Ardından apışaranızın orta ve arka kısımlarını kasarak enerjiyi kuyruksokumunuza çekin. Soluk verin. İşlemi dokuz kez tekrarlayın.
e. Enerjiyi kuyruksokumunuzda tutarak, dikkatinizi yumurtalıklarınıza döndürün ve yeniden Yumurtalık Sarayı'nızda enerji toplayın. Vajinanızı kapayıp, aynı anda apışaranızın ön kısmını kasarken kısa bir soluk alın. Chi'yi apışaranıza getirin ve bir süre durup soluk alın.
Apışaranızın orta ve arka kısımlarını yukarıya çekin. Enerjiyi kuyruksokumunuza yönlendirin. Durup soluk alın ve Chi'nin hiatusu geçip belkemiğinize girmesi için, sanki sırtınızı duvara dayıyormuşsunuz gibi belinizi arkaya doğru itin. Enerjiyi T-11'e doğru devindirin. Soluk verin. Dokuz kez tekrarlayın.
f. Enerjiyi T-11'de tutarak dikkatinizi yumurtalıklarınıza ve Yumurtalık Sarayı'na döndürün. Kısa soluklar alırken vajinanızı kasın ve aynı anda apışaranızın ön, orta ve arka kısımlarını yukarıya doğru çekin. Enerjiyi yumurtalıklarınızdan sırasıyla apışaranıza, kuyruksokumunuza, T-11'e ve C-7'ye taşıyın. Soluk verin. Dokuz kez tekrarlayın.
g. Yumurtalıklarınızın enerjisini C-7'de tutarak, dikkatinizi yumurtalıklarınıza ve Yumurtalık Sarayı'na çevirin. Kısa soluklarla birlikte vajinanızı hafifçe kapatın ve aynı anda apışaranızın ön, orta ve arka kısımlarını kasıp enerjiyi yumurtalıklarınızdan apışaranıza, kuyruksokumunuza, T-11'e, C-7'ye ve Yeşim Yastığı'na taşıyın. Soluk verin. Dokuz kez tekrarlayın.
h. Enerjiyi Yeşim Yastığı'nızda tutarak, dikkatinizi yumurtalıklarınıza döndürün ve işlemi, yumurtalıklarınızdan beyninize, başınızın üst kısmına kadar aynı şekilde tekrar edin. Dokuz kez çalışın. Enerji beyninizi doldurduğunda, 9, 18 ya da 36 kez saat yönünün tersinde spiral biçiminde döndürün ve ardından yine 9, 18 ya da 36 kez saat yönünde döndürün.
Dilinizi damağınıza değdirip, enerjinin üçüncü gözünüze, dilinize, boğazınıza ve kalbinize akmasını sağlayın. Bir süre kalbinizde durun ve cinsel (yaratıcı) enerjiyi solar pleksüsünüze ve göbeğinize indirin. Enerjiyi göbeğinizde toplayın.
UNUTMAYIN! YUMURTALIK SOLUNUMU SIRASINDA YUMURTALIKLARINIZDAN GELEN ENERJİ SICAK ENERJİDİR. DÖRT SOLUĞUN ARDINDAN, BU ENERJİYİ AŞAĞIYA İNDİRMEYİ İHMAL ETMEYİN.
B. Havanın Yumurtalıklara ve Vajinaya İtilmesi
1. Havanın Yumurtalıklara İtilmesi Cinsel Gücü Artırır
Yumurtalık Solunumu, Havanın Yumurtalıklara ve Vajinaya İtilmesi çalışmasıyla bir arada uygulandığında daha yararlı olur. Bu çalışma zihinsel sorunları azaltır. Yumurtalıkları ve rahmi güçlendirir, vajinal kasların gücünü artırır. Enerjinin bilinçli olarak pelvis bölgesine doğru ve pelvis bölgesinden yönlendirilmesini sağlar. Bu çalışma, yukarıdan sıkışmış hava ile birlikte itilen yaşamsal Chi ile yumurtalıklarınızı doldurur ve yumurtalıklarınızın enerjisini artırır.
Chi'yi yumurtalıklarınıza yerleştirerek, daha kolay uyarılmanız, cinsel olarak daha etken olmanız ve daha kolay orgazm yaşamanız için cinsel bölgenizi ısıtmış olursunuz. Cinsel bölgenizde az Chi olduğunda cinsel organlarınız soğur ve uyarılması güçleşir. Bu, oda ısısındaki su ile buz durumundaki suyun ayrı ayrı kaynatılmaya çalışılmasıyla kıyaslanabilir. Buzu kaynama noktasına ulaştırmak daha uzun zaman ve daha fazla ısı gerektirir.
Önerilen üç duruşun içinden ayakta durmayı ya da oturmayı seçmenizi öneririz. Boğazınıza doğru bol miktarda hava çekin ve yutun. Yutma işlemi havayı solar pleksüse yönlendirir. Hava, solar pleksüsten pelvik bölgeye yuvarlanır. Buradan da vajinanın her iki yanına ulaşır (Çizim 5-10).
Bu, alt karın kaslarının yavaş, dalga şeklinde aşağıya doğru kasılmasıyla başarılır. Sanki vajina genişleyip sıcak bir akışla dolmuş gibi hissedilir ve ardından kısa bir süre sonra enerji belkemiğinden başa doğru yükselir.
2. Adım Adım, Havayı Yumurtalıklara ve Vajinaya İtme Çalışması
a. Ayaklarınızı omuzlarınızın genişliğinde açıp yere koyarak bir sandalyenin kenarına dik bir biçimde oturun. Ayaklarınızın, bedeninizin ağırlığının bir kısmını taşıdığını hissedin; ağırlığınızın tümünü kalçalarınıza yüklemeyin. Arkanıza bol bir elbise giyin, böylece Chi'yi iterek yoğunlaştırmanız kolay olur.
b. Burnunuzdan boğazınıza doğru soluk alın. Ardından havayı boğazınızdan, kalbiniz ile karnınızın arasındaki solar pleksüsünüze doğru yutun. Kalp merkezinizde durmayın. Havayı gözünüzün önünde bir top olarak canlandırın.
c. Top önce solar pleksüsün hemen arkasına yerleşir. Onu bu noktadan karnınıza ve pelvisinize doğru yuvarlayın ve yumurtalıklarınıza yayın. Bu, karın kaslarının dalgalar hâlinde kasılmasıyla yapılır. Chi basıncının yumurtalıklarınızın çevresine düştüğünü hissedin.
Yumurtalıklarınızı enerjiyle doldurmak için Chi'yi yumurtalıklarınıza itin ve yumurtalıklarınızın çevresini sarın. Ardından yavaş yavaş enerjiyi rahminize yönlendirin. Vajinanızın iç ve dış dudaklarını iyice sıkın ve vajinanızın genişlediğini hissedinceye dek, sanki bir balonu şişiriyormuşsunuz gibi havayı itmeyi sürdürün.

d. Havayı, mümkün olduğunca uzun bir süre boyunca yumurtalıklarınıza doğru güçlü bir biçimde itin. Hava yumurtalıklarınıza doğru yöneldiğinde bu bölgede bir sıcaklık hissedeceksiniz. Kısa bir süre sonra, yumurtalıklarınızdan gelen güç belkemiğinizden başınıza doğru akacak ve başınız da ısınacaktır. Her bir itiş en az 30-40 saniye sürmelidir.
Bu süreyi yavaş yavaş bir dakikaya kadar artıracak biçimde çalışın. Havanın yumurtalıklara her itilişi, vajinaya inanılmaz bir enerji gönderir. Bir dakika boyunca süren itişle çalışma son derece etkili olur.
Enerjinin dışarıya sızmasını engellemek için çalışma boyunca anüs kasları ve apışarası kasları sıkıca kasılmalıdır.
e. İtme işlemini tamamladıktan sonra soluk verin ve tümüyle gevşeyin. Soluğunuzu vermeden önce, itme sırasında ağzınızda oluşan tükürüğü yutun.
f. Soluğunuzu tümüyle verdikten sonra, solunumunuzu düzenlemek için birkaç hızlı ve kısa soluk alıp verin. Burnunuzdan solumayı ve aşırı miktarda hava çekmemeyi unutmayın. Bu işlem "Körük Solunumu" olarak adlandırılır ve karnın alt kısmının içeriye ve dışarıya doğru hızla pompalanmasını gerektirir. Bu çalışma, bedeninizi hızla enerjiyle doldurur.
Eğer kendinizi rahatsız hissediyorsanız, havanın birkaç kez yumurtalıklara itilmesi yeniden zindeleşmenizi sağlayacaktır. Çalışmaları aşağıdaki sırayla uygulayın:
(1) Önce havayı bir kez yumurtalıklarınıza itin.
(2) Ardından, kollarınızı omuzlarınızın hizasında yanlara açıp belinize daireler çizdirin.
(3) Bir süre dinlenin ve çalışmayı tekrarlayın.
Havayı iterken, dilinizi damağınıza değdirmeyi unutmayın. İlk başta iki ya da üç itiş yapın ve zamanla beşe çıkarın. Güçlenmeye başladıkça, beş itişi başarıyla yapabilir ve ardından belinizi döndürerek dinlenebilirsiniz. Ardından ikinci bir beş itiş serisine başlarsınız. Bunu yaparken, itişler arasındaki soluk alma süresini kısa tutun; böylece bedeninize aşırı güç yüklememiş olursunuz.
Yumurtalık Solunumu ile Havanın Yumurtalıklara ve Vajinaya İtilmesi çalışmasını, sabah ve akşam, günde iki kez, yaklaşık olarak onbeşer dakika çalışın.
Bu solunum çalışmalarının, daha önce belirtilenlerin dışında, uykusuzluğun ve gerginliğin azaltılması ve tüm bedenin enerjisinin artırılması gibi birçok yararı vardır. Çalışma, başlangıcından üç gün sonra etkilerini göstermeye başlayabilir.
Yumurtalıklarınızı ılık hissedebilir ya da bu bölgede bir kaşınma duyabilirsiniz; bu, yumurtalıkların alışılmadık derecede bol miktarda yaşamsal enerjiyle dolduğunu gösterir. Bu belirtiler yalnızca çalışma doğru bir biçimde uygulanıyorsa açığa çıkar. Bir-iki aylık düzenli uygulamanın ardından güçte ve zindelikte belirgin bir artış olur.
3. Havanın Yumurtalıklara ve Vajinaya İtilmesi Çalışmasının Özeti
a. Tercih ettiğiniz duruşa geçin.
b. Boğazınızın üzerinde yoğunlaşarak burnunuzdan çok yavaş bir biçimde soluk alın. Daha fazla soluk alamayıncaya dek havayı boğazınıza itin.
c. Güçlü bir biçimde solar pleksüsünüze doğru yutkunun ve havayı orada, sanki bir top gibi tutun.
d. Hava topunu karnınıza itin.
e. Hava topunu karın bölgenizden pelvis bölgesine itin.
f. Topu güçlü ve sürekli bir biçimde, soluğunuzu daha fazla tutamayıncaya dek yumurtalıklarınıza itin. Sonra tükürüğünüzü yutun.
g. Burnunuzdan kısa ve hızlı soluklar alarak dinlenin.
h. Belinizi birkaç kez döndürüp rahatlayın.
i. Beş tekrar ile başlayın ve bir oturuşta otuz altı tekrara kadar artırın.
j. Dilinizi damağınızda tutun.
C. Yüksek Tansiyon İçin Salıverme Çalışmaları
Havanın Yumurtalıklara İtilmesi çalışmasını iki ila altı hafta uyguladıktan sonra yüksek tansiyonu olan bazı öğrenciler, baş bölgelerinde fazla miktarda Chi akışı hissedebilirler. Bu durumda kafada bir gerginlik hissedilir; çünkü kan, yaşamsal enerjiyi izleyerek yukarıya çıkmıştır. Bu durum, bedendeki enerji akışının denetim dışı serbest kalmasının neden olduğu "Kundalini Sendromu"nun yumuşak etkilerine benzer.
Eğer yüksek tansiyonunuz varsa ve enerji akışını eşit olarak bedene yayan Mikrokozmik Yörünge'yi açmak için meditasyon yapmadıysanız, fazla enerjiyi salıvermek için iki nokta üzerinde meditasyon yapabilirsiniz. Bu noktalardan biri, belkemiğinizin üzerinde, göbek deliğinizin tam karşısındaki Ming-Men ya da Yaşam Kapısı; diğeri ise ayak tabanlarındaki Yuang Ch'uan'dır.
Belinizin çevresine ip, kemer ya da benzeri bir şey dolayarak Ming-Men'in yerini bulabilirsiniz. Belinizin çevresine, göbek deliğinizden geçen bir ip dolayın. Ming-Men, ipin belkemiğinize değdiği noktadadır. Belinizi geriye doğru büktüğünüzde bu nokta, tıpkı belkemiğinizin üzerindeki bir delik gibi hissedilir.
Yuang Ch'uan ise ayak tabanında bulunur. Bu noktanın yeri, ayak parmaklarınızı kenetlediğinizde parmaklarınızdaki top biçimindeki iki çıkıntının ortasında belirlenebilir.
Ming-Men Noktası: Kafanızdaki fazla enerjiyi aşağıya, bedeninizin ön kısmına getirmenize yardımcı olması için Mikrokozmik Yörünge'yi kullanın. Bunu, sol elinizi Ming-Men'e, sağ elinizi de başınızın tepe noktasına koyarak yapabilirsiniz. Aşırı enerjiyi zihinsel olarak Ming-Men'e yönlendirin. Bu, Chi'yi ve kanı Ming-Men'e çekecektir. El, Chi'nin akmasına yardımcı olur. Sağ el tıpkı bir testi gibi enerjiyi aşağıya boşaltır ve sol el de bir çanak gibi enerjiyi toplar. Bu şekilde enerjiyi aşağıya daha kolay çekersiniz.
Yuang Ch'uan Noktası: Yuang Ch'uan, Yin enerjisinin giriş noktasıdır. Taocular ayak tabanlarını bedenin kökü olarak kabul ederler ve kök, ruhsal bedenin çalışması için çok önemlidir. İki ayağınızdaki noktaları da bulduktan sonra, bu noktaların üzerine dikenli kestane gibi iki küçük top bantlayın. Her iki ayağınızı da yere koyun ve Ming-Men noktasının üzerinde yoğunlaşırken topların üzerine basın.
Enerjiyi aşağıya indirmenize yardımcı olması için sol avuç içinizi kuyruksokumunuzun üzerine, sağ avuç içinizi de başınızın tepesine koyun. Enerjiyi başınızın tepe noktasından Ming-Men'e, kuyruksokumunuza, dizlerinizin arkasına ve son olarak da bacaklarınızın arkasından ayak tabanlarınıza iletin.
Uygulamadan kısa bir süre sonra gücün Ming-Men'e aktığını hissedeceksiniz. Belkemiğinizi belirgin bir biçimde hissedinceye dek topların üzerine baskı uygulayın. Bazı durumlarda gücü Ming-Men'e ve oradan da Yuang Ch'uan'a taşımak birkaç ayı alabilir.
Havanın Yumurtalıklara İtilmesi çalışmasından sonra kan çok güçlü bir biçimde başınıza akıyorsa, uygulamanın hemen ardından salıverme çalışması yapın. Dengelenmemiş enerji, bu noktalar aracılığıyla bedenden aşağıya akacaktır.
Bu çalışmaları uyguladıktan sonra pek çok öğrenci Mikrokozmik Yörüngelerini açar; böylece enerji sürekli olarak bedende dolaşır ve fazla enerjinin ayak tabanlarına indirilmesine gerek kalmaz.
Gücü aynı zamanda bedeninizin ön kısmından kalbinize, göbeğinize, apışaranıza ve oradan da bacaklarınızın arkasından ayak tabanlarınıza getirebilirsiniz. Tek başına bu bile çoğu zaman yüksek tansiyonu sona erdirir.
Yumurtalık Solunumu, Havanın Yumurtalıklara İtilmesi çalışmasıyla bir arada uygulandığında pek çok yararlı etki doğurur. Eğer yumurtalıklar soğursa, cinsel arzularda azalma olacaktır. Havanın Yumurtalıklara İtilmesi, yumurtalıklarınızı ısıtırken kalbinizi de ısıtacaktır.
Ayrıca cinsel olarak aşırı uyarıldığınızda, enerjiyi bilinçli olarak tanıyıp sakinleşmenizi sağlayacaktır. Ching Chi'nizi havanın içindeki Chi ile doldurarak cinsel enerjinizi artıracaktır.
Bu bölümde anlatılan çalışmaları kullanırken yararlanabileceğiniz güvenlik önlemleri 6. Bölüm'de ayrıntılı bir biçimde açıklanmıştır.

6. ORGAZMİK ÇEKİLME
A. Cinsel Enerji ve Kadınlar
Eski çağlarda Taocular, kadını ve erkeği aynı derecede öneme sahip birer eş ve rakip olarak görüyorlardı. Cinsel birleşmeleri, kozmik düzeyde Yin ve Yang'ın (zıtların) birliğini yansıtıyordu. Sorunların çözümüne ve yaşama karşı değişik yaklaşımları, dünyaya uyum getirdi.
Taocular erkeği ateş ve kadını da su olarak tanımlarlar. Ateş birdenbire yanmaya başlar, ancak uzun süre devam etmez. Daha önceden de belirtildiği gibi suyun kaynaması uzun zaman alır; aynı şekilde kadının kaynama noktasına ulaşması da uzun sürer. Ancak kadın bir kez bu noktaya ulaştı mı, bu durumu uzun bir süre boyunca devam ettirir.
Taocular, kadının cinsel olarak erkekten daha güçlü olduğunu kabul ederler. Günümüzde pek çok kadının cinsel açıdan mutsuz olduğunu görüyoruz. Erkeğin ve kadının tepki süreleri birbirinden farklı olduğundan, çoğu zaman cinsel ilişki, kadın henüz tümüyle uyarılmadan meydana gelir.
Uyarılma sırasında meydana gelen vajinal kasılmalar yanlış algılanıp tümden bir orgazm sanılır. Bununla birlikte, kadın orgazmını yalnızca yarıya kadar yaşamış olduğundan, kendini hayal kırıklığına uğramış, yabancılaşmış, sinirli, uykusuz ve yalıtılmış hisseder.
Kadın, çok düzeyli tümden orgazmı yaşaması için tırmanması gereken pek çok basamak olduğunu ve her basamakta bedeninin belirli bir bölümünü enerjiyle doldurması gerektiğini bilmelidir.
Tümden orgazm, bedeni enerjiyle doldurduğu ve bedenin her yanına enerji yaydığı için olağanüstü güzeldir. Ancak bunun tam karşıtı olan ve düşük düzeylerde tekrarlanan orgazm, bedenin tümü değil yalnızca bazı organlar ve salgıbezleri uyarıldığından bir enerji dengesizliği yaratır. Eğer erkek penisinin sertliğini uzun süre koruyabilirse, basit devinimlerle kadının yüksek düzeylere ulaşmasına yardımcı olabilir ve iki eş de sevişme sırasında elde edebilecekleri en üstün uyuma ulaşırlar.
Bu bölümde öğretilen Orgazmik Çekilme, kadının cinsel bölgesini ısıtarak önündeki engelleri kaldıran ve cinsel gücünü artıran bir yöntemdir.
Yürütülen cinsel araştırmaları temel aldığımızda, kadının ve erkeğin orgazmı arasında, saniyenin onda üçünde meydana gelen ve ritmik titreşimler olarak adlandırılan kasılmalar gibi pek çok paralellik vardır. Aynı zamanda araştırmalar şunu göstermektedir ki, kadının cinsel organları işlev gören tek bir bütünlük olarak ele alındığında, cinsel birleşme sırasında kadının salgıladığı sıvı, erkeğin salgıladığı sıvı kadardır.
Bu nedenle, kadının orgazmının erkekten daha az ya da daha çok olduğuna inanmamızı sağlayacak yeterli neden yoktur.
Taocu bilgeler, kadınların, cinsel enerjiyi içeriye ve yukarıya doğru yönlendirmek için erkekler tarafından kullanılan yöntemlerin aynılarını kullanarak, içsel bir simya süreci yardımıyla enerjiyi bedenlerindeki bazı depoları dolduracak bir enerji türüne dönüştürebileceklerini ve yavaş yavaş en üst düzeydeki ruhsal başarıyı elde edebileceklerini belirtmişlerdir.
Orgazmik Çekilme, depolanmış cinsel enerjiyi yeni bir tür yaşamsal enerjiye (Chi) ve Chi'yi de ruhsal enerjiye (Shen) dönüştürecek Kan ve Li adlı ruhsal çalışma için hazırlayıcı bir uygulamadır.
Kadınların erkeklerinkinden çok daha fazla, hemen hemen tükenmez bir biçimde cinsel zevk alabilme yetenekleri vardır. Kadınlar orgazmla sonuçlanan bir cinsel birleşmenin ardından enerji yitirmedikleri gibi, az miktarda da cinsel enerji toplamaktadırlar; böylece orgazmları ne kadar uzun olursa o kadar fazla cinsel enerji toplayabilirler.
Az miktardaki bu enerji 10 birimden, 100 birime, 1000 birime ya da yüz binlerce birime kadar artırılabilir. Bununla birlikte, eğer az miktardaki bu enerji dağıtılırsa, onun yüksek enerji düzeylerine dönüştürülme şansı ortadan kalkar.
Gün be gün, depolanan bu cinsel enerji, kendini sevgi ve sağaltıcı enerji bolluğu olarak açığa çıkarır. Aynı zamanda bu enerji yalnızca sevgi ve hem fiziksel hem de ruhsal sağaltımla sınırlı kalmaz; yaşama ve yaşamın içindeki ilişkilere de sevgi ve sağaltım olarak yayılır. Bu nedenle, kadınların büyük miktarda sevgi, ilgi ve sağaltıcı enerji gerektiren öğretmenlik ve hemşirelik gibi işlerde çok başarılı olmaları bir rastlantı değildir.
Heyecan verici bir deneyim olmasının yanı sıra, Orgazmik Çekilme'nin organları ve salgıbezlerini canlandırıcı etkileri de vardır. Uyandırılmış cinsel enerji beyine ulaşır, hafızayı geliştirir, hücreleri besler ve başın tepesinden ayaklarınızın ucuna kadar tüm bedeninizi harikulade duygularla doldurur.
B. Yumurtalık Solunumu ve Orgazmik Çekilme
Şu ana kadar, Yumurtalık Solunumu'nun yumurtalıklarda üretilen uyandırılmamış durumdaki cinsel enerjiyi beyine pompaladığını öğrendiniz.
Orgazmik Çekilme size, daha yoğun durumdaki uyandırılmış cinsel enerjiyi yukarıya doğru nasıl çekeceğinizi öğretecektir. İlk başlarda bunu kas gücünüzü kullanarak yapacaksınız. Bu kas gücünü yalnızca orgazmın dışarıya doğru olan devinimini durdurmak için değil, aynı zamanda enerjiyi içeriye ve yukarıya doğru yönlendirmek için de kullanacaksınız.
Zamanla bu denetim daha içsel bir özellik kazanacak, alt karın zarı başarıyla kullanılacak ve Orgazmik Çekilme zihinle denetlenecektir.
Cinsel enerjinin ısısı, Yumurtalık Solunumu ile Orgazmik Çekilme arasındaki ikinci temel farklılıktır. Orgazmik Çekilme sırasında kullanılan uyandırılmış cinsel enerji, Yumurtalık Solunumu sırasında açığa çıkan ve yumurtalıklar tarafından üretilen biyolojik ve üretken enerjiden daha serindir. Bu enerji aynı zamanda sıcak Yang enerjisi olarak adlandırılan uyandırılmış eril cinsel enerjiden de daha serindir. Serin olması, daha ileride kullanılmak üzere beyinde depolanmasına olanak tanımaktadır.
Tıpkı Yumurtalık Solunumu'nda olduğu gibi, Chi Kasları enerjinin yönlendirilmesinde büyük bir rol oynar. Çalışmanın erken zamanlarında Chi kaslarının bu devinimleri çok kullanışlıdır. Çalışmalarda ilerledikçe, denetim daha kendiliğinden ve içsel bir duruma gelecektir.
1. Eşli ve Eşsiz Gelişim
İnsanlar belirli bir biçimde sevişmekten hoşlanmalarına ve buna bağlı kalmalarına karşın bu, daha güvenli ve geliştirici bir özelliği olan farklı sevişme türlerinden hoşlanmayacakları anlamına gelmez.
Kadınlar, burada iki durumda da, yani hem eşli hem de eşsiz olarak nasıl uygulanacağı öğretilen Orgazmik Çekilme çalışmasıyla hem fiziksel hem de ruhsal yaşamlarını daha da zenginleştirebilirler.
Eşsiz gelişim, genellikle bir eşi olmayan ya da eşi Büyük Çekilme uygulamayan kadınlar tarafından uygulanır. Büyük Çekilme çalışmasını uygulayan bir eşle birlikte eşli gelişimi uygulayan kadınlar, eşsiz gelişimin (Yumurtalık Solunumu, Orgazmik Çekilme ve Meditasyon, Demir Gömlek Chi Kung ve Tai Chi Chuan) önemini de göz ardı etmemelidirler.
Tek başına çalışan kadın, kendi içindeki enginliği hissetmeye başlar, bedeni evrene karışır ve çevresindeki şeylere karşı duyarlılığının artmaya başladığını duyumsar. Bazen bunları bir an yaşar; ancak düzenli çalışma sonucunda bunlar yaşam gerçeğinin bir parçası olurlar.

1. Eşli ve Eşsiz Gelişim
İnsanlar belirli bir biçimde sevişmekten hoşlanmalarına ve buna bağlı kalmalarına karşın bu, daha güvenli ve geliştirici bir özelliği olan farklı sevişme türlerinden hoşlanmayacakları anlamına gelmez. Kadınlar, burada iki durumda da, yani hem eşli hem de eşsiz olarak nasıl uygulanacağı öğretilen Orgazmik Çekilme çalışmasıyla hem fiziksel, hem de ruhsal yaşamlarını daha da zenginleştirebilirler.
Eşsiz gelişim, genellikle bir eşi olmayan ya da eşi Büyük Çekilme uygulamayan kadınlar tarafından uygulanır. Büyük Çekilme çalışmasını uygulayan bir eşle birlikte eşli gelişimi uygulayan kadınlar, eşsiz gelişimin (Yumurtalık Solunumu, Orgazmik Çekilme ve Meditasyon, Demir Gömlek Chi Kung ve Tai Chi Chuan) önemini de göz ardı etmemelidirler.
Tek başına çalışan kadın, kendi içindeki enginliği hissetmeye başlar, bedeni evrene karışır ve çevresindeki şeylere karşı duyarlılığının artmaya başladığını duyumsar. Bazen bunları bir an yaşar, ancak düzenli çalışma sonucunda, bunlar yaşam gerçeğinin bir parçası olurlar.
Bir eşle birlikte çalışan kadın, enerjisini eşiyle nasıl paylaşabileceğini öğrenir ve her iki eş için de geliştirilmiş bir farkındalık durumu olan "Orgazmın Ötesi" ya da "Vadi Orgazmı" deneyimine yaklaşmaya başlar. İki farklı ruh birleşirken, eşlere yeni bir bilinçlilik verecek olan enerjinin simyasal bileşimi de meydana gelir.
"Orgazmın Ötesi" noktasına ulaştıklarında, her birinin de Mikrokozmik Yörüngeleri, Kuşak Kanalı ve Yükseltici Kanalı açılacak, her iki eş de cinsel enerjilerinin, kalplerinden başlarının tepe noktasına vurduğunu hissedeceklerdir.
A. EŞSİZ ÇALIŞMAK
Eşsiz gelişim çok önemlidir ve ilk başlarda özellikle eşsiz olarak çalışılması önerilir. Eşsiz çalışma sırasında kendi tepkilerinizi daha kolay ayarlayabilir ve böylece cinsel enerjinizi daha iyi denetleyebilirsiniz. Cinsel zevki yaşamaya başladığınız an ile orgazmın yaklaştığını anladığınız an arasındaki zaman dilimi, sizin oyun alanınız olacaktır. Eğer tümüyle uyarılmamış durumdayken Orgazmik Çekilme uygulamaya başlarsanız, pek fazla bir şey hissetmezsiniz.
Eğer enerjinin dışarıya boşalma anına kadar beklerseniz, enerjinin bedeninizin dışına sızıp tükenmesini engellemeniz mümkün olmayabilir. Eşsiz çalışmalar bu tür ayrımları sezip, onları bir tür reflekse dönüştürmenizi sağladıkları için çok değerlidirler.
Orgazmik Çekilme'yi iyice öğrendiğinize emin olunca, bu çalışmayı bir eş ile birlikte deneyebilirsiniz; fakat eşinizin de bu tür çalışmalara ilgili olması ya da cinsel enerjinizi dönüştürmek istediğinizin farkında olması gerekir. Eşinizle birbirinize karşı tümüyle samimi olmanız çok önemlidir; böylece her ikiniz de neler olup bittiğini anlarsınız.
B. BİR EŞ İLE BİRLİKTE ÇALIŞMAK
Eğer Büyük Çekilme ve Erbezi Solunumu uygulayan bir eşiniz varsa, çok şanslı bir insansınız demektir. Eşinizle karşılıklı olarak enerji dönüştürme şansına sahip olur ve yukarıda anlatılan "Vadi Orgazmı" deneyimini yaşama olasılığınızı artırırsınız.
Bununla birlikte, eğer siz Sağaltıcı Sevgi çalışmalarında ustalaştıysanız, ancak eşiniz Taocu Sevişme Sırları yöntemlerini kullanmıyorsa, ona karşı ezici bir üstünlük sağlamış olursunuz. Ardından, eğer onun üzerinde Orgazmik Çekilme'yi kullanırsanız, eşinizin yaşam gücünü tüketir, ona büyük bir zarar verir ve kendi içinizde olumsuz güçler yaratırsınız.
Tao sözcüğünün anlamı **"Yol"**dur ve Tao ile birliği arayanlar, tüm doğanın ilerlediği evrenin "yolunu" bulmaya çalışırlar. Bu yol üzerinde yürünecek pek çok patika vardır ve bazı insanlar aradıkları yol için seksi kullanmaya istekli değildirler. Bu tür insanlar eşli gelişimden uzak dururlar ve bu yolu izleyenleri **"Sol El Yolu"**nu izlemekle suçlarlar. **"Sağ El Yolu"**nda ise bekârlık tercih edilir. Eşli gelişim, doğru uygulandığında güvenli bir yoldur ve hem beden, hem zihin hem de ruh için büyük yararlar sağlar.
C. Orgazmik Çekilme'ye Genel Bakış
Yumurtalık Solunumu çalışmasında, yumurtalıklarınızda Yang durumda olan sıcak, üretken cinsel enerjiyi başınıza doğru yukarıya ve bedeninizin önünden aşağıya devindirirsiniz. Havanın Yumurtalıklara İtilmesi çalışmasıyla, yaşamsal organlar ve salgı bezleri tarafından üretilen Chi enerjisini, cinsel organlarda bulunan ılık Ching Chi ile karışmak ve bu bölgeyi ısıtmak üzere aşağıya gönderirsiniz. Ardından, sonuçta açığa çıkan sıcak enerjiyi yükseltir ve bedeninizde dolaştırırsınız.
Orgazmik Çekilme'de kendinizi orgazma doğru uyaracak, cinsel enerjiyle karıştırmak üzere organların ve salgı bezlerinin enerjisini toplayacak, orgazm duygusunu içeriye yöneltecek ve süresini uzatacaksınız. Ardından onu organlarınıza, salgı bezlerinize, en sonunda da sinir sisteminize doğru devindirecek ve böylece orgazmınızı bedeninizin her bir hücresine ulaştıracaksınız. Bunun sonucu olarak o ana kadar hiç yaşamadığınız bambaşka bir orgazm yaşayacaksınız.
Yumurtalıklarınızda depolanan serin Yin enerji artık sizin yöneliminize geçecektir. Bu enerjiyi hızla toplayabilir, inanılmaz miktarlara kadar artırabilir ve orgazmınızı istediğiniz kadar uzatabilirsiniz. Bu Taocu uygulamalarda iyice ustalaştığınızda, bedenin yüksek merkezlerine ve doğrudan beyine ulaşan en kolay kanalı bulacaksınız. Bedeninizde dışarıya doğru boşalmaya alışmış olan enerji ritmini değiştirip, enerjiyi içeriye ve belkemiğinizden yukarıya doğru yönlendirmek için pelvis bölgenizdeki istemsiz kasları ve anüsünüzdeki Chi Kaslarını denetlemeyi öğrenmeniz gerektiğinden, bu çalışmaları uygulamak son derece önemlidir.
1. Orgazmik Çekilme Çalışmasının Dört Aşaması
A. BAŞLANGIÇ AŞAMASI
Yumurtalık enerjisi ile orgazm duygusunu içeriye döndürmek, enerjiyi organlara ve salgı bezlerine doğru yukarıya yükseltmek ve Kuyruksokumu Pompası ile Kafatası Pompasını harekete geçirmek için yumruk, çene, ense, ayak, apışarası, kalça ve alt karın kaslarınızı kullanacaksınız.
B. İLERİ AŞAMA
El, çene ve ayak kaslarınızı daha az; apışaranızdaki Chi Kasları ile alt karın zarınızı daha çok kullanacak ve cinsel enerjiyi yukarıya yükseltmek için Kuyruksokumu Pompanız ile Kafatası Pompanızı harekete geçireceksiniz.
C. DAHA İLERİ AŞAMA
Ching Chi'yi başınızın tepesine ulaştırmak için apışarasındaki Chi Kaslarını daha az, zihnin enerjiyi yönlendirmesi için ise Kuyruksokumu ve Kafatası Pompalarınızı daha çok kullanacaksınız. Başınızın tepe noktasına yoğunlaşarak enerjiyi aşağı merkezlerden yukarıdaki merkezlere çekeceksiniz.
D. EN İLERİ AŞAMA
Yalnızca saf zihin denetimi kullanacaksınız. Bu aşamada kas gücünün kullanılmasına gerek yoktur. Zihin, yumurtalıkların cinsel gücünü, organları, salgı bezlerini ve sinir sistemini doldurup onları canlandırmak üzere yönetecektir.
2. İşlemin Açıklaması
Bu çalışmada, kendinizi orgazma doğru olan yolun %95 ya da %99'una kadar uyarmanız gereklidir. Orgazmik Çekilme'de ustalaştığınızda, orgazmınızı rahatlıkla ayarlayabilecek ve onu %100'ün, 200'ün, hatta 1000'in üzerine ulaştırabileceksiniz.
Uyarılmayı sağlamak için göğüslerinize masaj yapacaksınız. Orgazmınızın yaklaşmakta olduğunu hissettiğinizde duracak ve üç-dokuz kez ya da orgazmınız içeriye dönüp Mikrokozmik Yörünge'nizde yükselerek orgazmınızı yarıya indirinceye dek Orgazmik Çekilme uygulayacaksınız. Bunun tümü bir çalışma olarak sayılacaktır. Bu işlemi arka arkaya tekrarlayacaksınız.
Uygulama mükemmele ulaşmanızı sağlayacaktır. Eşsiz gelişim yardımıyla cinsel organlarınız ve enerjiniz üzerinde tümüyle denetim kazandığınızda, doğal olarak cinsel birleşme sırasında da kendinizi tümüyle denetleyebileceksiniz. Eğer yoga, meditasyon ve diğer ruhsal çalışmalarla zihninizi eğittiyseniz, doğal olarak başarıya diğer insanlardan daha çabuk ulaşacaksınız.
Eğer belirli bir günlük çalışma programınız yoksa, Büyük Çekilme'yi uygulamadan önce birkaç ısınma ve esneme hareketi yapın. Demir Gömlek Solunumu, Orgazmik Çekilme çalışmasının yapılmasına yardımcı olur. Bedendeki Chi'yi daha kolay hissetmenizi ve böylece cinsel enerjinizi hızla denetlemenizi sağlar.
Tıpta doktora kazanmak ya da herhangi bir teknolojik bilim dalında Ph.D. almak için yıllarını harcayan insanlar, bu bilgilerin bu dünyada yaşanacak bir yaşam kurmak için çok önemli olduğunu bilirler.
Bununla birlikte, kendileri ile ilgili yüksek teknolojileri öğrenmeye, ruhsal ya da bir enerji bedeni yaratmaya ve bir sonraki yaşamlarına hazırlanmalarını sağlayacak bir doktora almaya da aynı şekilde ilgi duymalıdırlar.
Eğer hâlen bol miktarda enerjiniz varken çalışmaya başlarsanız, bu yaşamınızdaki enerji çalışmalarınızın tümünü bir sonraki yaşamınıza aktarabilirsiniz. Bilinçli olarak tüm kimliğinizi ruhsal bedeninize aktaracaksınız. Bu nedenle, insanın en yüksek teknolojik derecesini kazanmak için çalışmaya değer.

D. Orgazmik Çekilme ya da Uyanmış Cinsel Enerjinin Bedenin Tümden Orgazmına Dönüştürülmesi
1. Uyarılmamış Durumda Çalışma
A. ÖN ÇALIŞMA
Bu çalışmayı öğrenirken, ilk olarak uyarılmamış durumda çalışın.
(1) ALT KARIN SOLUĞU
Mikrokozmik Yörünge çalıştıysanız, bu çalışmanın sonucu olarak göğüs kafesiniz ile omuzlarınızı hiç hareket ettirmeden ya da çok az hareket ettirerek, doğal olarak karnınızın alt kısmından soluk almaya başladığınızı fark edebilirsiniz.
Alt karın solunumu, henüz birer bebekken yaptığımız ya da derin bir gevşeme ve uyku anındaki solunum biçimidir. Çoğumuzun, uyanıkken alt karından nasıl soluk alacağımızı öğrenmemiz gerekir.
Alt karın solunumu, soluk alma sırasında diyaframın daha aşağıya inmesini, böylece ciğerlerin genişlemesini ve ciğerlerde havayla dolacak daha fazla alan oluşmasını sağlar.
Gün boyunca kendinizi inceleyin ve bedeninizin hangi bölümünden soluk aldığınıza dikkat edin. Günün herhangi bir zamanında alt karın solunumunu çalışabilirsiniz.
Ciğerlerinizin kapasitesini artırmasının yanı sıra, alt karın solunumu aynı zamanda alt karın bölgenizdeki enerjiyi denetlemenize yardımcı olacak alt karın kaslarınızın da güçlenmesini sağlayacaktır (Çizim 6-1).

2. DİYAFRAM
Rahat bir konumda oturun ya da ayakta durun. Soluk verin, karnınızı düzleştirin. Bir kez daha soluk verip diyaframın gevşeyerek aşağıya doğru organlara, özellikle adrenalin bezlerinize baskı uygulamasını sağlayın. Soluk vererek diyaframı gevşetmek çalışma gerektirir.
Zihniniz diyaframınızı yönlendirebilir ve onu gevşetmek için İçsel Gülümseme'yi kullanabilirsiniz. Diyaframınız çok gerginse göğüs kafesinize yapışacak ve bu da onu yukarıya-aşağıya hareket ettirmenizi güçleştirecektir.
Diyaframınızdaki gerginlik ve ağrı ortadan kalkıncaya kadar göğüs kafesinizin altını ovabilirsiniz. Bu, diyaframınızın esnemesini sağlayacaktır. Böylece soluğunuzun daha derin bir hâle geldiğini ve alt karın solunumunun kolaylaştığını göreceksiniz.
(3) ENERJİ TOPU
Bu kez karnınızı genişletmeden soluk alın. Organlarınızı sıkıştıran bir alt karın basıncı hissetmelisiniz. Bu, alt merkezlerdeki enerjinin yoğunlaşmasına ve sıkışıp bizim "Kristal Top" diye adlandırdığımız bir enerji topuna dönüşmesine yardımcı olacaktır. Soluk verin ve gevşeyin.
Bu yoğunlaştırılmış enerji daha sonradan harikulade bir biçimde kullanılacaktır. Bu enerjinin kullanım alanı, ruhunuzu doğurmanızı sağlayacak bir enerji bedeni ya da ruhsal beden yaratacağınız Taocu Sistemin ileri düzey çalışmalarındadır.
B. DAMAĞIN ORGANLARLA İLİŞKİSİ
Damak, organlarla ve salgı bezleriyle yakın bir ilişki içindedir. Damağınızı ya da bir başka deyişle Kafatası Pompası'nın tabanını nasıl etkin duruma getireceğinizi öğrenerek pompalama eyleminin başlamasına, böylece Chi akışının yönlenmesine yardımcı olabilirsiniz.
(1) DAMAĞIN ÖN KISMI
Damağın dişlere yakın olan ön kısmı ve diş etlerinin arkası, kalp ve ince bağırsakla ilişki içindedir.
(2) DAMAĞIN ORTA KISMI
Yumuşak bölgenin önündeki damağın orta kısmı, karaciğer ve safra kesesi ile ilişki içindedir.
(3) DAMAĞIN ARKA KISMI
Ağzın en arka kısmında bulunan damağın yumuşak bölümü, böbrekler ve mesane ile ilişki içindedir.
(4) AĞZIN ÖN KISMI
Üst ve alt dişlerin ortasındaki ağzın ön kısmı, akciğerler ve kalın bağırsakla ilişki içindedir.
(5) ÇENE ÇİZGİSİ
Alt dişler ile diş etleri arasındaki çene çizgisi, dalak, mide ve pankreas ile ilişki içindedir.
C. POMPALARIN HAREKETE GEÇİRİLMESİ
Bu çalışmada alt karın solunumu ile kas kilitlerini bir arada kullanacağız.
(1) KAFATASI POMPASININ HAREKETE GEÇİRİLMESİ
Kafatası Pompası'nın çalışmasını sağlayacak olan kas gücü kilidi, dilin dişlere ve damağa dayanarak dil kaslarının kasılmasıyla sağlanır. Bununla eş zamanlı olarak ense ve başın arka kısmındaki kaslar da kasılır; böylece hem Kafatası Pompası hem de bedendeki diğer pompaların tümü harekete geçirilir.
(A) DİŞLER
Dişlerin kenetlenmesi, şakak kemiklerinin sıkıştırılmasına; gevşetilmesi ise Kafatası Pompası'nın işlemesine yardımcı olacaktır. Damakta bulunan kafatası kemiği, damak kemiği olarak adlandırılır. Dişlerin kenetlenmesi aynı zamanda akciğerleri ve kalın bağırsağı da uyaracaktır.
(B) DİL
Dilinizin geniş kısmını damak kemiğinizin ortasına, dilinizin ucunu da dişleriniz ve diş etlerinizden meydana gelen ağzınızın ön alt kısmına dayayın. Dilinizi güçlü bir biçimde damağınıza doğru itin. Bu, Kafatası Pompası'nın harekete geçmesine yardımcı olur ve damağın karaciğer ve mesane ile ilişkili olan bölümünü uyarır. Aynı zamanda dalak, mide ve pankreas ile ilişkili olan çene çizgisini de uyarır.
(C) ÇENE
Çenenizi geriye doğru (yukarıya ya da aşağıya değil) çekerek Kafatası Pompanızın arka kısmını harekete geçirin. Kafatasınızın arkasında ve tabanında, yani art kafa kemiğinde (occipital bone), bir gerginlik hissedeceksiniz. İlk başlarda Kafatası Pompası'nın tabanını çalıştırmak için başınızın arka kısmındaki kasları kasmak zorunda kalacaksınız.
(D) GÖZLER
Gözler, pompalama eyleminin artmasına yardımcı olan göz çukuru kemiğinin çevresindeki çok sayıda kası içerir. Gözleri yukarıya çevirmek ve göz çukurundaki kasları kasmak da Kafatası Pompası'nın harekete geçmesine yardımcı olacaktır. Gözlerinizi yukarıya, başınızın tepe noktasına doğru çevirin. Orada bir baskı hissedeceksiniz. Bu, Kafatası Pompası'nın üst kısmını harekete geçirecektir.
Şimdi dişlerinizi kenetleyip dilinizi damağınıza bastırıyor, çenenizi geriye doğru çekiyor ve gözlerinizi başınızın tepe noktasına doğru çeviriyorsunuz. Kafatası ve Kuyruksokumu Pompalarınız doğru bir biçimde harekete geçirildiğinde yukarıya çekme eylemi güçlenir ve böylece cinsel enerjinin yukarıya çekilmesi kolaylaşır.
Ruhsal çalışmaların daha ileri bölümlerinde Kafatası Pompası'nın pompalama eylemi, ruhsal bedeni başın tepe noktasından fiziksel bedenin üzerine yükseltmek için büyük önem taşır.

(2) KAS POMPALARININ HAREKETE GEÇİRİLMESİ
Kas pompalarının harekete geçirilmesi, cinsel enerjiyi yukarıya çekecek olan bir pompalama eylemi başlatacaktır. Taocu Ustalar, bedenin farklı bölümlerindeki kasların kasılıp ardından salıverilmesinin, bedendeki akışkanları pompalayan eylemi artırdığını keşfetmişlerdir. Bu kasılmaları yapmak için zihninizi eğitmeyi sürdürürken, bedenin pompalama eylemi büyük bir ölçüde artacaktır.
Genellikle kollarımızı ve bacaklarımızı, bedenimizde soğuyan ilk bölümler olarak hissederiz. Kollar ve bacaklar bedenimizin uzuvları olduğundan, zaman geçtikçe bunlara doğru olan akış yavaşlama eğilimindedir. Bunun sonucu olarak da bu bölgelerde toksinler birikir.
(A) KOLLAR
Kolların pompalama eylemini harekete geçirmek için, her iki elinizin başparmakları hariç diğer dörder parmağını iyice kıvırıp avuç içlerinize bastırarak başlayın. Baskıyı hissettiğinizde, parmaklarınızı sanki bir kâğıdı rulo yapıyormuşsunuz gibi kıvırın. Başparmaklarınızla, avucunuzun içinde kıvırdığınız parmaklarınıza basın.
Soluk alın ve ön kol kaslarınızı iyice kasın. Bir süre kasılı kalın ve ardından gevşeyin. Bir süre sonra güçlü bir pompalama eyleminin başladığını hissedeceksiniz. Kasılmayı yavaş yavaş kolunuzun üst kısmını ve pazularınızı da kapsayacak biçimde genişletin.
Bunda ustalaşıncaya kadar çalışın ve ardından diğer adıma geçin. Bu devinimler, cinsel enerjinin yukarıya çekilmesine yardımcı olacaktır.
(B) BACAKLAR
Ayakların pompalama etkisini başlatmak için, ayak tabanlarınızı güçlü bir biçimde yere bastırarak ve parmaklarınızı iyice açarak başlayın. Önce en küçük parmağınızı, ardından dördüncü, üçüncü, ikinci ve birinci parmaklarınızı açın. Bu, bir pompalama eylemi başlatmak üzere bacaktaki kasları ve tendonları harekete geçirecektir.
Şimdi ayak parmaklarınızı, adeta yeri kavrıyormuşçasına iyice kapatıp sıkın. Kendinizi sanki ayak tabanlarınızdan soluk alıyormuşsunuz gibi hissedin ve bacağınızın alt kısmındaki kasları kasın. Bir süre kasılı kalın ve ardından gevşeyin. Yavaş yavaş kasma eylemini bacaklarınızın yukarı kısımlarını da içine alacak biçimde genişletin.
(C) KALÇALAR
Kalçalar pek çok geniş kas şeridinden meydana gelirler ve enerji akışının yukarıya yönlendirilmesinde çok önemli bir rol oynarlar. Soluk alıp, sanki kalçalarınızı anüsünüze doğru çekiyormuşsunuz gibi kasarak bu kaslarınızı harekete geçirin. Fiziksel olarak, oturduğunuz sandalyede yükseldiğinizi hissedeceksiniz. Kasılmaya devam edin ve bir süre sonra gevşeyin. Bunda ustalaşıncaya dek birkaç kez çalışın.
Tanımlanan bu kasılmalar farklı birçok eylem gibi görünseler de, bunların üzerinde bu şekilde adım adım ustalaşmanız, hepsini tek seferde kasabilmenizi sağlayacaktır.
(3) ADIMLARI BİRLEŞTİRMEK
(a) Bir sandalyenin kenarına oturun ya da ayaklarınızı uygun bir biçimde açıp, dizlerinizi hafifçe kırarak ayakta durun. Kendinizi gevşemiş hissedin ve kendinize gülümseyin. Ardından bedeninizi kasın ve yeniden gevşeyin. Bu tür bir etkinlik gevşemenizi daha da artıracaktır.
(b) Dokuz, on sekiz ya da otuz altı kez alt karın solunumuna başlayın. Soluk verin, karnınızı düzleştirin ve karnınızı genişletmeden soluk alın.
(c) Dişlerinizi kenetleyin. Dilinizin ucunu çene çizgisine ve dilinizin geniş kısmını damağınızın orta kısmına dayayıp çenenizi geriye doğru itin. Yumruklarınızı ve kol kaslarınızı kasın, ayak parmaklarınızı iyice açın ve ayaklarınızı güçlü bir biçimde yere itin. Her iki bacağınızın kaslarını da iyice kasın. Bir süre bu şekilde kalın.
(d) Soluk verin ve gevşeyin.
(e) Şimdi soluk alın, soluğunuzu tutun, dişlerinizi, yumruklarınızı, ayaklarınızı, apışaranızı ve kalçalarınızı sıkın; belinizi geriye doğru kavislendirin. Bu, enerjinin yukarıya doğru daha kolay akmasını sağlayacaktır. Soluk verin ve gevşeyin.
(f) Bu kez, yukarıdaki devinimlere gözlerinizi de ekleyin. Soluk alın, soluğunuzu tutun, her yanınızı kasın ve yukarıya doğru bakın. Soluk verin ve gevşeyin.
(g) Şimdi sıra, enerjiyi beyne gönderecek son hareketi yapmaya geldi. Tüm bölgelerinizi kasın ve buna apışaranızın peş peşe dokuz kez güçlü bir biçimde kasılmasını ekleyin. Orgazmınızı bedeninizde tutmanız ve yukarıya doğru yönlendirmeniz için bu kasılmalar çok önemlidir.

2. Uyarılmış Durumda Çalışmak
A. GENEL BİR BAKIŞ
Şimdi bütün kasılma hareketlerini yaptınız ve uyarılmış durumda Orgazmik Çekilme uygulamaya hazırsınız. Kendinizi uyarmak için göğüslerinize masaj yapacak ve klitorisinizi uyaracaksınız.
Uyarılmanızın üst düzeyi olarak adlandırabileceğiniz bir duruma ulaştığınızda, zirveye ulaşmadan önce kendinize zaman tanıyın. Ardından iyice kasılın ve soluğunuzu tutarken dokuz sert kasılma yapın. Daha sonra, Orgazmik Çekilme tümüyle açıklandığında, cinsel enerjinin yukarıya doğru nasıl çekileceğinin ayrıntılarına dalacağız.
İlk Orgazmik Çekilme'nin ardından büyük miktarda uyarılmış enerjinin belkemiğinizde yükselmeye başladığını hissedeceksiniz. Enerjinin Mikrokozmik Yörünge'nizi doldurduğunu hissettiğinizde, orgazmınızın uyanmış enerjisini yumurtalıklarınıza, sol ve sağ böbreğinize, karaciğerinize, dalağınıza, akciğerlerinize, en sonunda da beyninizin sol ve sağ yarıkürelerine çekmeye başlayacaksınız. Böylece "Organların Orgazmı" olarak tanımladığımız şeyi tamamlamış olacaksınız.
Eklenen uyarılmışlık, cinsel enerjinizi daha da artıracak ve ikinci bir Büyük Çekilme'yi yapabilir durumda olacaksınız. Eğer isterseniz üç ya da altı çekilmelik bir seri yapabilirsiniz. Günde bir ya da iki kez üç ya da altı çekilme yapın.
Orgazmik Çekilme çalışmasını yapma yeteneğiniz hızla artacaktır. Orgazmınızı Mikrokozmik Yörünge'de döndürmek için zihninizi kullanarak ve böylece organlarınız ile salgıbezlerinizi, en sonunda da beyninizi tümüyle enerjiyle doldurarak, cinsel enerjiniz üzerinde iyice denetim kazanıncaya dek çalışın.
Zamanla Orgazmik Çekilme üzerindeki denetiminizin daha içsel bir duruma geldiğini ve daha az fiziksel kasılmaya ihtiyaç duyduğunuzu fark edeceksiniz. Daha sonra, belki altı ay ya da bir yıllık çalışmanın ardından denetim tümüyle içsel olacaktır.
B. ERDEM ENERJİSİNİN ÖNEMİ
Yumurtalıkların cinsel enerjisini artırmak için organların ve salgıbezlerinin Chi'sini geliştirmek, organların ve salgıbezlerinin canlandırılmasının ve gençlik dolu duygulara geri dönülmesinin en önemli yollarından birisidir.
En canlandırıcı enerji olan erdem enerjisi organlarda üretilir:
(1) Böbreklerden ve mesaneden zarafet;
(2) Karaciğerden ve safra kesesinden nezaket;
(3) Kalp ve ince bağırsaktan onur, saygı, neşe ve mutluluk;
(4) Dalaktan, pankreastan ve mideden adillik;
(5) Akciğerlerden ve kalın bağırsaktan doğruluk.
Cinsel organlar, organların ve salgıbezlerinin tümüyle bağlantılıdır. Doğru bir uyarılmayla, organların ve salgıbezlerinin enerjisi uyanmış cinsel enerjiyle birleşir ve onlardan yayılan bütün iyi erdem enerjileri bir araya gelerek bildiğimiz en iyi enerji türüne, Sevecenlik Enerjisi'ne dönüşür.
Eğer Sevecenlik Enerjisi'ni organlarınıza geri döndürürseniz, onları mükemmel bir biçimde doldurur ve olumsuz duyguların yerleşmesi için hiçbir yer bırakmazsınız.
Eğer organlarınızda çok fazla olumsuz enerji varsa, onları bedeninizin dışına atmaya çalışmayın. Cinsel enerjiniz artmaya başladıkça olumsuz duygularınız ve olumsuz enerjileriniz de artacaktır.
Mikrokozmik Yörünge Meditasyonu, İçsel Gülümseme, Altı Sağaltıcı Ses ve Sağaltıcı Sevgi çalışmalarının tümü de olumsuz duyguların olumlu enerjilere dönüşmesine yardımcı olacaktır.
C. GÖĞÜSLERE MASAJ YAPILMASI ORGANLARIN VE SALGIBEZLERİNİN CHİ'LERİNİ UYANDIRACAKTIR
Göğüslerinizi ya da klitorisinizi ovarken, bu bölgelerde bulunan pek çok siniri uyarmanız sonucunda açığa çıkan Chi enerjisinin farkında olun. Bu sinirler, bedeninizdeki tüm organlar ve salgıbezleriyle bağlantılıdır.
Bu noktadan sonra organlarınızın ve salgıbezlerinizin uyarılmasını, tüm bedeninizde dolaşan bir duygu olarak hissedeceksiniz. Organların ve salgıbezlerinin Chi'lerini göğüslerinize yöneltip, burada birbirlerine karışarak en iyi türdeki organ ve salgıbezi Chi'sini üretmeleri için zihninizi kullanın.
Organların ve salgıbezlerinin Chi'lerinin özel bir biçimde karışımından oluşan Chi, çok güçlü bir yaratıcı ve sağaltıcı etkiye sahiptir.
(1) SALGIBEZİ CHİ'SİNİN UYANDIRILMASI
Bazı salgıbezleri hormon salgılamak üzere uyarıldığında, bu salgıbezlerinin ilişkili oldukları organlar harekete geçer ve en sonunda bedenin tümü bundan etkilenir. Göğüslerin uyarılmasının özellikle epifiz, hipofiz ve timüs bezleri üzerinde önemli etkileri vardır.
(A) EPİFİZ BEZİ CHİ'Sİ
Böbrek meridyenleri göğüslerden geçer. Göğüs uçlarınıza parmaklarınızla yumuşak bir biçimde masaj yaptığınızda, böbrekleriniz ve mesaneniz de uyarılır ve bu durum cinsel salgıbezlerinin işlevlerine yardımcı olur.
Klitoris, başın tepe noktasındaki enerji merkezinde bulunan epifiz beziyle doğrudan ilişki içindedir. Epifiz bezi bedenin saati ve pusulasıdır; çalışmaların daha ileri aşamalarında ışığı yansıtma yeteneği kazanır.
Bu bez tümüyle etkin duruma getirildiğinde, yaratılışın gerçek ışığını görebilir ve ruhu kendi özgün kaynağına döndürebilir.
(B) HİPOFİZ BEZİ CHİ'Sİ
Enerji, epifiz bezinden hormonal yol üzerindeki diğer bez olan ve üçüncü gözün gerisinde bulunan hipofiz bezine iner.
Bu bezin gelişiminin metabolizma ve bedenin diğer işlevleri üzerinde çok önemli bir etkisi vardır. Taocular, hipofiz bezinin zekâyı, düşünceyi ve hafızayı yönettiğine inanırlar.
Hipofiz bezi, diğer bezlerin tümünü harekete geçirecek temel bezdir.
(C) TİROİD VE PARATİROİD BEZLERİ CHİ'Sİ
Enerji hormonal yoldan aşağıya doğru inmeye devam ederken tiroid ve paratiroid bezleri harekete geçer. Tiroid bezi C-7 enerji noktasının tam karşısında yer alır.
Bu bez, gelişimde yaşamsal öneme sahiptir. Kadınlarda erkeklerde olduğundan daha ağırdır; cinsel uyarılma, adet dönemi ya da hamilelik sırasında genişler.
Taocular bu bezi, bedendeki hücrelerin metabolizmasını düzenleyen enerji merkezlerinden biri, aynı zamanda zihnin ve bedenin gelişimini denetlediği için de en önemli merkezlerden biri olarak kabul ederler.
Bunun yanı sıra, beyin ve üretken organlar arasında önemli bağlantılardan biri olduğu düşünülür.

(D) TİMÜS BEZİ CHİ'Sİ
Hormonal yol üzerindeki bir sonraki bez, kalp merkezinde ve kalbin üzerinde bulunan timüs bezi ya da canlılık bezidir. Bu bez, ergenlik döneminde en büyük boyuna ulaşan ve zaman geçtikçe yavaş yavaş boyutlarını ve etkinliğini yitirmeye başlayan lenfatik bir organdır.
Taocular bu bezin, cinsel organların yaratıcı enerjisi ve hipofiz bezinden gelen enerjiyle doğru bir biçimde etkin duruma getirildiğinde, yaşlanma sürecinin tersine döndürülebileceğine inanırlar.
(E) PANKREAS BEZİ CHİ'Sİ
Enerji daha sonra midenin altında, karaciğer ile dalak arasında bulunan pankreasa iner. Pankreas, hazmı, beden ısısını ve kan şekerini düzenler.
(F) ADRENALİN BEZLERİ CHİ'Sİ
Bir sonraki bezler, böbreklerin üzerindeki adrenalin bezleridir. Adrenalin bezlerinin ya da enerji bezlerinin işlevi, böbreklere yardımcı olmaktır. Fakat aynı zamanda, bedendeki ana adrenalin üreteçleridir.
Adrenalin, kalbi, timüs bezini, karaciğeri, dalağı ve pankreası uyaran bir hormondur. Buna ek olarak, adrenalin bezleri böbreklerin, belkemiğinin, sinir sisteminin, beynin, kemiklerin ve iliğin işlevine yardımcı olurlar.
Adrenalin bezlerinin uyarılması, hem fiziksel hem de zihinsel işlevlerin canlanmasına ve güçlenmesine yardımcı olur.
(G) CİNSEL BEZLERİN CHİ'Sİ
Göğüslerden geçen böbrek meridyenine masaj yapıldığında böbrekler uyarılır. Buna karşılık olarak diğer tüm bezler ve sonunda da cinsel salgıbezleri uyarılır. Cinsel salgıbezlerinden gelen hormonlar cinsel tepki ile cinsel ve üretken enerjiden sorumludur.
Cinsel bezler vajinayı, rahmi ve göğüsleri içerir; fakat kadınların cinsel enerji merkezi Yumurtalık Sarayı'dır.
Şimdi, diğer enerjilerin tümü uyanmış durumdadır. Bedendeki salgıbezlerinin enerjilerini artırmak ve dengelemek, Taocu sağaltımın, başarının ve bedeni güçlendirmenin önemli bir parçasıdır.
Çalışmanın daha ileri aşamalarında salgıbezleri, ruhsal bedenin yaratılması için besin sağladıklarından yaşamsal bir öneme sahiptirler.
(2) ORGANLARIN CHİ'LERİNİN UYANDIRILMASI
Salgıbezlerinin uyandırılmasına organlardan gelen bazı yanıtlar hissedilebilir. Bu yanıtlar, aşağıda tanımlanan şekilde, fiziksel ve zihinsel olarak açığa çıkacaktır.
(A) AKCİĞERLERİN VE KALIN BAĞIRSAĞIN CHİ'Sİ
Chi'nin hissedilebileceği ilk organ akciğerler ve onların bağlantılı olduğu kalın bağırsaktır.
Akciğerlerin özelliği kuruluk ve serinliktir. Erdemli enerjileri cesaret ve adilliktir. Adillik duygusu her insan için farklı olabilir. Bu, düz ya da uzun, parlak beyaz bir ışık, saflık ve tazelik olarak hissedilebilir.
Akciğerlerinizden üretilen bu enerjiyi hissedin.
Akciğerlerin olumsuz duyguları üzüntü ve hüzündür. Bu duygu göğüste bir yassılık olarak ya da tıpkı sönmüş bir balon gibi hissedilir. Küflü, soğuk ya da güçsüzlük olarak da deneyimlenebilir.
Bu tür duyguları hissetmekten hoşnut değilseniz, iyi erdemi geliştirin ve yukarıda açıklanan akciğerlerle ilgili olumlu duyguları hissedin. Bu iyi duyguları göğüslerinize taşıyın.
Akciğerlerin Chi'sinin hazır olduğunun fiziksel göstergesi, solunum hızının ve tükürük miktarının artmasıdır. Bu işaretler, akciğerlerin Chi'sinin ilerlemeye hazır olduğunu gösterir.
(B) KALP VE İNCE BAĞIRSAĞIN CHİ'Sİ
İkincisi kalbin Chi'sidir; kalbin ilişkili olduğu organ ince bağırsaktır.
Kalp sıcak enerji içerir. Erdemleri onur, saygı, neşe ve mutluluktur. Bu erdemler açıklık duygusuyla hissedilir. Bu duygular parlak kırmızı, ılık, dolu, rahat, güvenli ve doyurucu olarak hissedilir.
Kalp ve ince bağırsak Chi'lerinin olumsuz göstergeleri sabırsızlık, acımasızlık ve telaştır. Keskinlik, yanma, gürültü, düzensizlik, rahatsızlık, bulanıklık ve sistemimizde hissetmekten hoşlanmadığımız tüm duygularla hissedilebilir.
Kalp enerjisinin fiziksel göstergeleri dilin serbestçe hareket etmesi, tükürüğün taşıyormuş gibi hissedilmesi ve gırtlaktan gelen hırıltı sesidir. Bunlar, kalp Chi'sinin hazır olduğunun göstergeleridir.
(C) DALAK, MİDE VE PANKREAS CHİ'Sİ
Üçüncü Chi, dalakta ve onun ilişkide olduğu mide ile pankreasta hissedilir.
Dalağın özellikleri yumuşak ve uyumlu enerjidir. Bu organın iyi erdemi adilliktir; göğüste genişleme, açıklık, yumuşaklık ve denge olarak hissedilir.
Olumsuz duygusu olan endişe; düzensizlik, kapalılık, rutubet ve şüphe olarak hissedilir.
Bu organların enerjilerinin fiziksel göstergeleri, göğüslerinizi kavrama ve sıkma arzusu olarak gözlemlenebilir.
(D) BÖBREKLERİN VE MESANENİN CHİ'Sİ
Bir sonraki, böbreklerin Chi'sidir ve ilişkide oldukları organ mesanedir.
Özelliği soğuk enerji; erdemleri zarafet, uyanıklık ve dinginliktir. Dairesel, dolu, genişleyici, parlak mavi, taze, serin ve rahat; kulağa hoş gelen, yumuşak, bal tadında bir duygu olarak hissedilebilir.
Olumsuz duyguları korku, gerilim, endişe, eziklik ve içe kapanıklıktır.
Bu organların Chi'lerinin fiziksel göstergeleri, sanki vajinanızdaki sıvı taşacakmış gibi hissedilerek gözlemlenebilir. Bu, böbreklerinizin Chi'sinin hazır olduğu anlamına gelir.
(E) KARACİĞER VE SAFRA KESESİ CHİ'Sİ
Bu kez karaciğer Chi'si hissedilecektir. Karaciğerin ilişki içinde olduğu organ safra kesesidir.
Özellikleri ılıklık ve enerjikliktir. Erdemleri nezaket ve kişisel gelişimdir. Yuvarlak, pürüzsüz, yumuşak, yeşil, hoş, ılık, zevkli ve besleyici olarak hissedilebilir.
Olumsuz duyguları öfke ve saldırganlıktır; keskin, bulanık, sıcak, patlayıcı, gürültülü, ağrı verici, kaba ve acı olarak hissedilebilir.
Bu organların Chi'sinin fiziksel göstergesi gözlerin sulanmasıdır.
(F) KEMİK CHİ'Sİ
Hissedilebilecek bir sonraki Chi, kemik Chi'sidir. Dilinizi damağınıza yapışmış gibi hissettiğinizde, kemiklerinizin Chi'si hazır durumda demektir.
(G) TENDON VE ADELE CHİ'Sİ
Bacaklarınızı kaldırıyormuşsunuz gibi hissettiğinizde tendonlarınızdaki ve adelelerinizdeki Chi hazır hâle gelir.
(H) KANIN CHİ'Sİ
Vajinanıza ve klitorisinize dokunmak için harekete geçtiğinizde kanın Chi'si hazırdır.
(İ) ETİN CHİ'Sİ
En son olarak da etinizin Chi'sini hissedeceksiniz. Göğüs başlarınızı, vajinanızı ve klitorisinizi ovma isteği duyduğunuzda etinizin Chi'si hazırdır.
3. Göğüs Masajı İşlemi
Organlarınızdaki ve salgıbezlerinizdeki enerjiyi harekete geçirecek olan yumurtalıklardaki cinsel enerjiyi uyandırmak için göğüs masajı işlemine başlayın.
Bu çalışma bir sandalyenin ya da yatağın kenarına oturarak yapılabilir.

A. OTURARAK ÇALIŞMAYA BAŞLAYIN
Oturur durumda olun. Yumurtalık Solunumu'nda olduğu gibi vajina ağzında ve özellikle klitorisinizin üzerinde yoğun ve sürekli bir baskı hissedeceksiniz. Bir top ya da rulo yapılmış bir bez gibi dairesel ve sert bir nesnenin üzerine oturun. Hemen o an üreme bölgenizin uyarılmasının neden olduğu hoş bir duygu hissedebilirsiniz. Eğer Demir Gömlek Chi Kung ya da Mikrokozmik Yörünge Meditasyonlarını başarıyla uygulayabiliyorsanız, altınıza bir şey koymanıza gerek kalmaz.
B. CHİ'Yİ BELKEMİĞİNİZDEN YUKARIYA TAŞIYIN
Çalışmanın bu aşamasında, anüsünüzün orta ve arka kısımlarını yukarıya çekmeli, böylece Chi'yi belkemiğinizden yukarıya, epifiz bezinize taşımalısınız. Enerjiyi bir süre epifiz bezinizde tutun. Ardından anüsünüzün sağ ve sol kısımlarını yukarıya çekip Chi'yi sağ ve sol göğüs uçlarınıza taşıyın.
C. ELLERİNİZİ ISITIN
Soluk alın ve ellerinizi güçlü bir biçimde birbirine sürtün. Bu, Chi'yi bedeninizden avuç içlerinize ve parmaklarınıza çekerek ellerinizin ısınmasını sağlayacaktır. Sıcaklığın ellerinizden derinize girdiğini hissetmek için ellerinizi göğüslerinizin üzerine koyun.
D. SALGIBEZLERİNİZE MASAJ YAPIN
(1) Dilinizi damağınıza yerleştirin.
(2) Ellerinizin işaret, orta ve yüzük parmaklarını kullanarak göğüslerinize masaj yapın. Sağ elinizi saat yönünde, sol elinizi saat yönünün tersinde hareket ettirerek, göğüslerinizi yumuşak bir biçimde kaburga kemiklerinize doğru bastırın ve ellerinizi yavaş yavaş göğüs kemiklerinizin tabanına doğru kaydırarak masaj yapın. Farkındalığınızı bu bölgeye taşıyın.
(3) Salgıbezlerinizi harekete geçirmek için elinizin üç parmağını göğüs uçlarınızın yaklaşık olarak 3,5-4 cm iç kısmındaki böbrek noktalarınıza doğru bastırın. Bu noktanın yerini belirlemek için her iki elinizin avuç içlerini bedeninizin yanlarına ve orta parmaklarınızın ikinci boğumlarını da göğüs uçlarınıza yerleştirin. Parmaklarınız otomatik olarak, parmak uçlarınız böbrek noktanıza değinceye dek aşağıya doğru kayacaktır. Ellerinizin üçer parmağını kullanarak bu merkeze doğru, sağ elinizi saat yönünde, sol elinizi saat yönünün tersinde döndürerek masaj yapın. Ellerinizle çizdiğiniz bu daireler böbrek, karaciğer, kalp zarı ve dalak meridyenlerine değecektir.
(4) Göğüslerinize masaj yapmaya devam edin. Ellerinizi içeriden dışarıya doğru dairesel olarak ovmayı sürdürün. Bu bölgenin farkında olun.
(5) Klitorisinizde bir uyanış olduğunu hissettiğinizde, cinsel enerji başınıza doğru dalgalanacak ve epifiz bezinizi harekete geçirecektir. Enerji tıpkı bir fener kulesinden yayılan ışık gibi hipofiz bezinize yayılırken başınızda bir basınç hissedebilirsiniz.
(6) Masaj yapmaya devam edin ve dikkatinizi hipofiz bezinize doğru kaydırın. Enerji burada mavi bir ışık olarak yayılırken alnınızdaki enerji basıncını hissedin.
(7) Harekete geçmiş olan enerjinin tiroid ve paratiroid bezlerinize akmasına izin verin. Epifiz bezinizden gelen enerji tarafından uyarılan bu iki bezin genişlediğini ve dışarıya doğru enerji yaydığını hissedin. Bu bezlerin Chi'sini, daha yüksek diğer iki bezin Chi'leriyle birbirine karıştırın. Salgıbezlerinizdeki Chi'nin bu özel karışımının aşağıya, timüsünüze akmasına izin verin.
(8) Yumuşak bir şekilde göğsünüze masaj yapmaya devam edin ve zihninizi timüs bezinize getirin. Bu bezin genişlediğini ve tıpkı bir çiçek gibi açıldığını hissedin. Tüm salgıbezlerinin Chi'lerini bir araya getirin ve bu enerjilerin göğüslerinize doğru ışımasını sağlayın. Bu Chi'leri göğsünüze karıştırmak için zihninizi kullanın.
(9) Bu özel Chi karışımının pankreasınıza akmasına izin verin ve pankreasınızın harekete geçtiğini hissedin. Pankreasınızın enerjisi göğüslerinize aksın.
(10) Zihninizin adrenalin bezlerinizin üzerinde yoğunlaşmasına ve özel Chi karışımının adrenalin bezlerinizi harekete geçirmesine izin verin. Bu bezlerin harekete geçtiklerini ve genişlediklerini hissettiğinizde, bu enerjiyi serbest bırakın. Ardından adrenalin bezlerinizin enerjisini, bütün salgıbezlerinin enerjilerinin birbirine karıştırıldığı göğüslerinize gönderin. Salgıbezlerinin bu enerjileri, organların Chi'lerini uyandırmaya yardımcı olacaktır.
E. ORGANLARINIZA MASAJ YAPIN
(1) Burnunuzun ve akciğerlerinizin farkına varın, göğüslerinize masaj yapmayı sürdürün. Timüs bezinizden gelen Chi'nin göğüslerinizin ve akciğerlerinizin Chi'sini harekete geçirdiğini hissedin. Akciğerlerinizi enerjiyle doldurun ve akciğerlerinizin Chi'sini göğüslerinize yönlendirin.
(2) Dilinizin ve kalbinizin farkına varın. Kalbinizden neşe, mutluluk ve onur olarak yayılan Chi'yi fark edin ve bu enerjiyi göğüslerinize yönlendirin. Göğüslerinizi, tıpkı organlarınızdan ve salgıbezlerinizden gelen enerjileri eritecek bir enerji potası gibi düşünün. Bu enerjiler göğüslerinizde çok özel bir tür hormonal enerjiye, salgıbezlerinizi, organlarınızı ve tüm sisteminizi tazeleyecek özel bir tür sevecenliğe dönüşürler.
(3) Dikkatinizi ağzınıza yönlendirin. Kapalı ağzınıza daireler çizdirin ve uyanmış cinsel enerjinizin dalak enerjisini uyandırdığını fark edin. Adilliğin erdemli enerjisinin yükseldiğini ve bu enerjinin kendini göğüste bir tür enginlik duygusu olarak gösterdiğini hissedin. Dalağınızın Chi'sini hissedin ve onu göğüslerinize yönlendirin.
(4) Şimdi klitorisinizden ve göğüslerinizden yayılan enerjiyi böbreklerinize yönlendirin. Böbreklerin Chi'sini uyandırın ve nezaket, dinginlik, uyanıklık enerjisinin yayıldığını hissedin. Bu enerjiyi göğüslerinize taşıyın. Göğüslerinizi ovduğunuzda ve tüm organlarınızın Chi'lerini uyandırdığınızda, bu Chi otomatik olarak göğüslere çekilecektir. Bu Chi'nin diğer Chi'lerle birlikte eridiğini ve özel bir tür Chi'ye dönüştüğünü hissedin.
(5) Karaciğerin Chi'sini uyandırmak için cinsel enerjiyi karaciğerinize yönlendirin. Karaciğerin niteliği olan sevecenlik ve kişisel gelişim erdemlerini ortaya çıkarın ve bu duyguları göğüslerinize çekin. Bu kez, salgıbezlerinizden yayılan salgılarla birleşen vajinal akışkanın ıslaklığını hissetmelisiniz. Kısa bir süre sonra klitorisinize kan dolacak, böylece uyarılacak ve göğüs uçlarınız daha da sertleşecektir.
Vajinanızdaki dış dudaklar sulanacak ve yaklaşık olarak normal boylarının iki katına ulaşacaktır. Aynı zamanda iç dudaklar da ıslanacaktır.
(6) Ardından avuç içlerinizi dizlerinizin üzerine koyup dikkatinizi göğüslerinize yöneltin ve buradaki enerjiyi hissedin. Şimdiye kadar bir araya gelip eriyen ve sevecen bir Chi'ye dönüşen enerji sayesinde göğüslerinizde bol miktarda enerji üretilmiştir. Göğüs uçları şişmiş ve sertleşmiş durumdadır. Bırakın enerji tıpkı bir şelale gibi göğüslerinize aksın.
Göğüslerinizdeki enerji göğüs uçlarınızda üretilirken bir süre bekleyin ve ardından yoğunlaşma gücünüzü kullanarak bu enerjinin düz bir çizgi üzerinde yumurtalıklarınıza boşalmasını sağlayın. "İçsel gözleriniz", Chi'yi buraya yönlendirmenize yardımcı olacaktır. Bir süre durun ve göğüs enerjisi ile yumurtalık enerjisinin üretildiğini hissedin.
(7) Soluğunuzun farkına varın ve dikkatinizi yumurtalıklarınıza yönlendirip her soluk verişinizi doğrudan yumurtalıklarınıza gönderin. Yumurtalıklarınızın üzerinde yoğunlaşın ve vajinal dudaklarınızı ıslanıncaya dek hareket ettirmek için zihninizi ve bazı kaslarınızı kullanın. PC kasları gerilecek ve ardından genişleyip tıpkı nabız gibi atmaya başlayacaktır.
Vajinanızdaki titreşimlerin arttığını ve vajinanızın tıpkı bir çiçeğin taç yaprakları gibi açılıp kapandığını hissedin. Bu enerji güçlendiğinde, vajinanız içeriye doğru kapansın ve her iki yumurtalığınızdan enerji çekip bu enerjileri Yumurtalık Sarayı'nda (göbek deliğinin 7,5-8 cm altında, rahmin üzerindeki nokta) birbirine karıştırsın. Rahminizi hafifçe kasıp sıkılaştırabilir ve bu noktadaki cinsel enerjinin üzerinde yoğunlaşabilirsiniz.
Şu an orgazm aşamasına giriyorsunuz. Bu çalışmayla orgazmınızı içeriye doğru yönlendirebilir ve hayal edebileceğinizden çok daha fazla uzatabilirsiniz. Orgazmik Çekilme'nin birinci aşamasını tamamladınız.
Hazır durumdaki Chi, şu an organların ve salgıbezlerinin enerjileriyle cinsel enerjiyi içermektedir.
Klitorisinizi, timüs ve epifiz bezinizi harekete geçirerek Orgazmik Çekilme'nin daha ileri aşamasına geçmeden önce, çalışmanın bu aşamasını bir hafta boyunca uygulayın. Bu bölgede gerçekten de Chi'yi hissedeceksiniz. Ardından çalışmaya devam edin ve bu kez akciğerlerinize, kalbinize, dalağınıza vb. doğru hareket ederek bir hafta daha çalışın.
Çalışmanın tümünü başarıyla uygulayabildiğinizde, organların ve salgıbezlerinin Chi'lerini harekete geçirip bunları toplamak her çalışmada yalnızca beş ya da on dakikanızı alacaktır. Yumurtalık Sarayı'ndaki Chi'nin hazır olduğunu hissettiğinizde Orgazmik Çekilme'ye başlayabilirsiniz.

4 - Orgazmik Çekilme İşlemi: Organların ve Salgıbezlerinin Uyandırılmış Chi'lerinin Adım Adım Yukarıya Doğru Devindirilmesi
A. GÖĞÜS MASAJIYLA BAŞLAYIN
Daha önceden göğüs masajında kullandığınız aynı oturma pozisyonunu kullanın. Eğer bir sandalyeye oturuyorsanız ayaklarınızı yere koymalısınız. Eğer biraz daha fazla uyarılmaya ihtiyaç duyuyorsanız, daha önceden açıklandığı gibi altınıza rulo yapılmış sert bir nesne koyabilirsiniz. Göğüslerinizi ovarak kendinizi uyarın ve organlarınız ile salgıbezlerinizin Chi'lerini harekete geçirin. Sağaltıcı enerjiye dönüşebilmeleri için bu enerjileri cinsel enerjiyle karıştırın. Cinsel enerjiyi göğüs uçlarınızdan yumurtalıklarınıza yönlendirin ve enerjiyi yumurtalıklarınızdan üreme organlarınıza doğru genişletin; en sonunda bu enerjiyi Yumurtalık Sarayı'nda bir araya toplayın.
B. ORGAZM NOKTASINDA KAS KASILIMLARI UYGULAYIN
Orgazma yaklaştığınızda ya da orgazmınız başladığında, burnunuzdan derin bir soluk alın. Aynı anda her iki yumruğunuzu da sıkın ve ayaklarınızla yeri kavrayın. Bunlarla eş zamanlı olarak dişlerinizi kenetleyin, ensenizdeki Kafatası Pompanızı kasın ve dilinizi iyice damağınıza bastırın.
C. CİNSEL ENERJİYİ APIŞARANIZA (HUI-YİN) GETİRİN
Bir kez daha soluk alın ve Hui-Yin, apışarası zarı ve özellikle apışaranızın ön kısmı üzerinde yoğunlaşıp üreme organlarıyla anüs bölgenizin tümünü yukarıya çekin. Vajinanızın iç ve dış dudaklarını mümkün olduğunca kasıp klitorisinizi sıkıştırarak enerjiyi Yumurtalık Sarayı'ndan apışaranıza doğru çekin. Soluğunuzu bir süre tutun, ardından yeniden soluk alın ve soluğunuzu tutarak kasılın. Bu arada anüsünüzün ön kısmını yukarıya doğru çekin. Enerjinin aşağıya doğru çekildiğini ve apışaranızda toplandığını hissedin. Tüm kaslarınız esnek durumda soluk alın ve Yumurtalık Sarayı'nızı ile cinsel bölgenizi peş peşe yukarıya doğru çekin. Enerjiyi apışaranızın ön kısmında tutun. Aldığınız soluğu tutarak bu sert kasılımları dokuz kez tekrarlayın.
Her seferinde Yumurtalık Sarayı'ndan apışaranıza enerji çekin. Enerjinin apışaranızda tutulması çok önemlidir. Eğer enerji salıverilirse cinsel organlara düşüp bedenin dışına sızacaktır. Bu durumda çalışmaya baştan başlamak zorunda kalırsınız. Enerjiyi doğru noktada tutmak için zihninizi bu noktanın üzerinde yoğunlaştırmalısınız. Soluğunuzu daha fazla tutamayacak duruma geldiğinizde soluk verin ve bedeninizdeki tüm kasları serbest bırakın. Özellikle dinlenme sırasında enerjinin yukarı ve aşağı devindiğini ve cinsel bölgelerinizin çevresinde dolaştığını hissedebilirsiniz. Enerjiyi Yumurtalık Sarayı'nızdan apışaranızın ön kısmına yönlendirmek için zihninizi kullanın.
Bu çalışmayı bir hafta ya da iki hafta uyguladıktan sonra, kasılımların vajinanızı otomatik olarak içeriye çektiğini ve klitorisinizi sıktığını hissedebilirsiniz. Anüsünüzün çok sıkı bir biçimde kapandığını fark edeceksiniz. Başka türlü yapılması söylenmedikçe solunumların burundan yapılması gerektiğini anımsayın. Soluk verdiğinizde bedeninizin tümü gevşemelidir. Sanki meditasyon yapıyormuşsunuz gibi tüm gerilimin akıp gitmesine izin verin. Bu çalışmayı en az bir hafta süreyle uygulayın.
D. BELİNİZİ KAVİSLENDİRİP KUYRUKSOKUMU POMPANIZI HAREKETE GEÇİREREK CİNSEL ENERJİYİ KUYRUKSOKUMUNUZA YÜKSELTİN
Göğüslerinize masaj yaparak başlayın. Soluk alarak yumruklarınızı, ayaklarınızı, ensenizi ve çenenizi sıkın. Üreme bölgenizi yukarıya doğru çekin. Enerjiyi apışaranıza getirin. Bir süre burada kalın. Yeniden soluk alın, anüsünüzün ön kısmını kasıp cinsel enerjiyi yumurtalıklarınızdan apışaranıza çekin. Soluğunuzu bir süre tutun. Yeniden soluk alın ve anüsünüzün orta kısmını kasın. Aynı zamanda anüsünüzün arka kısmını da kasarak cinsel enerjiyi apışaranızdan kuyruksokumunuza çekin. Enerjinin hiatusa girdiğini hissedin.
Belinizi geriye ve dışarıya doğru kavislendirerek Kuyruksokumu Pompanızı harekete geçirin. Bu, Chi'nin yükselmesini kolaylaştırır. Enerjiyi kuyruksokumu bölgenizde tutun ve vajinanız ile klitorisinizdeki enerji yarıya ininceye dek soluk almaya ve enerji çekmeye devam edin. Bu bazen gittikçe artan kasılımlarla birlikte üç ila dokuz soluk alışı gerektirebilir. Kalçalarınızı daha güçlü kasmanız, sağaltıcı cinsel enerjinin (Ching Chi) kuyruksokumunuza gelmesini kolaylaştırır. Soluğunuzu daha fazla tutamayacak duruma geldiğinizde bırakın. Ardından gevşeyin, kuyruksokumunuzu ve ensenizi normal konumlarına döndürün. Bu dinlenme dönemi, Kuyruksokumu ve Kafatası Pompaları'nın işlemesini sağlayacaktır.
Kuyruksokumunuz daha fazla Chi akışı sayesinde açıldığında, yavaş yavaş bir şeyin belkemiğinize girdiği duygusuna kapılacaksınız. Eğer Yumurtalık Solunumu'nda ustalaştıysanız ya da Mikrokozmik Yörünge'niz açıksa, Orgazmik Çekilme'nin bu aşaması çok daha kolay olacaktır. Aksi takdirde, daha önceden de belirtildiği gibi, cinsel enerji diğer Chi türlerinden daha yoğun olduğu için kuyruksokumu bölgesinin enerjiyi yukarıya doğru pompalaması genellikle biraz daha zordur. Cinsel enerji kuyruksokumuna girdiğinde bazı insanlar ağrı, karıncalanma ya da iğne batması gibi bir duygu hissedebilirler. Bu durum karşısında korkuya kapılmayı gerektirecek bir şey yoktur. Bu bölgeyi zaman zaman ipek bir bezle ovmanızın bu sorunu ortadan kaldıracağını anımsayın.
E. BELKEMİĞİNİZİ DIŞARIYA DOĞRU KAVİSLENDİREREK CİNSEL ENERJİYİ T-11'E ÇEKİN
Enerjinizi kuyruksokumunuza ulaştırmayı başardıktan sonra, bir sonraki haftayı (belkemiğinizin üzerinde, solar pleksüsünüzün tam karşısında yer alan) T-11'e çekmeye çalışarak geçirin. Uyarılma, kasılma ve soluk alma işlemini aynı şekilde tekrarlayın. Enerjiyi apışaranızdan kuyruksokumunuza ve oradan da T-11'e pompalayın. Cinsel enerji yaşam gücünden (Chi) daha yoğun olduğundan, bu enerjiyi kolayca gönderebilmek için belkemiğinizi, sanki sırtınızı bir duvara dayıyormuşsunuz gibi dışarıya doğru kavislendirmeniz gerekir. Bu, pompalama eylemini güçlendirecek ve Ching Chi'nin daha rahat akmasını sağlayacaktır.
T-11 noktasının enerjiyle dolduğunu hissedinceye dek enerjiyi bu noktada tutun. Dokuz sert kasılım uygulayın. Her seferinde enerjiyi, kaynağı olan Yumurtalık Sarayı'ndan T-11'e taşıyın. Yine her seferinde soluk alın ve soluğunuzu tutun. Ardından soluk verin ve bedeninizi tümüyle gevşetip zihinsel olarak Chi'yi Yumurtalık Sarayı'ndan T-11'e doğru yönlendirin.
Kafatası Pompası'nı harekete geçirmek için çenenizi içeriye çekin ve kafatasınızı kasın. Belkemiğinizin üst kısmını düz tutun. Gözlerinizi yukarıya, başınızın tepe noktasına doğru döndürün. Kafatası Pompası'nın harekete geçmesine yardımcı olması için dilinizi güçlü bir biçimde damağınıza doğru itin. Daha alt merkezdeki enerji yarıya ininceye ve enerjinin tümü daha yüksek merkezde toplanıncaya dek başınızın tepe noktasına enerji çekmeyi sürdürün.
Dokuz sert kasılım yapın ve soluk almaya devam edin. Her defasında enerjiyi Yumurtalık Sarayı'nızdan başınızın tepe noktasına çekin. Enerjiyi 9, 18 ya da 36 kez, önce saat yönünde, ardından saat yönünün tersinde döndürmek için zihninizi, gözlerinizi ve duyularınızın tümünü kullanın.
Enerjiyi dönüştürme işlemi bittikten sonra, bir süre dinlenin ve enerji beyninize girerken açığa çıkan duyguların farkına varın. Fazla enerjiyi bedeninizin önündeki kanaldan ya da İşlevsel Kanal'dan üçüncü gözünüze, burnunuza, boğazınıza, kalp merkezinize, solar pleksüsünüze ve en sonunda da fazla enerjinin depolanacağı göbeğinize indirin.
Sonunda enerji beyninize ulaştığında, burada yoğun bir ılıklık ve çınlama duygusu açığa çıkar. Hemen o an kişi kendini iyi ve canlanmış hisseder. Bazı insanlar daha berrak ve yaratıcı düşünmeye başlar. Ching Chi'nizi kendiliğinden yayılmış bir farkındalığa dönüştürdüğünüzde, bunu başarmak mümkün olur. Daha önceden de belirtildiği gibi, bu cinsel enerjiyi sonraları Taocu uygulamaların ruhsal aşamasında özgün Chi'ye ya da saf yaşam gücüne dönüştüreceksiniz.

5. Organların ve Salgıbezlerinin Uyandırılmış Chi'lerini Yönlendirmek İçin Zihninizi Kullanmayı Öğrenin
Cinsel enerjiyi, yumurtalıklarınızdan epifiz bezinize tek bir çekişte ulaştırıncaya dek Orgazmik Çekilmeyi uygulayın. İlk başlarda yalnızca bir duraktan diğerine ilerleyin. Bir süre sonra sırt kanalınızın ya da Yönetici Kanalınızın daha çok açıldığını hissedeceksiniz. En sonunda zihninizi yumurtalıklarınıza ve başınızın tepe noktasına koyup, yalnızca zihninizin gücünü kullanarak enerjiyi tek seferde epifiz bezinize ulaştıracaksınız. Bu düzeye ulaşıncaya dek, cinsel enerjiyi yukarıya yönlendirmek için kas gücünüzden yararlanmalısınız.
Çalışmaları uygularken cinsel enerjiyi gerçekten hissedinceye dek kendinize zaman tanımalısınız. Acele etmeyin ve çalışmanın ardından soluk alıp verirken pompalama eylemini koruyun. Yavaş yavaş zihninizi daha fazla ve bedeninizi daha az kullanacaksınız. Bırakın enerji hissi size rehberlik etsin.
A. ALTIN NEKTAR
Bu durumdaki cinsel enerji, diğer enerjilerle kıyaslandığında daha serin ve yaratıcı olduğundan eğer başınızda kalırsa size zarar vermez. Enerji beyninizi doldurduğunda, bala benzer bir akışkanın hipofiz bezinizden burnunuza, oradan da dudağınıza ve dilinize aktığını hissedeceksiniz.
Bu salgının tadı, insana ve güne göre değişir. "Altın Nektar" olarak adlandırılan bu akışkanın, şampanyaya, bala ya da hindistancevizi sütüne benzer hoş bir tadı vardır. Bazen hafif metalik bir tadı da olabilir. Aynı zamanda dilde hafif bir tür çınlama duygusu olarak da hissedilebilir. Uygulamada geliştikçe, yumurtalıklarınızın enerjisi daha da hafifleyecek ve en sonunda tıpkı balın bir kavanozdan (beyin) çanağa (göbek) akması gibi akacaktır.
B. ENERJİNİN SEVİŞME SIRASINDA DOLAŞTIRILMASI
Sevişme sırasında, organları ve salgıbezlerini canlandırmak üzere fazla enerjiyi yönlendirmek için yalnızca beyninizde saklamamalı, onu dairesel bir şekilde dolaştırmalısınız. Orgazmik Çekilme sırasında apışaranızı ve kalçalarınızı kasarak açığa çıkardığınız baskı bu dönüşüme yardımcı olur. Gövdenin alt kısmındaki enerjiyi belkemiğine ve belkemiğinden yukarıya doğru iterken, gövdenin üst kısmındaki enerjiyi de aşağıya doğru itin ve mümkün olduğunca kasılın. Tümüyle soluk verdiğinizde, bedeninizi iyice gevşetin. Chi'nin doğal akışı, sırtınızdan yukarıya ve bedeninizin önünden göbeğinize doğrudur.
Orgazmınız organlarınıza, salgıbezlerinize ve yüksek merkezlerine doğru yukarıya çıkıncaya dek yüksek enerjiyi bu yol üzerinde dolaştırmaya devam edin. Bu, başlangıçta üç ila dokuz arasında dönüşümü gerektirebilir; ancak bir süre çalıştıktan sonra bir tek dönüşüm yeterli olacaktır.
Organların Orgazmı.
A. HER ORGANIN ÖZELLİKLERİ
Taocu sistemde bizler, yaşamımızdaki olumlu ve olumsuz duyguların organlarımızda yaratıldığına ve saklandığına inanırız. Her bir organ ve salgıbezi farklı tür duygusal enerjiler üretir ve depolar. Organlar zayıfladığında ve tükendiğinde, olumsuz duygular kolayca yerleşebilir. Eğer istenmeyen enerjinin kaynağının farkında olursak, bunu düzeltmenin bir yolunu bulabiliriz. Her bir organın özelliği (ilişkili olduğu organ, element vs.) aşağıda açıklanmıştır.
(1) AKCİĞERLER
İlişkili olduğu organ: Kalın bağırsak. Element: Metal. Mevsim: Sonbahar-Kuruluk. Olumsuz duygular: Üzüntü, keder, hüzün. Olumlu duygular: Doğruluk, teslimiyet, serbest bırakmak, boşluk. Bedendeki bölgeler: Göğüs, kolların iç kısmı, başparmaklar. Duyular: Burun-koku, balgam, deri, dokunma.
(2) BÖBREKLER
İlişkili olduğu organ: Mesane. Element: Su. Mevsim: Kış. Olumsuz duygu: Korku. Olumlu duygular: Nezaket, atiklik, dinginlik. Bedendeki bölgeler: Ayakların yanı, bacakların içi, göğüs. Duyular: Kulaklar-duyma, kemikler.
(3) KARACİĞER
İlişkili olduğu organ: Safra kesesi. Element: Odun. Mevsim: İlkbahar. Olumsuz duygular: Öfke, saldırganlık. Olumlu duygular: Sevecenlik, kişisel gelişim, kişilik. Bedendeki bölgeler: Bacakların içi, diyafram, kaburga kemikleri, kasık. Duyular: Gözler-görüş, göz yaşı.
(4) KALP
İlişkili olduğu organ: İnce bağırsak. Element: Ateş. Mevsim: Yaz. Olumsuz duygular: Sabırsızlık, kibir, telaş, acımasızlık, şiddet. Olumlu duygular: Neşe, onur, içtenlik, yaratıcılık, heves, parlaklık, ışık. Bedendeki bölgeler: Koltuk altları, kolun iç kısmı. Duyular: Dil-tat, konuşma.
(5) DALAK
İlişkili olduğu organ: Pankreas, mide. Element: Toprak. Mevsim: Pastırma yazı. Olumsuz duygular: Endişe, acıma. Olumlu duygular: Adillik, sevecenlik, merkezlenme. Bedendeki bölgeler: Ense. Duyular: Ağız-tat, iştah.
(6) ÜÇLÜ ISITICI (CİNSEL DÖNÜŞÜM)
Üçlü Isıtıcı'nın bağlı olduğu hiçbir mevsim, element ya da duygu yoktur. Üçlü Isıtıcı, bedendeki üç enerji merkezine karşılık gelir.
Üst kısım: Beyin, kalp, akciğerler. Özellik: Sıcaklık.
Orta kısım: Karaciğer, böbrekler, mide, pankreas, dalak. Özellik: Ilıklık.
Alt kısım: İnce ve kalın bağırsaklar, mesane, cinsel organlar. Özellik: Serinlik.
Organların orgazmının başlıca amacı, hem kendimiz hem de başkaları için iyi erdemler ve sağaltım yaratmak amacıyla organları güçlendirmek, memnun etmek ve enerjiyle doldurmaktır.
B. ADIM ADIM ORGANLARIN ORGAZMI ÇALIŞMASI
Yukarıdaki adımları çalıştığınızda ve uyandırılmış cinsel Chi'yi Mikrokozmik Yörüngenizde başarıyla dönüştürebildiğinizde, orgazm enerjisini organlarınıza doğru devindirmeye başlayabilirsiniz. Aşağıdaki adımları izlerken, ilk olarak çalışmaya başlamadan önce daima Chi'yi Mikrokozmik Yörüngenizde dolaştırmanız gerektiğini anımsayın.
(1) Cinsel enerjiniz uyandığında soluk alın ve cinsel enerjiyi sol ve sağ yumurtalıklarınıza çekmek için anüsünüzün sağ ve sol kısmını yukarıya doğru çekin. Enerjiyi Mikrokozmik Yörüngenizde dönüştürün ve ardından cinsel Chi'yi yumurtalıklarınıza gönderin.
(2) Cinsel enerjiyi yumurtalıklarınızda hissettiğinizde, bu enerjiyi sol ve sağ böbreklerinize gönderin. Böbreklerinizin bu sağaltıcı, yaratıcı ve canlandırıcı enerjiyle yıkandığını hissedin. Böbrek orgazmında hissedilecek duygu her şeyden farklıdır.
Gerçekte, enerjinizi organlarınıza gönderdiğinizde, her birinde de sözcükleri aşan bir orgazm hissedeceksiniz. Bu, daha önceden deneyimlediğiniz her şeyden daha harikuladedir. Organların orgazmı, en uzun süren orgazmik duygudur ve bu durumda iyi bir sağlık, bütünlük duygusu ve yaratıcılık hissedilir.
Orgazmik enerjiyi Mikrokozmik Yörüngenizde her dönüştürüşünüzde, onu yumurtalıklarınıza, sağ ve sol böbreğinize çekin ve enerjiyi aşağıdaki sırayla yukarıya doğru gönderin:
(3) Dalak (solda) ve karaciğer (sağda);
(4) Sol ve sağ akciğerler;
(5) Beynin sol ve sağ küreleri;
(6) Mikrokozmik Yörünge'de ustalaştığınızda ve enerjiyi hem sağ hem de sol tarafınızdaki organlarınıza çektiğinizde, bu kez rahminize çekmek için anüsünüzün orta kısmını kasın;
(7) Aort;
(8) Pankreas;
(9) Kalp. Bu bölgede sorunlar çıkabileceğinden enerjiyi kalbinize çekerken dikkatli olun. Başlangıçta kalbinize fazla cinsel Chi çekmeyin.
(10) Daha sonra enerjiyi timüs bezinize çekin. Bu bez kadınlar için çok önemlidir, çünkü bu merkez canlandığında cinsel enerji, bu bezin yardımıyla artırılabilir ve böylece diğer salgıbezlerinin işlevlerinin artmasına yardımcı olabilir.
(11) Enerjiyi tiroid ve paratiroid bezlerinize çekin;
(12) Ardından hipofiz bezinize enerji çekin.
(13) Epifiz bezi.
(14) Başın tepe noktası.
(15) Anımsanacak son ayrıntı, alt bölgedeki kasılımın midede ya da alt karın bölgesinde olmaması gerektiğidir.
Orgazmik Çekilme sırasında, bu bölgenin kasılması Chi'yi Mikrokozmik Yörüngeden uzaklaştırabileceği için karın kaslarınızı kasmamalısınız. Daha çok vajina, apışarası ve apışarası zarı gibi bedenin alt kısmındaki bölgelerin üzerinde yoğunlaşmalısınız.
Asıl amacınız bedeninizi sağaltıcı enerjiyle doldurmak olduğundan, bu kaslarınızı güçlendirmelisiniz. Tıpkı kan gibi, yumurtalıkların enerjisi de Chi'yi izleme eğiliminde olduğundan yumurtalıklarınızdaki enerjiyi kavrayın ve onu belkemiğinizden yukarıya doğru çekin.